İlişki Danışmanlığı Nedir?

İlişki danışmanı, ilişki sorunlarında yardımcı olan bir uzmandır. İlişki danışmanlığı, kişiler arası ilişkilerde (çift ya da sevgili olması gerekmeksizin) etkileşim ve iletişim biçimlerinin anlaşılarak netleştirildiği, farklılıklarının belirlenerek tüm bunların ilişki içindeki iki kişiye ve ilişkiye etkisinin araştırıldığı bir çalışmadır. İlişki danışmanı desteğine başvuran kişiler bazen iş yerindeki iki iş arkadaşı, ya da çok eskiden tanışan iki samimi arkadaş, bazen de ilişkilerinde problemler yaşayan iki kardeş ya da akrabadır. İlişki danışmanlığına kişiler tek başlarına ya da sorun yaşadıkları kişi ile birlikte katılırlar. İlişki danışmanlığı yapan uzmanlar farklı meslek gruplarından gelirler. Örnek vermek gerekirse ilişki danışmanlarının önemli bir kısmı klinik psikologlar ve psikolojik danışmanlardan oluşur. Bu uzmanlar ise ülkemiz üniversitelerinde 4 yıllık lisans eğitimi almış, ardından 2 yıl süresince yüksek lisans yapmış uzmanlardır. İlişki danışmanlarının üniversite mezuniyetleri yanında, ilişki danışmanlığı yaparken kullandıkları yöntemler de farklılaşmaktadır.

İlişki Danışmanlığı Yaklaşımları Nelerdir?

Duygu odaklı yaklaşım, bilişsel davranışçı yaklaşım, Imago yaklaşımı, PACT ve Gottman yaklaşımı gibi farklı yöntemler vardır ve her ilişki danışmanı belli yöntemlerde uzmanlaşmıştır. Bir kişinin tüm yöntemleri öğrenip hepsini uygulaması ve tümünde uzmanlaşmış olması çok zordur. Bunun yerine bizler yararlı olduğu kanıtlanmış belli yöntemlerde uzmanlaşmayı ve ilerlemeyi tercih ederiz. Önemli olan başvuran çiftlerin sorunlarını çözecek şekilde ilerlemek, eğitimlerini aldığı ve mesleki yaşamı süresince defalarca uygulayarak ustalaştığı belli bir yaklaşımı doğru şekilde uygulayabilecek düzeye ulaşmaktır. Tüm meslekler gibi, ilişki danışmanlığı da kendi içinde özelleşmiş, kendine özgü kuralları ve ilkeleri olan bir uzmanlık alanıdır.

İlişki Danışmanlığının Amacı Nedir?

Uzun süreli ilişkiler, ciddi anlamda parasal ve duygusal yatırım gerektiren önemli ilişkilerdir. Sorunların bir bölümü çiftler tarafından çözümlenebilirken, önemli bir kısmı da uzman desteği alınarak, profesyonel bir yaklaşımla çözüme kavuşmaktadır. Bu noktada ilişki danışmanının görevi, çiftle birlikte, yaşanan durumları daha sağlıklı ve daha mantıklı değerlendirme imkanı sağlayan bir çalışmayı sabırla yapmaktır.

İlişki Danışmanlığının Süresi Nedir?

Seanslar genel olarak 50 dakika süren görüşmeler şeklinde programlanmaktadır. Bu süre kesin ve değişmez bir kural olmayıp, duruma ve ihtiyaca göre daha uzun süreli seanslar da yapılmaktadır. Aslında çiftin aldığı desteğin süresi uzadıkça, ilişkideki problemleri ve bunları çözme yollarını öğrenmeleri daha kolay olacaktır. Bu açıdan bakıldığında seansların uzun süreli (50 dakika – 180 dakika aralığında) gerçekleştirilmesi de doğru bir seçimdir ancak süre konusunda karar verilirken bütçe göz önünde bulundurulmalıdır.  İlişki çalışmaları, çalışma sürecine bakıldığında çoğunlukla uzun süreli olarak düzenlenir. En az 3 ay ve çoğu durumda 6 ay süreyle devam eder. Bazı durumlarda ise başvuran kişi ya da çift ilişkideki belli konular hakkında sorular sorarak cevap almayı amaçlar bu tür durumlarda çalışma kısa süreli olacak şekilde planlanır. Yapılacak çalışma duruma yani yaşanan durum ya da probleme bağlı olarak ve kısa süreli (1, 2 ya da 3 seans olarak) şekillenir.

