Aldatmak Nedir?

aldatmak nedir

“Aldatmak nedir?” sorusuna cevap vermek bir yönüyle zordur çünkü aldatma ve ihanet bazı “normal” görünen durumlarda kendisini gizlemektedir. Açık ve net bir aldatma çoğu zaman karşımıza çıkan durumdur. Bazen de bu bahsettiğimiz gibi “normal” görünen, ya da aldatan kişiye meşru gelen bir takım durumlar aldatmaktır. Aldatmayı, şöyle tanımlayabiliriz: “Çifti oluşturan eşlerin ilişkisinde görülen ve “ihanet” ve “eşten beklenmeyen davranışlar” olarak kabul edilen olumsuz davranışlardır.

Sadakatsizliğe maruz bırakılmanın duygusal acısını tarif etmek imkansızdır. Sadakatsiz olan bir sevgili ya da eş, asla aldatılmayı yaşamak istemez, yaşasa aynı duygusal yıkımı hisseder.

“Eşim yapsaydı çok üzülürdüm” der ve yine de aldatırlar. Çok hassas insanlar, özellikle de görmezden gelinmeye karşı güçlü bir duygusal tepkisi olan kadınlar ve erkekler için, eşin başkalarına bakması dahi rahatsızlık verir. Bakmak çoğu çift için aldatma olarak kabul edilmese de, belli bakışlar eşin rahatsız olmasına neden olur.

Aldatma kavramını herkes belli davranışlarla ilişkilendirir. Bazı insanların sevgilisiyle ya da eşiyle sohbet etmezken, karşı cinsten diğer insanlarla sohbet etmekten keyif almaları, sohbet edilmeyen eşin/sevgilinin dikkatini çeker. “Benle sohbet etmekten kaçan eşim, iş yerindeki karşı cinsten arkadaşlarıyla öyle güzel sohbet ediyor ki, bunu görünce çok şaşırıyorum”, ya da “Benim eşim bana karşı son derece soğuk davranır ancak benim yakın arkadaşlarımla çok yakın ve samimi sohbet eder ve bu tavrı benim dikkatimi çeker, beni rahatsız eder”.

İnsanlar eşle de, arkadaşlarla da, iş arkadaşlarıyla da sohbet ederler. Ancak önemli bir ayrıntıyı atlamadan bunu yapmaları beklenir: Belli sınırları korumak, eşe saygısızlık, samimiyetsizlik ve aldatılmışlık yaşatmadan bunu yapmak. “Benim eşim iyi giyinmeyi hiç bilmez”, “Benim eşimin yaptığı yemek yenmez” gibi sözlerin söylendiği bir sohbet, özellikle de karşı cinsle yapılıyorsa, o zaman aldatmaya doğru hızla ilerlendiği düşünülebilir, hatta bu eğilim de aldatma olarak değerlendirilebilir. En azından bir grup insan bunu apaçık bir aldatma olarak görür. Benzer sözler kadınlar tarafından başka erkeklere söylendiğinde de durum aynı şekilde değerlendirilebilir.

“Eşimi Aldatıyor muyum?”

“Hocam merhaba. Biz eşimle evliliğimizin ikinci yılında birbirini çok seven ve birbirine çok bağlı bir çiftiz. Ben de, o da aynı duygular içindeyiz bundan eminim. Çalıştığım şirkette işe başlayan bir yardımcı ofis elemanı yani asistan bir kızla bir süredir konuşuyorum. Onunla arkadaşlığımız 1 ayını doldurmak üzere. Bu kız bana karşı çok sıcak ve yakın davranıyor. Kendisi bekar bir kız. Ben onunla sohbet ederken zamanın nasıl geçtiğini anlayamıyorum. Onunla her gün öğle yemeğine birlikte gidiyoruz.

