Evlilik Öncesi Danışmanlık

Evlilik Öncesi Danışmanlık Nedir?

Evlilik öncesi danışmanlık , ömür boyu birlikte yaşamak anlamına evliliği düşünen çiftlerin ilişkisini geliştirmeyi amaçlayan çalışmadır. Çift terapisti sadece evlenmeye hazırlanan çiftin sorduğu soruları yanıtlamakla kalmaz, aynı zamanda aralarında önemli çatışmalara neden olan durumlarla da ilgilenir.

Evlilik öncesi danışmanlık, çiftlerin evlilikle ilgili sorularını yanıtlamak için kısa bir danışmanlık çalışması şeklinde gerçekleştirilebilir. Bazı durumlarda ise çiftler tarafından bildirilen ilişkisel sorunları çözmek için uzun vadeli çift terapisi şeklinde de gerçekleştirilebilir. Benim kendi uygulamalarımda her ikisini de yapıyoruz. Bunu ise çiftin ihtiyaçlarına ve taleplerine göre beraber kararlaştırıyoruz.

Evlilik öncesi danışmanlık, eşlerden birini sorun veya hasta olarak tanımlayan ve bu şekilde ilerleyen bireye odaklı bir terapi değildir. Evlilik öncesi danışmanlıkta çeşitli konular ele alınmaktadır. Konular ele alınırken ve tanımlanırken, ilişkiyi ve ilişkide görülen sorunları ele alıyoruz. Eşlerden birini “hasta” ya da “sorun” kabul eden yaklaşımı ben benimsemiyorum.

Evlilik Öncesi Danışmanlıkta Amaç Nedir?

Hedefimiz, ilişkiyi ve evlilikte sorunlara neden olan veya evlenmeye hazırlanırken sorun yaratabilecek durumları ele alıp düzeltmektir. Bir veya iki eşin karşılıklı suçlanması, çift arasındaki ilişkinin durmasına, hatta bazen geriye doğru gitmesine neden olur. Suçlama gibi olumsuz yaklaşımlar kesinlikle evlilik öncesi danışmanlıkta yeri olmayan yanlış yaklaşımlardır. Bu alanda görev yapan uzmanlar bu tür zararlı davranışlarda bulunmamaya dikkat etmelidir. Aksi takdirde çiftin amacına ulaşması zorlaşacaktır. Çiftin sorunu çözülmediği gibi, mevcut sorunlara yepyeni başka sorunlar da eklenebilir.

Evlilik öncesi danışmalık seanslarının bazı önemli amaçları vardır. Başından itibaren (ilk görüşmeden itibaren) danışman ile çift arasında dengeli ve güvene dayalı bir ilişki kurmak önemli bir hedeftir. Sürecin ikinci aşamasında sağlıklı bir çiftin ilişkisinin temel özelliklerini vurgulayan ilişki eğitimi gerçekleştirilir.

Bu eğitimde çiftler, kendileri, kurulan ilişkileri ve evlilik ilişkileri (bu, temel eş ilişkisinin bir sonraki üst aşamasıdır) hakkındaki düşüncelerini karşılaştırma fırsatına sahip olurlar. Örneğin, bir erkek partner “Bir erkeğin eşinden uzak durması gerektiğini” düşünür ve bu fikri, ilişkinin doğasına daha uygun ve daha gerçekçi olan “Bir erkek samimi ve partnerine yakın olmalıdır” fikriyle karşılaştırır. Bu önyargıların sorunlardaki rolü netleştirilerek ilerlenir.

Evlilik öncesi danışmanlıkta önyargılar ve gerçekçi olmayan varsayımlar çiftle birlikte gözden geçirilirken asla çiftin eylemlerine / yargılama ve kınama gibi tepkiler verilmez. Bu aşamaya ulaşıldığında, önyargıların ve gerçekçi olmayan varsayımlar kişiye doğru gelse de gerçek dışı olduklarını göstermek mümkün olmaktadır.

İyimserlik ve Kötümserlik Süreci Nasıl Etkiler?

Bazı olumsuz durumlarda, çiftin aşırı derecede iyimser olduğu görülebilir. Aslında karşılaşılabilecek durumlar çiftin beklentilerinden çok daha olumsuz olabilir ve çiftin veya eşlerden birinin beklentileri çok olumlu ve iyimserdir. Örneğin alkol bağımlılığı veya nişan döneminde aldatma ile ilgili olarak “bu sorunun evlilikten sonra otomatik olarak çözüleceği” beklentisi gereğinden fazla olumludur. Bazı sorunlar kolayca çözülebilse de, alkolizm, hastane ortamında yatarak tedavi edilebilen bir hastalıktır.