Kimler Katılabilir?

İlişki danışmanlığı seansları evli olan ya da evli olmayıp sevgili olan, veya nişanlı olan çiftler için gerçekleştirir. Bunlara ek olarak evlenmeyi düşünen sevgililer ya da nişanlı çiftler de evlilik öncesi ilişki danışmanlığı desteği alabilirler. Evlilik öncesinde böyle bir desteğin alınması, elbette ki evliliğin kurulum aşamasından itibaren sağlıklı bir yönde gelişmesine katkı sağlayacaktır.

Hangi Konularda İlişki Danışmanı Yardımı Alabilirsiniz?

İlişki danışmanı, problemleri için çalışmak üzere başvuran çiftlere şu konularda yardımcı olur:

  • İletişim bozuklukları,
  • Cinsel bozukluklar,
  • Kumar bağımlılığı,
  • Madde ve alkol bağımlılığı,
  • Sadakatsizlik ve aldatma,
  • Öfke kontrol bozukluğu,
  • Güvensizlik,
  • Şüphe,
  • Kıskançlık,
  • Aşırı para harcama alışkanlığı,
  • Evlilik öncesi cinsellik konusu hakkında tartışmalar.
İlişki Danışmanlığına Kimler Katılmamalıdır?

Çift ilişkisinde ve evlilikte hiçbir toplumun kabul etmeyeceği bir durum olan fiziksel şiddetin yaşandığı çiftler, ilişki danışmanlığı çalışmalarına katılmamalıdırlar. Fiziksel şiddetin bir ilişkide var olması, ilişkiyi üzerinde çalışıp düzeltilebilecek bir ilişki olmaktan çıkarıp, adli bir vakaya dönüştürmektedir.

İlişki Danışmanlığına Başvuran Çiftler Ne Yapmalı?

Öncelikle karşılıklı olarak düşüncelerin paylaşıldığı bir diyalog kısa da olsa gerçekleştirilmelidir. Burada yaşanan bu diyalog sırasında eşler birbirlerini ikna etmeye çalışmak yerine birbirlerine ilişki danışmanı ile hangi konuları konuşmak istediklerini anlatmalıdırlar. Yaşanan problemleri, ortaya çıktığı durumları ve bunların ne ile ilgili olduğunu, ve aslında problemlerin genel başlıklarını bilerek ilişki danışmanına gitmelidirler.

İlişki danışmanı ile yapılan çalışmalar sırasında ve ilerleyen süreçte bu sorunlar danışmanın tarafsız uzman görüşü ile birlikte farklı başlıklar altında ele alınabilse de çiftin başvuru konularının neler olduğunu kendi zihinlerinde belirleyerek gitmeleri yararlı olacaktır.

Abartıdan kaçınmak çalışma sürecinde yapılan çalışmaların odaklı ve hedefe yönelik olarak ilerlemesinde son derece önemlidir. Yaşanan durumlar ve altta yatan nedenler ortaya çıktıkça, eşlerin bazen kendilerinden bile gizledikleri bazı yönler belirgin hale geldikçe, problemlerde bu problemlerin eşler ve ilişki üzerinde oluşturduğu yükler de de hafifleyecektir.

İlişki Danışmanlığında Abartıdan Kaçınmak

Abartı insan algısında ve duygularında bozulmalara neden olur. Abartının bulunduğu bir durumda gerçekleri anlamak zorlaşır. “Sen beni asla sevmedin” ya da “Sen hep bencil bir insan oldun! Beni hiç görmedin” gibi abartılı ve yararsız ifadeler mümkün olduğunca durdurulmalıdır. Yapılan çalışmalarda görülecektir ki her konuda kavga eden ve küçük de olsa ortak bir nokta ve bir uzlaşı bulamayan ve bulmak için gayret göstermeyen bir çift gerçekten de ortak noktayı bulamayacaktır. Ancak unutulmamalıdır ki, çift ilişkisi belli alanlarda ortak noktanın bulunduğu ve bulunmasına ihtiyaç duyulduğu bir ilişkidir.