Onunla gün içinde de sohbet ediyoruz, aramızda bir tür yakınlaşma var ama cinsel ilişki yok. Bir çekim var gibi, bazen birbirimize sarılıyoruz. İşe başladığı ilk günden beri çok mutluyum iyi ki gelmiş, “Seni bana Allah gönderdi” diyorum o da çok mutlu. Çok ama çok farklı bir iletişimimiz var. Bu benim eşimle aramdaki iletişimden çok farklı, tıpkı iki arkadaş ya da iki kanka gibi. Bu kızla ilişkim çok saf ve tamamen masum bir ilişki. Bu hepimizi iyi hissettiriyor. Ben mutluyum, kız da mutlu, ben mutlu olduğum için eşim de mutlu. Sadece vicdanım bazen beni rahatsız ediyor. Eşimi aldatmadığımı biliyorum ama yine de rahatsız oluyorum. Bu rahatsızlığım normal mi, yoksa gereksiz yere takıntı mı yapıyorum?”

Aldatmak Nedir?

Aldatmak nedir sorusunun cevabını aslında bu yazımın başlangıcında vermiştim. Aldatmanın özünde “kandırma” ve “beklenmeyen bir davranışı gerçekleştirme” yer alır. Ben de size bir soru sormak istiyorum. Eşinizle evlendiniz ve bir onunla bir yuva kurdunuz. Peki bu yaptığınız şeyin anlamını biliyor musunuz? Sizce evlilik nedir?

Sizin çalışma ortamınızdaki davranışlarınızı aldatmanın tanımında bulunan bu özellikler yönünden gözden geçirmenizi tavsiye ediyorum. Farz edin ki eşiniz sizi bu durumda gördü. Yani bu kızla karşılıklı olarak keyif aldığınız anlarınızda sizi izledi. Sizce ne hisseder? “Eşim doğru bir şey yapıyor” mu der yoksa sizi o durumda gördüğünde size öfkelenip kırılır mı? Şuradan da bakabilirsiniz: “Sizin yakın çevrenizdekiler bu sahneyi nasıl görürler?”. “Aferin, ne güzel yapıyor” mu derler, yoksa sizi suçlayan ve yaptığınızı ayıplayan sözler mi söylerler?

Bu kızla keyifli anlarınızda ya da öğle yemeği yerken siz mutluluktan uçarken ikinizi gördüğünde hissedeceği duyguları hissetmeye çalışın. Evliliğiniz aslında “Birbirine çok bağlı” bir evlilik değil. Ben birbirinizden tümden kopmuş bir çift olduğunuzu düşünüyorum. Neden mi? Çünkü iş yerinizdeki bekar ve genç bir kızla eşinizi aldatıyorsunuz. Eşinizi, çok kısa süredir evli olmanıza rağmen bu denli kısa bir sürede aldatmaya başlamışsınız ve bundan vicdani olarak rahatsızlık duymanız da bir yandan iyi bir şey.

Vicdanınızın rahatsızlığı bir takıntı değil, bundan emin olabilirsiniz. Eşinizi aldatıyorsunuz ve bu aldatma nedeniyle rahatsızlık duyuyorsunuz. Sizin yaptıklarınız hakkındaki sorunuz tam olarak aldatmadır ve tam da yerinde, yani artık işler çığırından çıkmadan bu maceraya bir son vermeli olup biten her şeyi de eşinize itiraf etmelisiniz. Bu yaptıklarınızı gizlemeniz, ileride daha farklı kişilerle tekrar tekrar aynı aldatma eylemlerinin içine girmenize kapı aralar bu yüzden kendiniz için de, evliliğiniz için de bu itirafı yapın.

