Sevgilim Beni Seviyor mu?

sevgilim beni seviyor mu - eşim beni seviyor mu

“Sevgilim beni seviyor mu” sorusu önemli çünkü bizler değer verdiğimiz insanla ömür boyu bir arada olmak isteriz. Onun bizi seviyor olması bir arada olmamızı sağlayacak önemli bir faktördür. Çoğumuz ömürlük bir ilişki isteriz. Günübirlik bir ilişkiden bir beklentimiz de olmaz, bu tür ilişkilerin bir anlamı da yoktur.

Bu yazımda sizlerden en sık gelen sorulara cevap vereceğim.

Sevgilim Beni Seviyor mu?

Yaşamlarımızı yalnız geçirmek istemiyoruz. Biz insanlar bu hayatı yanımızda bir eşle yaşamayı seviyoruz. Bunu isteyen insanların bir bölümü şanslı çünkü sevgiyi ve sevdikleri eşi bulmuş durumdalar.

Sevgiyi arıyoruz. Onu bulduğumuzda bu kez aradığımız şey sevginin uzun ömürlü olması oluyor. Sevgiyi aramak ve ömürlük bir sevgiyi bulma çabamız gerçekten anlamlı. Birlikte hayatı paylaşacağımız bir eşimiz olsun istiyoruz ama gerçekten bunu arıyor muyuz? Google’ da aranan terimlere göz attığımızda şunlarla karşılaşıyoruz: “Zengin koca nasıl bulunur?”, “Zengin koca arıyorum”, “Sevgilim evlenmek istiyor ben istemiyorum”. Bu arama terimleri alt alta yazılsa uzun bir liste olur. Ben bu yazımda sevgiyi gerçekten arayan ve bulan insanların hangi yollardan gittiklerini ve ne tür özelliklere sahip olduklarını anlatmaya çalışacağım. Ömürlük ilişkisi olan insanları ve ilişkilerini tarif edeceğim.

“Sevgi” ve “Sevmek” kelimeleri tek başlarına sadece birer kelimeden ibarettir. Biz insanlar kelimelerle ifade ettiğimiz bu kavramları yaşamlarımızda eyleme dönüşmüş ifadeler şeklinde gördüğümüzde “Sevgilim beni seviyor mu?” sorusuna “Evet beni seviyor” veya “Beni sevmiyor” yanıtlarını verebiliyoruz. Ben de bu yazımda eyleme dönüşmüş sevgi ifadelerini maddeler halinde sunmak istiyorum.

Şimdi “Sevgilim beni seviyor mu?” sorusuna cevap verebilmeniz için sevgi ifadesi olan eylemleri maddeler halinde tek tek sunalım.