İlişki Danışmanı: Duygusal Uzaklığı Kaldırmayı Hedefler

Eşler birbirine yakın hissetmek isterler. Fiziksel olarak birbirlerine uzak olsalar ve bu uzaklığa katlanabilseler de, duygusal olarak yakınlık hissetmeye gerçekten ihtiyaç duyarlar. Duygusal olarak uzak olmaya katlanamazlar. Eşler zor anlarda, duygusal olarak düşüşe geçtikleri anlarda birbirlerinden destek beklerler. Eşler birbirinden duygusal olarak kopuksa, kendilerini eksik ve tamamlanmamış hissederler ki bu çok doğaldır. Tam ve tamam olduğunu hissetmek, duygusal olarak birbiriyle bağlı olan çiftlere özgüdür.

İlişki Danışmanı: Dürüst, Samimi ve Açıksözlüdür

Çift olmanın ve çift ilişkisinin kendine özgü özellikleri ve kuralları vardır. Bazı gerçekler vardır, çok önemlidir, aslında bildiğimizi düşünürüz, bildiğimizi varsayarız ama aslında bilmeyiz. Örneğin “Eşler birbirlerine saygılı olmalı” ifadesini her çiftten duyabiliriz. Bu sıklıkla kullanılan, çift ilişkisi üzerine konuşulduğunda söylenen klasik bir sözdür. Bu klasik sözü sıklıkla kullanan çiftlerin bir kısmı sözel olarak böyle düşündüklerini bildirseler de, davranışsal olarak bu sözün tam tersini yaparlar ve tarafsız bir kişi “Eşine saygılı davranmıyorsun” diyene dek yaptıkları davranışın söyledikleri sözün tam tersi olduğunu fark etmeyebilirler.

İlişki Danışmanı: Evlilik Kararı Alırken Yardımcı Olur

Çift ilişkisi evliliğe doğru ilerlerken, belli konularda yaşanan fikir ayrılıkları nedeniyle eşlerden biri “Acaba evlenmekle iyi bir şey yapmış oluyor muyum?” ya da “Acaba evlenmesem mi?” sorularını kendisine sorar. Bazen fikir ayrılıkları, bazense eş adayının bazı özellikleri bu soruları tetikler. Evlilik kararı gerçekten de ciddi bir karardır ve beraberinde yüklü, ağır sorumlulukları da getirir. Bu nedenle de, evlilik kararı alınırken kişi hem güvendiği kişilere, hem de bir uzmana danışmalıdır. Bu sayede daha sağlıklı bir karar verebilir, ve içi rahat bir şekilde evliliğe doğru adımlar atabilir.

İlişki Danışmanı: Ayrılma ve Boşanma Kararı Alırken Yardımcı Olur

Çift ilişkisinde ilişkiyi sürdürmek gibi, ayrılmak ve kopmak da her zaman olasılıklar arasında yer alır. Hiçbir çift ayrılığı planlayarak ya da amaçlayarak bir ilişkiye başlamazlar. İnsan ilişkileri yaşam boyu sürmek üzere kurulur. Çift ilişkisi de aynı özelliğe sahiptir. Bağ kurulamayan, bağlanmanın gerçekleşmediği ilişkilerde ayrılma ve boşanma kararları, kaçınılmaz olarak eşlerin gündemine gelecektir. Ayrılma ve boşanma bazı çiftlerin sürekli olarak gündemindedir ve bu çiftler de bağ kuramayan, ancak arada güçlü bir bağ olmasa da ayrılmayı gerçekleştiremeyen özelliktedirler.

Ayrılma ve boşanma kararları ilişkideki eşlerin kendileri tarafından verilebilir. Bu önemli ve ciddi kararlar konusunda yönlendirme yapmak gerçekten de riskli ve yanlış bir davranış olacaktır. Eşler ilişkilerinin devamı ya da sonlandırılması konusundaki kararı kendileri vermelidirler ve uzmanların yönlendirmesiyle kesinlikle hareket etmemelidirler. Bu durum sadece uzmanlar için değil, kişinin etrafındaki diğer insanların yönlendirmelerinde de aynıdır. Bir anne, baba veya kardeş “Ayrıl ondan” diyor diye bitmemeli, “Devam ettir” diyor diye de devam etmemelidir. Herkesi dinledikten sonra kararını kendisi vermeli, kendi kararını vermenin mutluluğunu ve güvenini yaşamalıdır insan.

Sorun ve Anlaşmazlıklara Yaklaşım Nasıl Olmalı?