Biz evli insanlar eşimizle evlendikten sonra bir yandan da iş yerimizde ya da başka yerlerdeki insanlarla flört etmeyiz. Bu eylem, bağlı olduğumuz bir insan olduğu için tuhaftır. Eş arayışımız, partner arayışımız evlenmemizle beraber bitmiş olmalıdır. Sizin iş yerinizdeki bu kızla 1 aydır devam eden bu yanlış ilişkiyi bitirmenizi ve eşinize odaklanmanızı tavsiye ediyorum. Siz bekar değilsiniz, bir insanla evlilik sözleşmeniz var ve bunun gereğini yapmanız da en doğrusu. Ona odaklanmalı, onu sevmeli, onunla sohbet etmeli ve aranızdaki evlilik bağını ve eş ilişkisini geliştirip güçlendirmenin yollarını aramalısınız. Aksi halde evliliğiniz yakın bir zamanda, eşinizin sizin sadakatsizliğinizi öğrenmesiyle birlikte yerle bir olacak.

Duygusal Aldatma da Aldatmadır

Siz iş yerinizdeki bekar kızla cinsel bir ilişki yaşamıyorsunuz, (bu arada ilişkiniz devam ederse onu da yakında yaşayacaksınız) eşinizle paylaşmanız gereken derin duyguları bir yabancıyla, dışarıdaki anlamsız bir 3. kişi ile paylaşıyorsunuz. Ona kendinizi, duygularınızı ve tüm kalbinizi açıyorsunuz. Onunla uğraşıyorsunuz. Bunları normalde eşinizle yaparsınız ama siz yapmıyorsunuz. Eşinizle bunları yaşayamıyor musunuz? Sizinle zaman geçirmek veya sohbet etmek istemiyor mu? Bu yüzden mi duygularınızı ondan saklıyorsunuz ve bir yabancıyla paylaşıyorsunuz?

Yazınızı okuyunca, ağlayan ve kocasına olan güvenini yitiren bir kadının resmi geldi aklıma. O kadının ağlaması durduğunda belki kocasından boşanmak isteyecektir. Bu kötü sondan bir an önce kaçınmanız, eşinizi yaptığınız hatalardan uzak tutmanız, eşinize yönelmeniz ve dışarıdakilerle olan ilişkinizin sınırlarını korumanız gerektiğini tekrar söylemek istiyorum. Karar sizin, seçim de sizindir.

Aldatma Belirtileri

Aldatmak sadece cinsellikle olmaz. Yukarıda yer verdiğimiz örnek, çarpıcı bir duygusal aldatma örneğidir. Duygusal aldatma, cinsel eylemlerin olmadığı, ancak zamanla beklenen cinsel eylemler görülecek ve duygusal ilişki yaşanmaya devam ederken cinsellik de bu duygusal ilişkiye eşlik edecektir. Çoğu duygusal aldatmanın devamı bu şekilde gelmektedir. Kimse cinsel ya da duygusal olarak aldatılmak istemez.

Kadınlar erkekleri aldatmanın iki yolunu da seçmekte özgürdür. Herkesin ihanet etmek için sonsuz fırsatı vardır, ancak çoğu kadın ve çoğu erkek eşine sadık olmayı seçer. Aldatanlar azınlıkta ve sadık olanlar çoğunluktadır.

Erkeklerin aldatma davranışları aynen filmlerde anlatıldığı şekilde gerçekleşir. Erkek kendisine her zamankinden daha farklı bir özen ve ihtimam göstermeye başlamıştır. Bakımlı olmaya gereğinden fazla zaman ve para harcar, kafa yorar. Genç ve yakışıklı görünmek, çekici ve etkileyici olmak gibi bir hedefe odaklanmış haldedirler ve bu nedenle de çevrelerinde olup bitenden bihaberdirler. Bu durumda iken ne eşin, ne de çocukların ihtiyaçları fark edilir. Çünkü artık gündem değişmiştir.

Aldatan erkeklerin ve aldatan kadınların büyük bölümü bunun bir “aldatma” olduğuna kesinlikle inanmazlar. Belirtmiş olduğum gibi, “Sadakat” ve “Sadakatsizlik” kelimelerinin anlamlarını bilmeyen bu insanlar “Bir kaçamak” ya da masum bir “Çapkınlık” yaptıklarına inanmış durumdadırlar.

Aldatanlar, bir yanılgıya düşmüşlerdir. Onlara göre aldatmak dediğimiz eylem aslında tümüyle normaldir. “Arada bir yapılan kaçamaktan kimseye zarar gelmez” derler. Bu yapılanın “aldatma” olmadığı, basit bir kaçamaktan kimseye zarar gelmeyeceği söylense de bunların tümü ne yazık ki büyük bir yanılgıdan ibarettir. Aldatmak çift ve evlilik ilişkisini anlamsızlaştırır ve içini boşaltır. İçi boş olan, anlamsız olan bir ilişki bir gün bozularak dağılır. Bu ilişkileri sürekli olarak gören bir uzman olarak hep toparlayıcı olmaya çalışırım ancak bazen ortada kurtarılabilecek bir ilişkinin kalmadığına üzülerek şahitlik ederim.

Sadakatsizliği bir çapkınlık, masum bir kaçamak olarak görmek aslında çok uzun yıllar sürecek bir yanlışın temelini oluşturur. Aldatan kişiler, eğer evli ise en başta eşi ve sonra da varsa çocuklarını ihmal etmişlerdir. İhmallere neden olan bir eylem hiçbir şekilde “masum bir kaçamak” olamaz. Eşten ve çocuktan çalınmış bir zamanın yabancılara verilmesi gibi bir haksızlıktır.

Aldatanlar, eş ya da sevgilinin çektiği acıyı, incinmeyi ve bitmek bilmeyen yalnızlığın acısını hissetmezler. Eve geç gelebilirler, bazı günlerse hiç eve uğramamayı tercih edebilirler.

Hayatın eğlenceli olsa da en basit yanlarından biri olan cinsellik, bazı insanlara, eş dışındaki kişilerle yaşandığında heyecan verir. Erkeklerin ve kadınların bir bölümü bu heyecanı yaşamak isterler ve de yaşarlar. Bu erkeklerin ve kadınların bir bölümü,yaşamlarında sadece “Başka insanlarla ilişki” den heyecan duyarlar, bu nedenle de sürekli olarak bir cinsel partner arayışındadırlar. Bir eşin eğer bu bahsettiğimiz yönde eğilimi varsa, aldatır.

Aldatırken yakalanan, aldatması belgelerle, somut delillerle kanıtlanan ve defalarca özür de dilese, yaşam enerjisinin tek kaynağı “Aldatmak” olan kadınlar ve erkekler, yine sadakatsizlik yapma eğilimi gösterirler…

Aldatan bir eşin sadakatsizlikten döneceğinin en önemli kanıtlarından biri, ihanet anlaşıldıktan sonra verdiği sözel, davranışsal ve duygusal tepkileridir. “Senin yüzünden yaptım” ya da “Evet aldattım ama suçlu sensin” mi diyor? Yoksa “Çok büyük bir hata ettim. Aslında bunu yıllardır yapıyorum ve yaptıklarımdan utanç duyuyorum” mu diyor?

İlişkinizin / evliliğinizin devamında neler olacağını bunlardan çıkarabilirsiniz. Bunlara dikkat etmezseniz, size çok önemli bilgiler sunan bir alana gözlerinizi kapatmış olursunuz ki bunu asla yapmayın…

Serhat Damar, Klinik Psikolog & Çift Terapisti

Aldatma konusunda yazdığım bir diğer yazımı okumak için tıklayınız:

Eşim Beni Aldattı Ne Yapmalıyım

Yayım tarihi
İlişkiler olarak sınıflandırılmış

Serhat Damar tarafından

Serhat Damar, 2002 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olmuştur. Klinik Psikoloji alanında yüksek lisans eğitimini tamamlayarak Klinik Psikolog ünvanı almaya hak kazanmıştır. Dünyaca ünlü çift terapistleri ile çalışarak bu uzmanlardan çift terapisi eğitimleri almıştır. İstanbul'da Çift Terapisti olarak görev yapmaktadır.