  • Size saygı duyar : Hem sizin kişiliğinize, hem tercihlerinize, hem de fikirlerinize mutlak bir şekilde saygı gösterir. Size karşı umursamazlık yapmaz. Bu saygıyı onunla konuşurken, fikirlerinizi ifade ederken de görürsünüz, bir yerde buluşma saatinize zamanında gelmesiyle de görürsünüz. Saygı soyut bir kavram olsa da, saygının davranışsal ifadesi son derece somuttur. Buluşmaya zamanında gelmek bir ifadedir. Buluşmaya geç gitmek de bir ifadedir. Fikirlerinize saygı duymayan bir sevgili veya eş : “Sen bilmiyorsun. Sen bu konudan ne anlarsın ki!” der. Bir inancınıza saygı duyup duymadığını sözleriyle ve beden diliyle ifade eder. Size saygı duymayan bir sevgili buluşmaya genellikle geç gelir ve hep bir bahanesi vardır.
  • Size destek olur : Desteğe ihtiyacınız olduğunda hangi konu olduğu fark etmeksizin sizin yanınızda olduğunu hissettirir. Destek, bazen bavulunuzun taşınması sırasında olur. Bazen de iş yerinizde yaşadığınız bir problem nedeniyle üzgün olduğunuzda üzüntünüzü hafifletecek bir şeyler yapma şeklinde olur. Bir söz söyler ve moralinizin düzelmesi için size destek olur. Başka bir gün sizi moralsiz gördüğünde neşelenmeniz için size komiklikler yapar. Bunların tümü destektir ve gerçekten seven bir sevgili ve eş bunları yapmak ister ve yapar.
  • İyi hissettirir : Size güzel veya yakışıklı olduğunuzu söyler. Bunu hem bakışlarıyla, hem sözleriyle hem de ilgisiyle yapar. Sizi gördüğünde yüzünü diğer yöne çevirmez. Kendinizden memnun olmanıza yardım eder. Fiziksel özelliklerinizi yargılayıp sizden bir dizi estetik cerrahi ameliyatı geçirmenizi istemez. Bir yandan sizi iyi hissettirmek için kendi üzerine düşeni yaparken, diğer yandan da sizi kötü hissettirecek davranışlardan uzak durmak konusunda özen gösterir.
  • Sizi düşünür : Sizi gerçekten düşünür. Bir yemeği nasıl yediğinizi, ya da çayı nasıl içtiğinizi bilir, hatırlar ve sizin bu tercihlerinizi düşünerek size sunar. Tek başına tatil planı yapmak yerine sizin de içinde bulunduğunuz bir tatil planını tercih eder. Kendi başına kalıp yalnız kalmak için çaba göstermez. Evet, insan bazen yalnız kalmaya ihtiyaç duyar ancak sevgilisi olan bir erkek ve kadının tercihi büyük ölçüde birbirine zaman ayırmak, bazen de yalnız kalmak şeklinde olur. Gerçekten seven bir sevgili ve eş de bu şekilde davranmayı tercih eder. Sizi düşünür ve sizle zaman geçirmek için program yapma çabası içinde olur. Sevgili iseniz ayda bir ya da 2 – 3 haftada bir görüşmek istemezsiniz. Haftada en az 2 – 3 kez görüşmek istersiniz.

Sevgilim Beni Aldatıyor mu?

Bazılarımız sevgilim beni seviyor mu sorusundan daha zor bir soruyla uğraşırlar. Bu da sevgilim beni aldatıyor mu sorusudur. Emin olmak çok zordur. Biz insanlar, çoğunlukla sadakatin son derece önemli olduğuna inanırız. “Beni başkalarıyla aldatmazsa onun gözümdeki değeri düşer” diyen sevgili ve eşler de var. Ancak onlar “Beni asla aldatmasın” diyen sevgili ve eşlerin sayısı çok daha fazladır.

Evli iken aldatma daha kısa sürede ortaya çıkıyor. Sevgililerin aldatması ise daha geç anlaşılıyor. Sevgililer çoğunlukla ayrı evlerde yaşadıkları için aldatan sevgilinin bu durumu gizlemesi daha kolay oluyor.