Çift ilişkisinde yaşanan her sorun ve anlaşmazlık her iki eşle de ilgilidir. Sorunların ve anlaşmazlıkların kaynağı olarak eşlerden birini görmek ise kaçınılmaz olarak sorunların yanlış anlaşılmasıyla sonuçlanacaktır. Sorunlar yanlış anlaşıldığında ise çözümler de yanlış olacaktır. Bu nedenle, öncelikle çift ilişkisine mantıklı ve gerçekçi yaklaşabilmek çok önemlidir. Kendi kişisel doğrularını sürece katarak hareket eden, bilimsel yoldan ayrılan bir uzman, en üst düzey eğitime de sahip olsa, ilişkideki sorunları çözmediği gibi, ilişkiye yeni sorunlar eklemesi kaçınılmaz olacaktır.

İlişkide Küskünlükler

Çiftler, ara ara sorunlar ve anlaşmazlıklar yaşarlar, bu sorunlara ve anlaşmazlıklara bazıları bir çözüm bulurlar bazılarının ilişkilerinde ise bunların tümü sorun ve anlaşmazlık olarak öylece kalır. Küskünlükler de böyledir. Aynen sorunlar ve anlaşmazlıklar gibi, küskünlükler yaşandığında da bazı çiftler kısa sürede barışarak ilişkinin tekrar o destekleyici, tamamlayıcı haline kavuşmasını sağlarlar. Bazı çiftlerse saatler, günler, haftalar boyu küs kalırlar.

İlişki Danışmanı: Nasıl Olmalı?

İlişki danışmanı, kendisine yol gösteren belli bir bilimsel eğitime ya da eğitimlere, üniversite lisans ve yüksek lisans derecelerine sahip bir uzman olmalıdır. Farklı meslek gruplarında da ilişki danışmanları bulunsa da, bilimsel ilişki danışmanlığı uygulayan uzmanlar çoğunlukla Psikolog ve Psikolojik Danışmanlardır ve bu uzmanların da önemli bir kısmı yüksek lisans yapmışlardır. Hangi üniversiteden ve bölümden mezun olduğu sorularak, ilişki danışmanı hakkında önemli bilgilere ulaşılmış olur.  İnsanlarımız bu soruyu sorarken genellikle zorlanmaktadırlar.

Bir uzmana diplomasını hangi üniversiteden aldığını, hangi bölümden mezun olduğunu, veya deneyim düzeyini sormak bazı insanlarımız için “Ayıp” tır. Bu yüzden de bu soruları sormayacaklardır. Bu durumda ise, bir yandan belli bir uzmanla çalışmalara katılıp çift ilişkisini düzeltmeye çalışma, diğer yandan ise birlikte çalıştığı uzmanın uzmanlığından ve deneyiminden şüphe duyduğu için çalışmalara kendini verememe hali ortaya çıkacaktır. Bu nedenledir ki aklınıza takılan soruları çalışmaya başlamadan öncesinde yardım almayı düşündüğünüz ilişki danışmanına sorun.

İlişki danışmanının kendisi de bir eşi olan, yani çift ilişkisini kendisi de yaşayan bir uzman olmalıdır. Benzer şekilde, evlilik danışmanı olarak görev yapan bir uzman mutlaka evli olmalıdır. Evliliğin ne olduğunu yaşayarak görmeyen bir kişinin evlilik danışmanlığı yapması gerçekten anlamsızdır. Teoriler ve eğitimlerle verilenler, çift ilişkisi ya da evlilik hiç yaşanmamışsa anlamsız ve eksik kalacaktır. Bazı şeylerin deneyimlenmesi gerekir. İlişkinin içinde olmadan sadece kitaplardan ve teorilerden bunları almak neredeyse imkansızdır.

İlişki danışmanı kendisine başvuran çiftlerin problemlerini aşmalarını gerçekten önemseyen bir insan olmalıdır. “Beni ilgilendirmez. Ben işimi yapar geçerim” diyen bir kişi hangi mesleği yaparsa yapsın, yaptığı her meslekte de kötü işler çıkaracaktır. İnsan bir görevi severek yapmadığında, “Öylesine” işler çıkar. Rastgele yapılmış, özen gösterilmemiş, kabaca ve yüzeysel bir yaklaşımın sergilendiği işler, evlilik danışmanlığında bizim görmek istemediğimiz bir tablodur. Bu görevi yerine getirirken hepimizin çok dikkatli, özenli ve düzgün bir şekilde çalışmamız gerekir ki bizlere başvuran evli çiftlerin evlilikleri istedikleri mutlu evlilik haline gelebilsin. Aksi halde, mutlu evlilik bir hayal olmaktan öteye geçemeyecektir.

Klinik Psikolog Serhat DAMAR

Başa dön