Aynı şekilde aldatma ciddi bir sorundur ve hafife alınıp geçiştirilmesi sonrada çok daha büyük felaketlere yol açabilir. Evlenince alkol bağımlılığının kendiliğinden iyileşmesi son derece iyimser ve gerçekçi olmayan bir beklentidir. Benzer şekilde, aldatma eylemi, ciddi bağlanma sorunları olduğunun önemli bir kanıtı olarak görülmelidir. Bağlanma sorunları olan bir partner evlendiğinde, bu durum kendiliğinden geçmeyecektir. Bu nedenle, “Nişanlıyken beni aldattı ama resmi nikahlı olsak kesinlikle yapmazdı” yorumu da alkolizm durumuna benzer şekilde, gerçek dışı bir düşüncedir.

Benzer şekilde, yaşanan durumlara ve sorunlara ilişkin kötümser yaklaşım da aynen aşırı iyimser yaklaşım gibi, sürece zarar verir. Gerçek dışı beklentilere neden olarak hem bugün olanları hem de gelecekte ortaya çıkması muhtemel durumları anlamayı zorlaştırır.

Amaç Mutlu Çift Olmak mı?

Evlilik öncesi danışmanlığın nihai amacı, ilişkiyi “mutlu bir çift ilişkisine” dönüştürmektir. İnsan yaşamında ve gelişiminde her zaman kolaydan zora giden bir süreç görüyoruz. Yeni doğanlar hareketsizdir. Sonra emeklemeye başladığını, ve sonra ayağa kalkmayı öğrendiğini görürüz. Bir süre sonra yürüdüğünü, ve bir zaman sonra da gitmek istediği yöne doğru koştuğuna şahit oluruz.

Tıpkı insanların doğumdan itibaren gelişmeleri gibi, ilişkiler de benzer bir gelişim sürecine sahiptir. Birincisi, iki kişi birbirini anlar, zaman geçtikçe birbirlerinin olumlu ve olumsuz yanlarını keşfederler. Bunlara tepki vermeye, birbirleriyle iletişim kurmaya ve birbirlerini sevmeye başlarlar. Çiftler, duygular olmadan ilişkilerini geliştiremezler.,

Çift İlişkisinde Duygular Neden Önemli?

Duygular, iki eş arasında bir bağ kurduğu için önemlidir. Bir arada tutan, bağlayan aşk ya da sevgi değil, insanlar arasındaki duygulardır. Evlilik öncesi danışma, bu duygusal bağları kurmak ve güçlendirmek amacına hizmet etmektedir. Eşlerin arasındaki duygusal bağ çok önemlidir, çünkü “mutlu çift ilişkisi” ve “mutlu evlilik” bu bağın gücüne ve derinliğine bağlıdır. Duygusal bağ zayıflar ve koparsa, ilişki yüzeysel ve ayrık iki insanın uzak ilişkisi olarak gerçekleşecektir.

Evlilik öncesi danışma, birbirimizi tanımakla başlar. İlk seanstan itibaren her aşamasında samimiyet ve güvene dayalı sağlıklı bir ilişki kurulduktan sonra karı koca arasındaki ilişkide ortaya çıkan veya doğabilecek durum, düşünce ve beklentiler netleştirilir. Önemli kısımlar vurgulanır ve incelenir.

Partnerlerden birine rahatsızlık veren ilişkide, tutumlarda, davranışlarda ve beklentilerde mevcut bulunan veya sonradan ortaya çıkabilecek sorunları ve gerçekçi olmayan düşünme biçimlerini araştırın. Her iki eş de mutlu bir ilişki geliştirmek için önemli hedefler belirler, her ikisi de bunu kabul eder ve bunun için gerekli çabayı gösterir.

Eşle Empati Yapmak Zor mu?

Evli çift arasındaki ilişki, temel bir iletişim yöntemi ve daha çok hisseden, daha dikkatli dinleyen, dinlemesini ve anlamasını daha aktif ifade eden, böylece yol gösteren bir iletişim modeli ile ele alınmaktadır. Evlilik öncesi danışmanlık, sorulan bir soruyu duymak ve cevaba uyan kelimeler üretmek yerine daha iyi bir dinleyici olmayı, “eşimize duygularımızı ifade etmeyi”, “anlayışı” ve “hissetmeyi”, yani empatiyi içerir. Bunu yapamayan biri için empati zordur.

İki partner arasındaki bağ için merhamet gereklidir ve sadece bir söz ifadesiyle “Seni anlıyorum” dediğinizde bunu yapmış sayılmazsınız. Gerçekten anlamalı, gerçekten hissetmelisiniz. Gerekli adımları önceden atarak, temel becerileri geliştirerek ve rol model haline gelerek empati belirli ölçü ve kapsamlar dahilinde geliştirilebilir.

Evlilik Öncesi Danışmanlıkta Hangi Konular Çalışılır?

Evlilik öncesi değerlendirmelerde, aşağıdaki sorunlarla birlikte, çiftin bildirdiği sorunlar veya eş için sorun yaratabilecek durumlar incelenir:

  • İlişkide eş ve evlilik beklentileri,
  • Aile ve akraba ile ilişkiler,
  • İş hayatı ve ekonomik geçim sorunları,
  • Cinsel işlev bozuklukları,
  • Birlikte geçirilen zamana ilişkin problemler.
  • Görev ve sorumlulukların paylaşımı ile ilgili sorunlar

Farklı fikirler her zaman bir zenginlik olarak görülmeli mi? Erkeklerin ve kadınların evlilik ve yaşamla ilgili pek çok konuda farklı görüşlere sahip olduğunu gördük. Aynı konuda tamamen farklı fikirleri olabilir ve bazen de aynı şekilde düşünürler. Farklı şekillerde düşünme ve birbirlerinin farklı görüşlerine saygı duyma yetenekleri, birbirleri arasındaki ilişkiyi anlamlandırır ve güçlendirir. Bazı durumlarda, farklı düşünce zenginlik olarak kabul edilemez. Bu durumlara örnekler verebiliriz. Yıllar önce sitemin yorum bölümüne yazılmış bir mesajla devam edelim. Farklı düşünceler insani değerlere, haklara ve hukuka aykırı olduğunda maalesef felaketler meydana gelir …

“Merhaba Psikolog Serhat Bey. 33 yaşında, üniversite mezunu, evli bir kadınım. Eşimle ikinci evliliğimiz. Eski eşim şiddet uygulayan ve beni inciten bir adamdı. Kötüydü. Bana uygulanan tüm şiddet ve işkencelerden dolayı hapis cezasına çarptırıldı. İlk evliliğimin yarasını iyileştirmem uzun zamanımı aldı. Aradan birkaç sene geçtikten sonra şimdiki eşimle tanıştım ve ondan gelen evlenme teklifini kabul etti. O ve ben aynı işyerinde çalışıyorduk. Beni çok sevdiğini söyledi, bana iyi davrandı ve sonra tekrar dünya evine girdim. Bu sefer yaranın iyileşeceği ve mutlu bir kadın olacağım için çok mutlu olmama rağmen, evlendiğim erkeğin yarayı iyileştirmediğini, daha çok kanattığını görüyorum.

Kafamı sürekli karıştıran bir şüphem var: “Başka bir kadın mı var?” Zaman geçtikçe bunu araştırma isteğim ve şüphem azaldı. Artık kalbimde sadece can sıkıntısı ve acı var. Bıktığım ve pes etmeme neden olan şey onun yaşam tarzı. Eşimle eve girdiğimizde onunla bir aramızda hiçbir ilişkimiz yok. Doğruca odasına gidiyor ve hiçbir şey paylaşmıyor. Ben de salona gidiyorum. Ben onunla konuşmak isteyip odasına gittiğimde sinirleniyor ve beni kovuyor.

“Odama girme!” diyor. Biz hiç sohbet etmiyoruz. Aramızda paylaşım yok. Ayrıca yakınlaşmamız da hiç olmuyor. Bu evlilik nasıl oldu anlamıyorum. Çiftler birbirleriyle hiç mi konuşmaz ve yakınlaşmaz? Uzun süre birbirimizle temas kurmadan aynı evde yaşamaya çalıştığımızda, son zamanlarda isyan edip ona böyle yaşamamızın normal olmadığını anlatmaya çalıştım. Bana döndü ve “Sana bir şans daha vereceğim” dedi. Bana bir şans verecek mi? Çaresizim. Psikoloğa gitmek istediğimi söylediğimde hep aynı cevabı veriyor: “Ben deli değilim niye psikoloğa gidiyormuşum? Sen git. Sen delisin!”

“Bu cevap beni rahatsız etse de yapabileceğim hiçbir şey yok. Çok çaresizim. Birbirimizin varlığına yabancılaştık ve yalnız kalmaya alıştık, öyle ki kendim için yemek hazırlarken o da mutfağa gelip bir anda içeri girdiğinde korkuyor ve dehşete düşüyorum. Eminim o da aynı şekilde korkup tedirgin oluyordur. Sanırım onun önemli bir problemi var. Onun sorunu önemli çünkü bizim bir çift ya da aile olmamızı engelliyor. Efendim, artık sorununun ne olduğunu da bilmek istemiyorum. Bana yaptığı şeyin duygusal ihmal olduğuna eminim ve duygusal olarak ihmalkar olmamalıyım. Allah izin verirse ondan boşanmak ve hak ettiğim hayatı hayallerime göre inşa etmek istiyorum”

Bu mektupta adı geçen kişinin evlilik öncesi danışmanlığa hiç katılmadığını belirtmekte fayda var. Yaklaşık 20 yıllık mesleki deneyimime dayanarak şunu söyleyebilirim ki bu mektupta anlatılan kişi, “Gelmiyorum. Sen git. Ben deli değilim. Sen delisin” dediği için bir psikoloğa veya çift terapistine asla gitmez. Tesadüfen, ya da zorlama ile gitse de fayda görmez çünkü terapilerden yarar gören kişiler, daha dengeli, daha sağlıklı düşünebilen, aynı zamanda gönüllü olarak yardım almayı isteyen kişilerdir.

Bu doğaya sahip insanlar bazen çalışmayı kabul etmiş ve sorunları çözmek istiyormuş gibi görünürler, ancak kişisel sorunları her zaman her şeyi gölgede bırakır ve sorumsuz ve ihmalkar bir şekilde davranmaya devam ederler. Aslında bu soruyu birçok durumda sorabilirsiniz ve her duruma “Hayır” cevabı en uygun cevap olacaktır. “Bu tür doğaya sahip insanlarla iyi geçinmek mümkün mü?”, “Bu tür doğaya sahip insanlarla duygusal bağlar kurabilir misiniz?”, “Bu tür doğaya sahip insanların derin bir bağları olabilir mi?”, “Karısına ve çocuklarına önem veren bir baba mı? “,” Bu tür insanlarla yaşamak mutluluk getirir mi? “,” Bu nitelikteki bir kişi zor zamanlarda karısının yanında kalıp ona destek olur mu? “. Tüm bu soruların doğru cevabı tahmin edebileceğiniz gibi “Hayır” dır.

Evlilik Öncesi Danışmanlık Sadece Sohbet mi?

Evlilik öncesi danışmanlık seanslarında çiftin soruları belirli zamanlarda cevaplanıp tartışılsa da, bu araştırma sohbet etmekten ve çift arasındaki ilişkiyi tartışmaktan daha da fazlasıdır. Evlilik öncesi danışma her zaman çiftle mi yapılır? Genellikle, eşler (eş, sevgili veya nişanlı) evlilik öncesi danışmanlık çalışmalarına birlikte katılır ve tüm seanslar çiftle yapılır. Çift, olumsuz hissettiren sorunları ve durumları keşfetmek, karşı tarafla iletişim kurmak ve geri bildirim sağlamak için katılmaya gelmelidir. Bazı çiftlerde sorun daha kişiseldir ve çift halinde görüşülmesi gerekmeyebilir.

Evlenmek isteyen kişiler, eşleri evlenmeye hazır olsa bile (olumlu davranış, anlayış ve güven gösteren bir eş) evlilik baskısı altında hissedebilir. “Henüz evlenmeye hazır değilim!” diyebilirsiniz. Bu durumda, partnerle ayrı bir değerlendirme yapılması uygundur. Bunu yapmak daha çok kişisel danışmanlık gibidir. Bireysel görüşme şeklinde başlar ve ilişkiler alanında devam eder. Bu iş esas olarak bireysel olsa da, partner uygun bir zamanda evlilik öncesi danışmanlığa katılır.

Evlilik Öncesi Danışmanlık Yararlı mı?

Evlilik öncesi danışmanlığın yararlılığı, esas olarak partnerlerin beklentilerine (dil, nişanlı veya sevgili) ve bu çalışmaya gönüllü katılımlarına bağlıdır.

Dolayısıyla, beklenti “Nişanlımı daha iyi anlamak istiyorum” veya “Bir konuda anlaşmazlığımız var. Bu konudaki anlaşmazlığı çözelim” ise bu araştırma şüphesiz faydalı olacaktır. Bu çalışma, her iki tarafın da gönüllü ve içtenlikle bu sürece katılmasıyla amacına ulaşacaktır.

Evlilik Öncesi Danışmanlık Hangi Durumlarda Yararsızdır?

1 İsteksiz ve Gönülsüz Olma Hali : Şöyle derseniz: “Nişanlımla evlilik öncesi danışmanlığa şimdi gidemem. Bu tür şeylere inanmıyorum, ama bir ara bakarız”. Evlilik öncesi danışma size ve nişanlınıza fayda sağlamaz.

Birinden yardım almanın ve uzmanlık alanında ona danışmanın faydalı olduğunu düşünmüyorsanız, bu tür danışmanlık çalışmalarına katılmayın. Bu tür çalışmalar ve terapiler, yararlı bulan kişiler için uygundur. Yararlanmayı beklemeyen kimse yararlanmayacaktır. Sadece nişanlınızı kırmak istemediğiniz için bu çalışmaya katılmayın.

2 “Siz Çok Daha İyi Biliyorsunuz” Dese de Kendi Bildiklerini Yapmaya Devam Edenler : Çalışmalara katılan bazı çiftler bizlere bu “Siz daha iyi bilirsiniz” sözünü söylemekle birlikte önceki çatışmalara neden olan yaklaşımları ve davranışları sürdürürler. Çalışmalardan fayda görmek için önerilen yeni davranışları, yeni felsefeyi uygulamak son derece önemlidir. Uygulayanlar fayda görürken, uygulamayanların ilişkilerinde hiçbir düzelme olmaz.

3. “Biz Zaten İletişim Halindeyiz” Diyen Çiftler : Bazı çiftlere herhangi bir konuyla ilgili bir tartışmayı yeniden açmalarını istediğimizde, kesinlikle iletişim kurmadıklarını görürüz. Karşılıklı olarak sorular cevaplar havada uçuşur. Suçlamalar, yargılamalar, sonrasında karşılıklı olarak tartışmalar. Bir şeyler söylense de bu kesinlikle iletişim değildir.

Bazen “İletişim halindeyiz” veya “Birbirimizi on yıldır tanıyoruz” desek de iletişim kurmadığımızı ve 10 senede birbirimizi hiç tanımadığımızı görürüz. Nasıl iletişim kuracağımızı bilmiyorsak on yıl boyunca bağ kurmadan uzak bir şekilde ilişkiyi sürdürdüklerini insanlara gösterebildiğinizde, ihtiyaç duydukları şeyin gerçek iletişim ve bağ kurmak olduğunu anlarlar. Evlenmeyi planlayan nişanlıların ve nişanlıların beklentileri bazen anne babalarının ve yakınlarının planlarıyla çelişmektedir.

Ebeveynlerin ve yakınlarının kendi planları varsa ve evlenmek üzere olan çifte maddi destek de sağlıyorsa o zaman planın kendi istedikleri şekilde ilerlemesini beklerler. Örneğin yeni bir ev için mobilya satın alan bir baba, kendi zevkine göre mobilya seçer. Ya da kendi satın alma gücüne ve zevkine göre mobilya alır. Anne babaların eşya seçimi, yeni evliler arasında gerginliğe neden olabilecek bir durumdur. Bir çok gelin “Mobilyamı bile kendim seçemedim” der. Bu ve buna benzer durumların tümü, evlilik öncesi danışmanlık sürecinde çalıştığımız konulardandır.

“Evlilik öncesi danışmanlık nedir” sorusuna cevap verdiğim yazımın sonuna geldik. Evlilik öncesi danışmanlık hakkında bu yazımda yeterli bilgi verdiğimi düşünüyorum. Sorularınıza cevap bulamadıysanız, lütfen bu yazının altında yer alan soru / yorum bölümüne yazınız. Size en kısa zamanda cevap vereceğim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir