Evlilikte Yalan Söylemek

evlilikte yalan söylemek

Evlilikte yalan söylemek ve gerçeklerin gizlenmesi / sırların saklanması konusu bana en sık danışılan konular arasında yer alır. Yalan söylemek, gerçekleri gizlemek ve güven birbirine zıt iki kutupta yer alır.

Yalan söylemek, gerçekte olanı çarpıtmak / gizlemek / sırlar saklamak eşler arasındaki güveni kırıp yok eden eylemlerdir. Güvenin kırılması demek, ilişkinin artık normal seyrinden çıkması anlamına gelir. Bazen kırılan güvenin onarılması imkânsızdır.

Bizim kültürümüzde pembe yalanlar dediğimiz yalanlar vardır. Bunlar insanların gündelik yaşamda söylemekten rahatsızlık duymadığı basit yalanlar olarak düşünülür. Bu pembe yalanların kimseye zararı yoktur ve her insan bu tür basit yalanları söyleyebilir. Bu arada pembe yalanların da zamanla çok daha büyük yalanlar söylemeye doğru giden yolun ilk adımı olduğunu ortaya koyan bilimsel araştırmalar bulunmaktadır Bkz.

Her insanın yaşamında diğer insanlara hatta kendi en yakını olan eşine söylemekten kaçındığı sırlar da olabilir. Bunlar anlaşılabilir normal durumlardır, ancak evlilik ve çift ilişkisi gibi yakın ilişkilerde büyük yalanlar ve büyük sırlar bulunmaması beklenir. Bu dürüstlük, evlilikte tam da olmasını beklediğimiz en önemli değerlerden biridir.

Eşler birbirine karşı net olmalıdır. Gerçeği çarpıtmanın ve gizlemenin ötesinde ise, evlilikte yalan söylemek yer alır.

Evlilikte yalan söylemek de aynen öncekiler gibi dürüstlüğe aykırı bir eylemdir ve ilişkinin onarılması veya telafi edilmesi gerçekten zor olan zararlar görmesine sebep olur.

Evlilikte Yalan Söylemek Nasıl Zarar Verir?

Evlilikte yalan söylemek kesinlikle zararlıdır ve bu zararlar da bir kaç alanda ortaya çıkar. Evlilik ilişkisinde yalan söylemenin yıkıcı etkilerine bu bölümde değineceğiz. Bu zararları 4 madde halinde paylaşmak isterim.

Birincisi, özellikle büyük yalanlar sonsuza kadar saklanamaz. Eşlerden saklanan büyük sırlar da aynı şekilde sır olarak kalması planlanmış olsa da, bir gün açık hale gelir. Bu nedenlerle, her iki eş de aralarındaki ilişkinin samimiyetini korumak adına güvene ve dürüstlüğe her zaman özen göstermelidirler. Yalanların bir gün ortaya çıkarak eşler arasındaki yakınlığı, samimiyeti ve güveni yok edeceği gerçeği asla unutulmamalıdır.

İkincisi, evlilikte yalan söylemek sadece evliliği tehlikeye atmakla kalmaz. Aynı zamanda da, eşinin bir gün gerçekleri öğrendiğinde çok şiddetli bir tramvayla sarsılması durumunu da yaratmış olur. Yalanların yarattığı travmalardan kurtulmak bazen yıllar sürer. Bu yıllar boyunca tekrar tekrar aynı olumsuz diyaloglara girilir, onlarca ve yüzlerce kez tartışma ve kavgalar yaşanır. Tüm bunların bedelini iki eş beraber öderler. Sürecin sonu ise tam bir muammadır. Yani eşin yaşayacağı travmanın etkilerinin ne olacağı, ve bu travma ile oluşan ruhsal darbenin iyileşip iyileşmeyeceği tam bir bilinmezlik içerir. Bunun evlilik ilişkisi ve her iki eş üzerinde son derece olumsuz etkileri olacağı ise, kaçınılmaz bir gerçektir.

Üçüncüsü de, evlilikte yalan söylemek sadece evlilik hukukuna ve evrensel insani değerlere aykırı olmakla kalmaz. Aynı zamanda da yalanı söyleyen kişinin zaman içinde bu yalan söyleme eylemlerini sistematik ve sürekli hale getirmesi sonucu, yalanı söyleyen kişinin psikolojisinde de bazı olumsuz etkilere sahiptir. Söylediği ve ortaya çıkma ihtimali yüksek olan yalanlar, kişinin yoğun stres hissetmesine neden olur. Sık sık söylediği yalanların ortaya çıkma ihtimalini hesap ederken gerginleşir, endişe duyar. Çoğu durumda bu gerginlik ve endişesinin etkisiyle, içinde bulunduğu anı yaşayamadığını hisseder.