Kadınların Aldatma Belirtileri

  • Size Odaklanmaktan Kaçınır : Kadınların aldatma belirtilerinin en önemlilerinden biri, size dikkatini vermemesidir. Sizi dinliyor mu yoksa dinlemiyor mu anlamakta zorlanırsınız. Çoğunlukla da sizi ciddiyetle dinlemediğini fark edersiniz. Başka şeylere bakar, başka şeylere odaklanır. Bazen bunu farkında olmadan yaparken bazen de bilerek ve isteyerek yapar. Erkek arkadaşını dikkat alanından çıkarma gayreti içindedir. Bu gayretin nedeni bir süre sonra bildireceği ayrılma kararını daha kolay vermek olabilir. Bu sayede kararı verirken de, açıklarken de herhangi bir olumsuz duygu hissetmeyecektir.
  • Kendine Odaklanır : Sizle ortak adım atmayı bırakır. Kendi hobisine, kendi eğlencesine, kendi aktivitelerine derin bir dalış gerçekleştirir. Bu sırada “Artık hiç bir şey umurumda değil, sen de umurumda değilsin” mesajı verir. Tek başına keyifli bir yaşam yaşamak istiyor olduğunu size anlatmak ister. Kadınlar çoğunlukla “Başka biri var ve ben onla olacağım bu yüzden senin gitmen gerekiyor” demek istemezler. Bunun yerine erkeği görmezden gelerek artık kendisiyle ilgilenilmediğini anlayıp bırakıp gitmesini isterler.
  • Uzun Vadeli Planlar Hakkında Konuşmayı Bırakır : Her çiftin kısa, orta ve uzun vadeli planları vardır. Bu planlar, sevgilileri birbirine bağlar ve ilişkide bir amaç yaratır. Aldatan kadın uzun vadeli planlardan konuşmak istemez. Erkek konuştuğunda bundan hoşlanmaz, rahatsız olur ve konuyu kapattırır. Bunun nedeni, uzun vadeli planların onun için anlamsızlığıdır. Bir süre sonra açıklayacağı ayrılma kararı için hazırlık yaparken uzun vadeli planlardan, gelecekte olacaklardan konuşmak ona saçma ve anlamsız gelir.
  • Yalan Söyler : Birlikte olduğu başka bir adam varsa bunu saklamak zorundadır. Açıkça “Ben seni aldatıyorum” diyemeyeceği için, bir süre bu ilişkiyi gizli tutmak zorunda hisseder. O kişinin kim olduğunun tespit edilmesini imkansız hale getirecek şekilde yalanlar söyler. Bir süre sonra yalanları yakalayan sevgili kız arkadaşına olan güvenini tümüyle kaybeder ve kendiliğinden ilişkiyi bitirmek istediğini söyleyerek çekilir. Ya da kadın yalanları söylemeyi bırakır ve o ilişkiyi bitirir. Her iki taraf için de daha olumsuz olan senaryoda ise kadın sevgilisini aldatmayı sürdürür. Aldatmak ve aldatmayı gizlemek gerçekten çok zor olsa da bu zorluğu aylar hatta seneler boyunca çeken kadınlar vardır. Hem sevgilisinden, hem de diğer ilişkisinden vazgeçmek istemeyen kadın tabii ki yalan söylemeyi de sürdürür.
  • Konuşmaktan, Yakın Olmaktan Kaçar : El ele tutuşmaktan, yakın oturmaktan, ve fiziksel yakınlıktan ve konuşmaktan kaçan bir kadın aldatıyor olabilir. Bu durumdaki her kadın aldatıyordur diyemeyiz elbette. Sevgilisinden ya da eşinden köşe bucak kaçan kadının aldatıyor olma ihtimali vardır. Aldatan kadın da köşe bucak kaçar, kaçmak ister ve kaçmak için önemli bir sebebi vardır. Kaçmadığında yaşanacak her konuşma ve fiziksel yakınlık bir anda suçluluk ve utancı tetikleyebileceğinden kaçarak buna bir çözüm bulmuş olur. Sevgilisini veya eşini aldatmasına rağmen hiçbir suçluluk duymayan kadın kaçma ihtiyacı da duymaz. Bunun nedeni, “aldatma” kavramının varlığına inanmamaktır. Bu düşünce yapısına sahip kadın sevgilisiyle çıkarken 10 erkekle de birlikte olsa “Sevgilimi aldatmadım” diyecektir. Aldatmayı kendi içinde farklı tanımladığı için suçluluk ve utanç da duymayacaktır. Suçluluk ve utanç duymayan kadınlar, sayı olarak daha azdır. Bu nedenle de suçluluk ve utanç duyguları hissetmemek için köşe bucak kaçan kadın “Sevgilim beni seviyor mu, yoksa aldatıyor mu?” sorularını erkeğe sordurur.