Dördüncüsü, evlilikte yalan söylemek en çok da şekilde yalanlara maruz bırakılan eşi etkileyecektir. Söylenenlerin yalan olduğu ortaya çıktığında, ya da gizlenen bir sır olduğu artık görünür hale geldiğinde, gerçekleri görmesi istenmeyen eş büyük bir travma yaşayacaktır.

Mutlu evlilik ilişkisinin ve çift ilişkisinin temelinde güven vardır. Evlilikte yalan söylemek ve büyük sırlar saklamak ise, ilişkiyi tam anlamıyla yok eder. Bizim toplumumuzda da genellikle sır tutma konusu evliliklerimizde önemli bir gündem olmaktadır. Eşlerden biri, diğer eşin haberi olmaksızın yıllar boyu ailesine, bazen annesine, bazense bir kardeşine maddi yardımda bulunur. Davranışın özünde bir iyiliğin gerçekleştirilmesi bulunsa da, iyi bir niyetle yapılmış olduğu kesin olan… Ancak yalanlarla büyük bir sır olarak 20 sene saklanmış olan bu iyilik çoğu evliliği bitirmeye yetecektir.

Elbette ki evliliklerde karşılaştığımız sırlar, her zaman temelinde iyilik bulunan sırlar olmuyor. Bu sırların büyük bölümü, gizlenmek zorunda kalınan gayrimeşru eylemlerden kaynaklanıyor. Örneğin uyuşturucu madde bağımlılığı eşin aldatılması gibi büyük sırlardan biridir. Kişi ilişkisi boyunca sevgilisinden/eşinden uyuşturucu madde kullandığını gizler. Bu maddenin bağımlısı olduğunu ve maddeyi düzenli olarak ve sürekli kullanmak mecburiyetinde olduğunu da eşinden saklar. Kendi içinde şu şekilde düşünür: “Bu konu benle ilgili bir konu ve eşimin bu konuyu bilmesi gerekmiyor”.

Dışarıdan bakıldığında bu düşünce mantıklı gibi görünse de, madde bağımlılığına bağlı olarak ortaya çıkan durumların tümünden eşin bilgi sahibi olma hakkı vardır. Kişi madde kullandığını, bunu sık sık yapmak zorunda kaldığını, bazen bu madde nedeniyle ölümle burun buruna geldiği, ve maddenin kronik bir bağımlısı olduğunu eşinden gizlediğinde… Hem eşinden çok büyük bir sırrı gizlemiş olur, hem de eşi bu sırrı öğrendiğinde hayatının şokunu yaşayacaktır.

Aldatma durumu da aynen uyuşturucu madde bağımlılığı gibi, büyük bir şok etkisi yaratan büyük sırlar arasında yer alır. Eşinin kendisine sadakatinden en ufak bir şüphe duymayan bir kişi, evliliğinin en başında, ya da 5., 10. senesinde aldatıldığını öğrendiğinde… Çoğunlukla geri dönülemez bir yola girilmiştir. Bu yolda artık olumlu paylaşımlar bulmak imkansızdır. Aldatılan eş evli kaldığı süre boyunca eşin aldatma ihtimali bulunan tüm durumların muhasebesini yapacak, hesap soracak, bazen eşini bazen de kendisini sorgulayacaktır. Bu kriz durumundan bazı çiftler çıkabilseler de, çoğu çift çoğu çiftin evliliğini zorlayacaktır. Bu nedenle de, evlilikte yalan söylemek kaçınılması gereken büyük bir hatadır.

Evlilikte yalanlar ve sırlar saklama konusunda benden yardım almak isterseniz size yüz yüze ya da internet üzerinden (çevrimiçi) yardımcı olabilirim. Bilgi için tıklayınız: Online Çift Terapisi

Serhat DAMAR

Klinik Psikolog / Çift Terapisti (PACT)

Yayım tarihi
İlişkiler olarak sınıflandırılmış

Serhat Damar tarafından

Serhat Damar, 2002 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olmuştur. Klinik Psikoloji alanında yüksek lisans eğitimini tamamlayarak Klinik Psikolog ünvanı almaya hak kazanmıştır. Dünyaca ünlü çift terapistleri ile çalışarak bu uzmanlardan çift terapisi eğitimleri almıştır. İstanbul'da Çift Terapisti olarak görev yapmaktadır.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.