Erkeklerin Aldatma Belirtileri

  • Sizden Uzaklaşır : Sizle zaman geçirmekten kaçmaya başlar. Akşamları dışarıda geçirilen sürenin, hafta sonları birlikte geçirilen sürenin ve uyumadan önce edilen sohbetin süresi azalmıştır. Erkek artık bunu pek istememektedir. Bu durum bizim “Acaba aldatıyor mu?” sorusunu sormamıza neden olur. Böyle davranan erkeklerin bir bölümü gerçekten aldatır. Aldatma henüz gerçekleşmemişse de, aslında bu şekilde sevgili veya eşe ayrılan zamanın azaltılması aldatmanın zeminini de hazırlayabilir. Halihazırda birbirinden uzaklaşmış, birbirine zaman ayırmaya isteksiz bir çift, aldatma ile karşılaşma olasılığı yüksek olan bir çifttir.
  • Size Daha da Yakınlaşır : Erkeklerle kadınların ayrıldığı önemli noktalardan biri olarak bu sayılabilir. Kadın aldatırken sevgili veya eşten belirgin şekilde uzaklaşır. Kadının aldatmadan önceki döneme göre daha yakın davranması ile daha seyrek karşılaşırız. Erkek eşini / sevgilisini aldatmaya başladığında eşine “Bak ilişkimiz yolunda gidiyor. Her şey çok iyi durumda” dedirtmek için bazı girişimlerde bulunur. Bu girişimlerin ana teması “Yakınlaşmak” üzerinedir. Tatil organizasyonları yapar, akşam yemekleri için dışarı çıkarır, kendisi yemek hazırlar, hediye alır, daha sık yakınlaşma isteği duyar. Bunlar kadınların ve erkeklerin aldatırken farklı yaptıkları şeyler olarak dikkatimizi çeker.
  • Cep Telefonuyla Banyo Yapmaya Başlar : Erkeğin aldatmasında cep telefonu çok net bilgi sunar. Cep telefonu ile daha fazla zaman geçiren erkek, telefonunu yanından hiç ayırmaz. Duş alırken telefonu elinde tutabilecek kadar telefonla bir aradadır. Telefonuna bir veya iki şifre koyar. Telefonuna bakılmasından hiç hoşlanmaz, telefonuna bakıldığında sert, öfkeli tepkiler verir. Bunlar elbette sevgilisi ile aynı evde yaşayan erkeğin ve evli erkeğin davranışıdır. Sevgilisinden ayrı evde kalan erkek bu tür çabalar göstermek zorunda değildir. Fark edilebilecek en belirgin davranış değişikliği, cep telefonunu sürekli kontrol etmesi ve siz baktığınızda gerginleşmesidir. Telefonunun ekranını görmemeniz için uğraşması ve ne yaptığını anlamamanız için ekstra çaba göstermek zorunda kalması sizin fark edebildiğiniz bir seviyeye geldiyse, sizi aldatıyor olabilir.
  • Ortak Amaçlardan Vazgeçmiştir : Onunla birlikte yaptığınız, ikinizin birlikte kararlaştırdığı ortak amaçlar artık anlamını yitirmiştir. Bu ortak amaçlardan biri nişan ve evliliktir. Erkek aldatırken artık “nişan” ve “evlilik” kelimelerinin anlamını kaybettiği bir sürece girdiği için bunları tek taraflı olarak iptal eder. Aslında bu durumdan hiç bahsetmese ve “Her şey yolunda” mesajı vermeyi sürdürse, kadın açısından büyük bir travma yaşanmayacaktır. Ancak “Nişanı erteleyelim” veya “Evlilik için biraz daha düşünelim” dediğinde, kadın işlerin gerçekten de yolunda gitmediğini anlamaya başlar.

İlişkinin Ciddi Olduğu Nasıl Anlaşılır?

İlişkinizin ciddi bir ilişki mi, yoksa sadece birkaç gün sürecek yüzeysel bir ilişki mi olduğunu anlamak bazen çok basittir. Karşınızdaki insanın sizin mesajlarınıza 3-4 gün süre sonra cevap vermesi bir göstergedir. Sizinle yüz yüze veya telefonda konuşurken aşırı rahat olması bir göstergedir. Rahatlıktan da öteye varan umursamaz tavırlar, ilişkinizin ciddi olup olmadığı ile ilgili çok önemli bilgiler verir. Ciddi olmayan ilişkilerde, karşı tarafın davranışlarına baktığınızda bunları görürsünüz.

Siz karşınızdaki insana bu şekilde davranıyorsanız, o zaman da anlayabilirsiniz ki siz bu ilişkide ciddi değilsiniz. Ciddi ilişkilerde, kendi davranışlarınız ve sözleriniz konusunda dikkatli olursunuz. Partnerinizin size vereceği tepkiler konusunda da dikkatli ve tetikte olursunuz. Umursamaz bir durumda olmazsınız.

Canlıların taksonomisine, yani sınıflandırılmasına kısaca değinmek istiyorum. Primat olarak adlandırılan takımda yer alan tüm memeli canlılar ortak bazı özelliklere sahiptirler. Evrimsel psikoloji, primatların eş seçme davranışları hakkında bize önemli bilgiler sağlıyor. Bu bilgilerden yola çıkarak biz insanların nasıl eş seçimi yaptığımızı açıklamaya çalışıyor. Primat takımındaki canlıların dişileri, toplulukta fiziksel olarak güçlü olan erkeği kendisine eş olarak seçiyorlar. Erkekler ise sağlıklı ve genç dişiyi kendisine eş olarak tercih ediyor. Erkeğin sağlıklı ve genç eş tercihi, doğurganlık ile ilişkilendiriliyor. Yani eşinin doğurgan olmasını tercih ettiği düşünülüyor. Kadının güçlü erkeği seçmesi ise yeni doğacak bebeklerine onlara ihtiyaç duydukları besinleri ve güvenliği sağlayabilecek bir baba sağlama çabasıyla ilişkilendiriliyor.

İlk Görüşte Aşk Var mı?

Bazı insanlar ilk görüşte aşkın var olduğuna inansalar da, aslında bu bir yanılgıdır ve nadiren görülür. Bazı bilimsel kaynaklara göre ilk görüşte aşk yoktur. İlişkinin geleceğine güvenilir bir bilgi vermez, herhangi bir anlamı da yoktur. Yaklaşık 20 yıldır devam eden çalışmalarımda, karşılıklı olarak ilk görüşte aşk yaşadığına inanan pek çok çift tanıdım. Bu çiftlerin şiddetli ilişki sorunları yaşadıklarına ve bitmiş evlilikleri sürdürmeye çalıştıklarına çok şahit oldum. Bu nedenle de, bir insanın partnerini ilk gördüğü anki hislerinin insanı yanıltabileceğini belirtmek istiyorum.

Sevgilim Benimle Evlenmek İstiyor mu?

“İlişkimiz evliliğe gider mi” veya “Sevgilim benle evlenmek istiyor mu?” sorusunu kendinize soruyor olabilirsiniz. İlişkimizin evlilik yolunda ilerlemesini isteriz. Çoğu insan yaşamının bir döneminde bunu istemeye başlar. Peki ilişkinizin kaderini bilebilir misiniz? İlişkinizin biteceğini veya evliliğe doğru ilerleyeceğini anlamanın sağlıklı bir yolu var mı?

En başından bu ilişki evliliğe gider veya bu ilişki kısa sürer ve biter diyebilmek imkansızdır. Burada yer vermek istediğim bir ipucu size bir fikir verebilir. Yanlış anlaşılmak istemem bu yüzden size fikir verebilir diyebiliyorum.

20 yıldır çiftlerle çalışıyorum. Bu çiftlerin bir bölümü evlenmiş çiftler. Bir bölümü evlenmek isteyen, ancak bu hedeflerine ulaşamamış çiftler. Bir diğer bölümü ise, evlilik kelimesini duyduklarında gerginleşen çiftler.

Evlenme hedefine ulaşan çiftlerin büyük bir bölümü ve mutlu evlilik yaşamına sahip evli çiftlerin neredeyse tamamı şu özelliklere sahiptirler:

  1. Evlilik öncesinde, nişan öncesinde ve henüz ilk tanıştıkları zamanlardan itibaren iyi arkadaştırlar,

2. Birbirlerinin anne baba, kardeş, kuzen, akraba ve arkadaşları ile tanışır dost olurlar,

3. Birbirlerine karşı da, anne baba, kardeş, kuzen, akraba ve arkadaşlara karşı da hem ilgili, hem duyarlıdırlar.

İlişkinin evliliğe doğru gitmesi konusunda bu 3 madde size bir fikir verebilir. Evlilik hedefine ulaşıldıktan sonra mutlu evlilik yaşama konusunda da bu saydığım maddeler size fikir verecektir.

Evet, “Sevgilim beni seviyor mu?” başlıklı yazımın sonuna geldik. Umarım bu yazımla sorularınızın cevaplarına ulaşmanızda size yardımcı olabilmişimdir.

Eğer ilişkinizle ilgili benden yardım almak isterseniz detaylı bilgi için tıklayınız: Çift Terapisi Nedir

Klinik Psikolog Serhat Damar

Yayım tarihi
İlişkiler olarak sınıflandırılmış

Serhat Damar tarafından

Serhat Damar, 2002 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olmuştur. Klinik Psikoloji alanında yüksek lisans eğitimini tamamlayarak Klinik Psikolog ünvanı almaya hak kazanmıştır. Dünyaca ünlü çift terapistleri ile çalışarak bu uzmanlardan çift terapisi eğitimleri almıştır. İstanbul'da Çift Terapisti olarak görev yapmaktadır.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir