Boşanma Kararı Almak İçin En Geçerli 6 Neden

Boşanma, evli çiftlerin çözülemeyen sorunlar karşısında almak zorunda kalabildikleri zor bir karardır. Boşanma, yaşadıkları kronikleşmiş, çözülemeyen sorunlar nedeniyle ilişkileri bozulan çiftlerin mahkemeye yapmış oldukları başvuru neticesinde, yasalar önünde eşlerini kendileriyle birleştiren hukuki bağların ortadan kaldırılmasıdır. Bu yazımızda, boşanma kararı almak için en geçerli nedenleri açıklayacağız.

Boşanma kısa ve basit bir kelime olsa da, boşanma kararı vermek, insanların zorlandığı ve eyleme geçme aşamasında duraksadığı bir durumdur. Çiftler sorunlarını çözme konusunda yetersiz kaldıklarında ya da bir tarafın istediği önemli bazı değişiklikler yerine getirilemediğinde son çözüm olarak boşanma düşünülmektedir. Peki boşanma kararı çabuk ve aceleyle verilebilir mi?

Boşanma kararı çabuk ve acele verilmemesi gereken bir karardır. Tam tersine sakin düşünülmeli ve hiç aceleye getirilmemelidir. Evlilikte bir çiftin karşılaşabildiği çoğu sorun evliliğin gündelik sorunları iken, bu yazıda ele alacağımız 6 neden ya da durum, boşanma düşüncesinin mantıklı olduğu durumlardır.

boşanmaya karar vermek
Boşanma kararı almak için en geçerli nedenler

Toplumu oluşturan tüm insanların “Bunlar benim için boşanma nedenidir” diyebileceği kesin boşanma nedenleri olmasa da, 2002 yılından bugüne çiftlerle yaptığımız evlilik ve aile danışmanlığı çalışmalarından çıkarabileceğimiz ve çoğumuzun boşanma kararı almak için geçerli nedenler olarak kabul edebileceğimiz 6 neden var. Bu nedenleri hem listeleyelim, hem de kısaca açıklayalım:

1.Sadakatsizlik Alışkanlığı

Sadakatsizlik ya da aldatma, istenmeyen bir durumdur ve yaşandığında bir çiftin ilişkisine büyük zararlar verir. Bazı çiftler, aldatma/aldatılma durumunda bununla başaçıkmayı başararak, evliliklerini daha da güçlendirerek yollarına devam ederler. Aldatma/aldatılmanın yaşandığı bazı evlilik ilişkilerinde ise, bu davranış sürekli tekrarlanır. Sadakatsizliğin ne zaman başladığı belli olmadığı gibi, ne zaman biteceği de belirsizdir. Hatta bazen hiç bitmez. Bazıları sadakatsizliği bir alışkanlığa dönüştürmüşlerdir. Bundan vazgeçmiş gibi görünseler de aslında vazgeçmeyi hiç düşünmezler. Bazı insanlar aldatmayı aldatma olarak görmez, bir hak olarak görürler. Bunu kendi hakkı olarak görenler, sadakatsizlik yapmayı sürdürürler. Aldatma için her defasında başka nedenler ileri sürülebilir. Sadakatsizliğe uğrayan insanlar kendilerini sorgularlar, ilişkilerinde neyin yanlış gittiğini sorgularlar. Bazen mantıklı ve gerçekçi sonuçlara ulaşırlar ancak bunların hiçbiri,  sadakatsizliği alışkanlık edinmiş bir eşin bu davranışını değiştirmeye yetmez. Sadakatsizlik alışkanlığı olan bir eşten boşanmak mantıklı bir karardır.

Gerçekçi düşündüğümüzde şu sonuca ulaşırız: “Aldatmak yanlıştır ve aldatma için gösterilen nedenlerin hiçbiri aldatmayı meşrulaştırmaz”. Sadakatsizlik hakkındaki yazım Aldatmak Nedir

2.Eşler Arası Fiziksel Şiddet Alışkanlığı

Şiddet, eşlerin düzgün iletişim kuramadığı durumlarda ortaya çıkan ve ilişkiye zarar veren bir durumdur. Eşler arası şiddet, her iki eşin ve ilişkinin çok önemli bir sorunu olsa da, temelde şiddetin kaynağı olan eşin düzeltmesi gereken bir sorundur. Fiziksel şiddet uygulayan eş çoğunlukla erkek, nadiren de kadındır. Fiziksel şiddet en basit vurma eylemiyle başlar. Zarar vermeye, yaralamaya, daha sonraları sakat bırakmaya ve öldürmeye kadar gidebilen kötü bir yoldur. Bu kötü yola girilmemesi ve şiddet uygulayan eşin bundan pişmanlık duyması iyi bir şeydir. Davranışlarını değiştirmesi, öfke kontrolüyle ilgili profesyonel yardım alması gereklidir. Eşini şiddetle kontrol etmeye çalışmak yerine kendi kendini kontrol edebilmeyi öğrenmesi en sağlıklı yoldur.

Bizim önerimiz bunlar olmakla birlikte, bazen insanlar fiziksel ve sözel şiddeti haklı görebilmektedirler. Fiziksel şiddetin hiçbir haklı ve insani yanı yoktur. İnsan doğasına, insan haklarına ve insanlığın tüm değerlerine aykırıdır.

Eşlerin ya da eşlerden birinin sorunları çözmede kullanabildikleri tek yöntem şiddet olduğunda, hatta bu bir şiddet alışkanlığına dönüştüğünde, artık boşanma kararı mantıklı bir çözüm olarak düşünülmelidir.

3.Eşler Arası Sözlü Şiddet Alışkanlığı

Sözlü şiddette kişi eşine hakaret eder, küfreder, onu aşağılayan lakaplar takar. Bu tür sözlü şiddet davranışlarıyla kişi eşine son derece olumsuz duygular yaşatır. Hakaret edilen, küfredilen ve aşağılanan bir insan kendisini kötü hisseder, zamanla kendine güvenini kaybeder. Gördüğü sözel şiddet nedeniyle psikolojik olarak rahatsızlanabilir, çok ciddi ruhsal sorunlar yaşayabilir. Sözlü şiddete maruz kalan çocuklar da bundan zarar görür ve muhtemelen çocuklar da zaman zaman sözel şiddete maruz kalırlar. Bu nedenle, sözel şiddet bağımlısı bir eşten uzak olmak, onunla aynı evde oturmaktan çok daha sağlıklıdır. Sözlü şiddet uygulayan, hakaret eden, küfreden, aşağılayan ve bu davranışlarının yanlış olduğunu anlamayan ve bu davranışlarını değiştirmeyen bir eşten boşanmak mantıklı bir karar olacaktır.

4.Para Kaybetme Alışkanlığı

Kadınlar alışverişi severler ancak büyük çoğunluğu hesap yaparak, ay sonunu düşünerek harcama yaparlar. Aile bütçesini ve ekonomisini sarsacak alışverişlerden kaçınırlar. Ailenin parasını dikkatli harcamaya özen gösterirler. Bazı kadınlar ise daha farklı davranırlar. Aile bütçesini ve ekonomisini umursamadan yüklü alışverişler yaparlar, ihtiyaç olmasa da satın alırlar. Evde bulunan bir eşyanın daha farklısını, daha yenisini alırlar ve bu alışverişin bir sonu yoktur. Alışverişin bir sonu olmadığı için aile bütçesi sarsılır, ödemeler yapılamaz, gereksiz şeylere para harcandığı için gerçekten ihtiyaç duyulan gerekli şeyler alınamaz.

Bazı ailelerde ise erkek kumar oynar. Kumarı gizli gizli oynar ve başlangıçta kimse onun kumar oynadığını anlamaz. Zamanla borç senetleri gelmeye başlar. Kredi kartı ekstreleri geldiğinde ya da gizlenen borçların ödenememesi nedeniyle mahkeme davaları görülmeye başlandığında durumun ne olduğu anlaşılır. Toplumumuzda bu şekilde çok sayıda kadın eşinin kumar alışkanlığını görmezden gelir. Aynı şekilde çok sayıda adam eşinin para harcama alışkanlığına göz yumar. Gerçek şu ki, kumar oynama ve alışveriş yapma davranışlarının ortak özelliği, ikisinin de “para kaybetme eğilimi” olmasıdır. Eş bu para kaybetme eğilimiyle aile bütçesini sarsar. Belli bir süre sonra aileyi borç batağına sürükleyip, ödenmesi imkansız hale gelmiş çok ağır yükler altına sokabilecektir. Burada ele aldığımız türden kronik ve tekrarlayıcı para kaybetme eğilimleri ya da alışkanlıkları, boşanma kararı almanın mantıklı olduğu durumlardır.

5.Alkolizm ve İçki Alışkanlığı

Alkolizm de aynen kumar ve alışveriş bağımlılığı gibidir. Kişi ciddi olarak değişmek isterse ve profesyonel yardım almayı kendisi isterse düzelme şansı vardır. Alkolik bir insan eşi tarafından zorla ya da kendi isteği ve rızası olmadan, gönülsüzce alkol bağımlılığı tedavisine alındığında bu tedavinin başarıya ulaşma şansı yüzde 0 (sıfır) civarındadır. Alkolizm, kumar ve alışveriş bağımlılığı gibi hastalıklar, hasta olan kişi hastalığını kabul edip bunu yenme kararlılığını somut davranışlarıyla çok net olarak ortaya koyduklarında iyileşebilir. Aksi halde, yani zorla veya aile üyelerinin veya akrabaların ısrarlarıyla ve gönülsüzce başvurulan profesyonel yardım ne kadar iyi olursa olsun, kişi bunların faydasını görmez ve kendisi için yapılan tüm çabalar boşa gider.

Gerçek Alkolikler İçinde Bulundukları Durumu ve Tedaviyi Kabul Etmezler

Alkolizmin aile yaşamına ve aile ilişkilerine verdiği zararları görmezden gelen bazı insanlar, alkolik olmadıklarını ve alkolün ailelerine hiçbir zararı olmadığını iddia ederler. Aslında alkolizm, ailede hem eşler arası uyumu bozmaktadır, hem de çocukların dengesini ve gelişimlerini bozmaktadır. Alkolik bir anne veya babanın tuhaf davranışları, anlamsız öfke patlamaları ve duygusal iniş çıkışlarına şahit olan çocuklar bu gördüklerinden ve yaşadıklarından zarar görmektedirler. Alkolik, eşinin ve çocuklarının çektiği sıkıntılara bakarak “Ben alkolü bırakıyorum” diyemez. Alkolü bırakmayı gerçekten istemesi için alkolün bir insanı tümden bitiren, tüketen etkisini yaşaması ve deyim yerindeyse “en dibe” vurması gerekir. En dibe vurmak da yetmez, alkolik eşini ve çocuklarını kaybetmekten de korkmalıdır ki “Ben alkolü bırakmak istiyorum” diyebilsin. Aksi taktirde alkolik, kendisiyle birlikte eşini ve çocuklarını da aşağı doğru, dibe doğru çekmeye devam edecektir.

6.Aile İçi İletişimsizlik Alışkanlığı

İletişimsizlik, bir insanın kendisini eşine anlatabilmesini ve onu anlayabilmesini engeller.
Evrensel olarak her evlilikte eşler birbirlerine sorunlarını, mutluluklarını, yaşamlarında olanları anlatırlar. Paylaşım, bir evliliğin olmazsa olmazlarından biridir ve aile içi iletişimsizlik, eşler arası paylaşımı engellemektedir.

Eşler arası iletişimsizlik, bazı çiftlerin yaşamlarında artık alışkanlık halini almıştır. Eşler birbirinin duygularını, düşüncelerini ve sorunlarını bilmezler ve öğrenmek için çaba da göstermezler. Duygular, düşünceler, önemli ihtiyaçlar, acılar, sevinçler ve bir çiftin paylaşması gereken şeylerin karşılıklı olarak aktarılmaması ve kilitli kalması, evlilik ilişkisinde bozulmalara neden olur. İletişimsizlik alışkanlığı normal bir durum olmayıp, çözümü için evlilik terapisti desteği alınması yararlı olmaktadır.

Klinik Psikolog Serhat DAMAR

19 Comments

  1. 5 yıllık evliyim ve 4 yaşında bir kızım var. Aile içi iletişimsizlik, sözel şiddet, geçimsizlik… En azından benim için sevginin bitmiş durumda. Karşı tarafın sevgisini hissettirmemesi gibi sorunlarımız var ve ben ciddi anlamda boşanmayı düşünüyorum. Yine de kızım için endişeliyim ne yapmalıyım bilmiyorum.

    • Derya bunlarla ilgili olarak uzman yardımı alın. Bir evlilik terapistinden ya da evlilik danışmanından destek alarak eşinle aranızdaki çift ilişkisindeki sorunları beraberce çözün. Önce bir çözüm bulmayı düşünün. Çiftler hemen ilk çözüm olarak “boşanma” ya yönelse de o en son ve en istenmeyen çözümdür. Mecbur kalındığında boşanmak da düşünülebilir ama problemleri çözmek için destek aldınız mı? Almadıysanız mutlaka almanızı öneriyorum. Aranızdaki ilişki problemi çözümlenirse her ikinizin de sevgi, ilgi, yakınlık gibi ihtiyaçlarınız giderilmiş olur. Kızın için neden endişelisin?

      • Merhaba esim benden bosanmak istiyor bir takim konusmalardan ve sorulardan artik rahatsiz oldum diyor ve bu konular yüzünden bosanmak istiyor mesela ailesi birsey yaptiginda ona bunu sormam veya söylemem veya eski sevgilisi hakkinda birsey sormam. Sonra kiskancligim yüzünden. Artik bosanacagim dedi ve herseyi topladi gitti benide annemlere birakti. Esimin beni cok sevdigini ama benim degismicegimi düsündügü icin tekrar evliligimize bir sans daha vermedigini düsünüyorum aynisini kayinvalideme söylemis o degismez demis. Vakat esimin de cok hatalari oldu beni dinlermis gibi yapip bana hep hak verirmis gibi yapip konustu ve bunlari benim söyledigimi demis ailesine öyle anlatmis sordugumda da ben senin yüzünden kavga cikmasin diye herseye hak verirmis gibi yaptim dedi. Simdi ise kayinbabam
        Bosanmamizi istemiyor ve onunla yani ogluluyla konuscak oluyor oglum herseyi anlatsin ondan A-Z kadar herseyi dinliyim ona göre kararimi vercem diyor sizce kayinbabam bunlari bosanma nedeni olarak görürmü yoksa oglum bir sans daha taniyin dermi

        • Merhaba esim benden boşanmak istiyor. Bir takim konuşmalardan ve sorulardan artik rahatsız oldum diyor ve bu konular yüzünden boşanmak istiyor mesela ailesi bir şey yaptığında ona bunu sormam veya söylemem veya eski sevgilisi hakkında bir şey sormam. Sonra kıskançlığım yüzünden. Artık boşanacağım dedi ve her şeyi topladı gitti beni de annemlere bıraktı. Esimin beni çok sevdiğini ama benim degismeyeceğimi düşündüğü için tekrar evliliğimize bir şans daha vermediğini düşünüyorum aynısını kayınvalideme söylemiş o değişmez demiş. Fakat esimin de çok hataları oldu beni dinlermiş gibi yapıp bana hep hak verirmiş gibi yapıp konuştu ve bunları benim söylediğimi demiş ailesine öyle anlatmış sorduğumda da ben senin yüzünden kavga çıkmasın diye her şeye hak verirmiş gibi yaptım dedi. Şimdi ise kayınbabam boşanmamızı istemiyor ve onunla yani oğluyla konuşacak oluyor oğlum her şeyi anlatsın ondan A-Z kadar her şeyi dinleyim ona göre kararımı vermem diyor sizce kayınbabam bunları boşanma nedeni olarak görür mü yoksa oğlum bir şans daha tanıyın der mi?

          • Fatma merhaba. Eşin senden boşanmak istiyor çünkü senin kıskançlık duygun senin birçok kez onu sorgulamanla sonuçlanmış. “Tamam bir daha seni kırmayacağım” demene rağmen yine aynı noktada olmanız eşinin senin asla değişmeyeceğine inanmasına sebep olmuş. Kayınvalide ve kayınpederler de bir yol bulup yuvanızın dağılmamasını sağlamaya çalışıyorlar.
            Kıskançlık bir duygu ve sen de bu duyguyu hissediyorsun. Peki senin kıskançlık hissetmene neden olan ne? Yanlış bir şey mi yapıyor, örneğin başka kadınlarla ilişkisi mi var? Ya da senden telefonunu mu gizliyor? Kıskanmana neden olan somut bir davranışı var mı?
            Çift ve evlilik terapisi bu konuda size yardımcı olabilir. Her ne kadar eşin senin değişmeyeceğini düşünse de, bence de evliliğinize bir şans daha tanınmalı ve bu problemin çözülmesi için bir uzmandan yardım alınmalı.
            Boşanma kararı eşinle birlikte verebileceğiniz bir karardır. Anne babalar “boşanın” ya da “devam edin” demesin, siz buna karar verin ama önce bu problem için bir uzman yardımı alın olur mu? Çiftler bazı sorunları çözmekte zorlanırlar, bu normal bir durumdur ama pes etmeden, yardım alarak evliliği sürdürmeyi denemek en iyisidir.

  2. Öncelikle iyi çalışmalar dilerim..
    Yaklaşık 20 senelik evliyiz ve şuan boşanma sürecindeyiz evliliğimizin başından bu yana hep sorunlarla baş etmek eşimin yaptıklarına sevgimin yüceliğinden katlanmak zorunda kaldım ve hala devam ediyorum 17 ve 7 yaşlarında kızlarımız var. Son 7 8 senedir de evimize bilgisayar girdiğinden beri sorunlarımız hiç bitmedi eşim internet bağımlısı oldu akabinde de sanal ihanetler yaşadım tartıştık şiddet uygulamak zorunda kaldım üzülerek belirtmek isterim.. 6 sene önce yaşanan olayda bir ay kadar ayrı kaldık hep düzelmesi için sevdiğim için onun yaptığı hatanın bedelini kendime aldım hatalı benim dedim kendi eksik yönlerimi görerek daha iyi bir eş daha iyi baba olmak için mücadele ettim kendimi geliştirdim nede olsa iki evlat vardı ortada onların geleceği daha iyi olsun diye çabaladım 4 ay önce yine bir tartışmamız oldu bir hafta sürdü küslük evin içinde normalde 1 saat bile küs kalmayı başaramam bir haftanın sonunda tekrar tartıştık ve eşim akraba ziyareti için çıkıp bir hafta ailesinin yanında kaldı hiç aramadım sormadım kızlarımız görüştü sadece araya abisi girip tekrar bir araya geldik. Eve geldikten sonra hiç sevgimi eksik etmedim hep gösterdim sözlü olarak SMS atarak bu sevgi gösterilerinden sonra eşimde başladı değişmeye hayatım canım cicim hiç olmadığı kadar değişti bana kızlarımıza ve çevreye karşı gerçekten dedim kendi kendime bu kadın değişmiş ayrı kalmak kafasına dank etmiş değerimizi anlamış dedim taaa ki 10 gün önceye kadar eşimin ihanetini bir kez daha yakaladım telefonundan Facebook’tan biriyle yazışıyor du çakma bir hesapla ve bana canım seni çok seviyorum diyen insanın bir başkasına canım diye yazması beynime kanım fışkırmasınlar sebep oldu bağırdım çağırdım git dedim git ve o anki öfkemle neler söyledim şuan bile pek hatırlamıyorum biraz daha sakinleşince sana iki tercih sunuyorum ya evde kalır benim şartlarım benim doğrularımla yaşarız yada kapıdan çıkar gidersin dedim o çıkmayı tercih etti çıkmamasını tercih ederdim gerçi evlatları için mücadele etmesini neden böyle birşeyin olduğunu anlatmasını özür dilemesini affet beni demesini isterdim ama olmadı çıktı kapıdan ve o günden beri her aile ferdimiz zorlukla yaşıyor daha konuşmadık sadece kardeşinden kesin olarak bittiğini ve boşanma davasının benim açmasını istediğini öğrendim gönül isterdi ki bunları yaşamamak ama maalesef yaşandı. Tüm bu olanlara karşı hala kafamda soru işaretleri var acaba tekrar bir araya gelebilirmiyiz kızlarımız için mücadele edebilirmiyiz ben şimdiye kadar hep ettim yine ederim nefret etmem gereken birinden neden nefret edemiyorum diye çok sordum kendime hep cevabı kalbim verdi hala ilk günkü gibi seviyorum. Olmayacağını bile bile bu durumu değiştirmek isterdim kısaca 20 senenin özeti bu size sorum ise aile terapisti bizim için fayda sağlar mı? Keşke kolay olsada herşeyi silip atsam … şimdiden teşekkürler iyi çalışmalar

    • Murat merhaba.

      Eşin bağlanmıyor. Sana bağlanmasında bir problem var ve bunun nedeninin ne olduğunu bilmiyoruz ama yaptıkları tümüyle yanlış. İhanet ve sadakatsizlik bağlanamadığının önemli bir kanıtı. Facebooktan biriyle yazışıyor. Bu yazışmalar normal değil. Bunları yaşamana üzüldüm. Her şeye rağmen ilişkini sürdürmeye çalışman senin iyi niyetini gösteriyor ancak senin ilişkiyi sürdürme çabaların tek taraflı olduğu için başarılı olması çok zor görünüyor. Suçluluk duymuyor, özür de dilemiyor. Yaptığı şey normalmiş gibi davranıyor ki bu senin gayretlerini boşa çıkarıyor. Bu durumda senin soruna cevap verelim: Evet, aile terapisi ya da evlilik terapisi size yararlı olabilir ancak eşin yaptıklarının yanlış olduğunu anlamıyorsa, “Hata ettim beni affet” demiyorsa aile terapisi de faydalı olmayabilir. Şunu sormak istiyorum: “Eşin bu yaptıkları ile ilgili olarak sana ne söylüyor? Aldatmasını tespit ettiğinde ne diyor?” Yaptığı ihanetin hiçbir meşru ve mantıklı açıklaması olamaz ama sana verdiği cevap aslında önemli. Gerçekten pişman olsa ve suçluluk hissetse çok iyi olurdu, sen de onu affedebilirdin.

  3. Serhat bey o günden bu yana daha görüşmedik birkaç akrabasının görüştüğünü yaptığının hata olduğunu eşekliği ben yaptım dediğini herşey iyi giderken neden peki dediklerinde sevmedim sevemedim daha önceden boşanmaya karar vermiştim bu yüzden böyle yaptığını söylemiş yada buna benzer sözler sizde biliyorsunuz ki ilk çıkan cümleler ağızdan ağıza farklı söylemlere gelebilir. Yarın akşam için gidip konuşacağım bire bir çok büyük ihtimalle de evliliğimizi sonlandıracağız. Çocukların geleceği ile ilgili bir karar olacak bu görüşme ve anlaşmalı olarak boşanma gerçekleşecek. Görüşmeyi gerçekleştirdikten sonra söylemlerini mazeretlerini kısa bir özet olarak tekrar yazarım size teşekkürler iyi çalışmalar dilerim…

  4. Merhaba 13. yıla girdik eşim bir kaç kez bana yalan söyledi kredi çekmiş bu para nerden filan deyince arkadaşımdan aldım gibi, İzmirden araba gettirmeye gidiyoruz diyor. bir sene sonra öğreniyorum ki başka birşey için gidilmiş ve buda aramızda tartışmaya sebeb oluyor, neden yalan söylüyorsun deyince “sen hic yalan söylemiyormusun” diye çıkıştı ve üzerine “begenmiyorsan işte kapı” diye beni kovdu bunu üstelik 12 yılda iki uç kez yaptı ama bu en son yaptığı çok dokundu ben kendim mi geldim sen götür dedim sinirle. O da sırıtarak otobüse bin git dedi. O gün aksama kadar ağladım hem de düşündüm iki tane evladımız var biri 11 kız olan 5 yasında sonra bir mesaj atmış “kusura bakma sinirle söyledim affet” bu kadar. mesajda bu yazıyordu. Eve geldiğinde de ne bir gönül alma çabası ne bir özür yapmadı ben konuşuyorum diye uzatma diyor, ama hiç bir yakınlaşma veya konuşma çabasında da bulunmuyor. Bende ona ben ayrılmak istiyorum dedim zaten sen de kapıyı gösterdin dedim hiç bir karşılık yok yaa bu suskunluğu onunda benim gitmemi istiyor anlamına gelmez mi. Bayramı zehir etmek istemiyorum aileme bayramdan sonra söyleyeceğim dedim iyi düşün diyor sanki evliliğimiz sadece bana bağlı demek ki o düşünmüş bitirmiş yada kararıma hemen hazır hiç bir çaba görmüyorum. Oysa çok sevdim çok üzülüyorum pişman olup özür diler mi diye bekliyorum ama yoook mesajla özür yetmiyor. artık adam düşüyor ya konuşmuyor. 12 yıldır bu böyle. Yoruldum artık sizce ne yapmalıyım şu an aileden kimseye duyurmak istemiyorum ama istişare yapmak istiyorum kimsem yok çok emek verdim ailesinden eltilerden çok acılar çektim beni mahvettiler bir yanımda onları güldürme kal diyor gururum el vermiyor delirmek üzereyim.

    • Necla merhaba. Onunla oturup konuşmayı denedin mi? Aynen burada belirtiğin gibi: “Mesajla özür dilemen yetmiyor” dedin mi ona? Haklısın, gerçekten de, büyük bir kırgınlığı basit bir mesajla geçiştirmek mümkün olmuyor. Senin gönlünü alabilmeli, özür dileyebilmeli. Onun ilişki kurma biçimi seninkinden farklı ve bu seni üzüyor. Anlaşıldığını da hissetmiyorsun, haklı bulunduğunu da. Bunu onunla sakin bir anınızda oturup konuşmanı öneririm. Boşanma kararı almadan çok iyi düşünmeni öneriyorum. Sence bu durumla ilgili eşin bir şeyler yapamaz mı, bir şeyleri değiştiremez mi?

  5. Merhabalar. Eşimle 2 yıllık evliyim. Evliliğin ilk anlarından itibaren iletişimsizlik ve dayatma söz konusu idi. Ben tahammül edemez hale geldim hemen ve bende sözlü şiddet hatta fiziksel şiddete kadar gitmeye başladı. Eşim beni dinlemeyince tahammül edemiyorum ve onun koluna örneğin hafifçe vuruyorum veya buna benzer fiziksel girişim. Beni dinlememesi beni çileden çıkarıyor. Henüz 6 aylık bir oğlum var. Ve eşim hiç bebek var sesimi yükseltmeyeyim, tartışmaya dönüşmesin gibi bir girişimde bulunmuyor. Ben çok tahammülsüzüm zaten kötü bir aileden geliyoruz ikimiz de. Ne yapmalıyız bilmiyorum çözüm bulamıyorum çok Üzgünüm.

    • Merhaba.
      İkinizin ailelerinde de ilişki kurma biçimi sert olduğu için sizin evliliğinizde de aynı şekilde devam ediyor. Oturup konuşmayı denemelisiniz. Seni hiç mi dinlemiyor? Seni dinlemediğinde ne hissediyorsun? Umursanmadığını mı, sevilmediğini mi hissediyorsun? Seni dinlemesi için koluna vurman işe yaramıyor, iletişiminiz daha da sert bir hale geliyor, sesler yükseliyor ve küçük bebeğiniz için bu tartışma ortamı zararlıdır. Bebekler huzurlu, mutlu ortamları severler. Allah bağışlasın ve analı babalı büyütsün. Onun yanında da, o yanınızda yokken de birbirinize saygılı olmak için birbirinizi sabırla dinlemeyi geliştirmeniz gerekiyor.

  6. Merhaba
    10 senelik evliyim. Eşimle ilk zamanlardan beri anlaşamamazlık durumu var. Beni ve çevresindeki herkesi kendi kontrolü altına alma çabası var. Aşırı derece cimriliği var. Sürekli olarak bana ve aileme karşı sözlü şiddet uygulamakta hakaret etmekte aşağılamakta lakaplar takmakta. Birkaç kez dayanamayıp şiddet uyguladım ama anladım ki bu durumda ben kötü oluyorum onun yaptığı yanına kar kalıyor bir daha şiddet uygulamadım. Ama sürekli beni rencide edici sözel hakaretlere devam ediyor. Beş senedir ayrı yatıyoruz herhangi bir şekilde karı koca ilişkimiz mevcut değil olmasını da istemiyorum kendisine karşı tiksinti duyuyorum. Ama bir türlü boşanma kararını da alamıyorum bir korku kaplıyor bu kararı almaya çalışırken. Konuşmuyoruz vs evde ayrı odalarda oturuyoruz. Çocuk dışında hiçbir ortak noktamız yok. Boşanma kararını nasıl alabilirim bu cesareti nasıl elde edebilirim?

    • Mustafa merhaba.
      Eşinle ilişkileriniz çok uzak, evli çiftlerin sahip olması gerekenden farklı ve soğuk bir ilişki. Birbirinizi kabul etmek yardım almayı denediniz mi? Tarafsız bir uzman yardımı aldığınızda ilişkinin bu halde olmasını ikinizin de daha iyi anlaması kolaylaşır. Bu sayede, 10 senedir karşılıklı olarak yaptığınız ve evlilik ilişkisini böylesine soğuk ve uzak yapan, 5 senedir yataklarınızı ayırmanıza sebep olan davranışlarınızı daha iyi tanırsınız. Ben boşanma kararının çok iyi düşünülerek verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Aksi halde çiftler pişmanlık duyabiliyorlar. “Keşke şunu da deneseydik” diyebiliyorlar, ya da herhangi bir keşke olmasa da, tekrar geri dönmek isteyebiliyorlar. Uzman yardımı almanız ve onun önerilerini uygulamaya çalışıp, gösterdiği yoldan çift olarak gitmeyi denemeniz halinde, karar vermeniz daha kolay olur. Devam etme kararını da, bitirme kararını da daha kolay verebilirsiniz.

  7. Merhaba hocam ben 1 yıllık evliyim 2 sene nişanlılık süreci de geçirdik.Birbirimizi tanıdığımızı düşünüyordum bu zamanlara kadar 1 yıl içinde olumsuz çok fazla olay yaşadık 4 aylık hamileliğim sıkıntılar nedeniyle drlar tarafından sonlandırııldı daha sonra eşim sakalitlık geçirip 2 ay yatmak zorunda kaldı arabamız hasar görüp maddi açıdan sorun yarattı yanş kısacası çok yıprandık.eşimin öfke problemini tahmin ediodum daha öncesinden ama daha da arttı siniri oturmama kalkmama tlf konusmama karışıyo huzursuzluk çıkartıp bi huzur vermedin dio daha sonrada.Kavgalarda aşağılama ve küfüre maruz kalıyorum konusmaya iletişim kurmaya çalıştıkca kendinde hata olduğunu kabul etmiyor elim kolum bağlandı.aile terapistine gitmeyi teklif ettim yoksa boşanıcağımızı söyledim kabul etmedi napabilirim yardımcı olurmusunuz ?

  8. 5 yıldır evliyim ve bir kızım var.eşim çocukken yaşadığı sorunlardan dolayı fevri bir yapıya sahip. evliliğimizde bundan başka bir sorun yok.küçük nedenlerle tartıştığımız konularda bir kaç kez koluma ve bacağına vurdu. kavga ederken de sinirlendiği zaman sözlü şiddette bulunuyor.sorun şu ki kendini haklı görüyor, “sen hak ettin”, “beni bu duruma sen sokuyorsun”, “beni sen delirtiyorsun” diyor. bu nedenle ayrılmayı istiyorum fakat sonradan pişman olmaktan korkuyorum.

    • Asya merhaba.
      5 yıldır bu evliliği sürdürmeni ne sağlıyor? “Ayrılmayı istiyorum fakat sonradan pişman olmaktan korkuyorum” demişsin. Evliliğin biterse sen sonradan ne için pişman olursun?

  9. hocam 4 yıllık evliyim eşimden şiddet gördüm ağza alınmayacak küfürler bu hemen hemen 2 aya bir tekrarlanıyor ne yapacagımı bilmiyorum ama artık sonu da gelmiyor yaşananların ailesinin hiç umrunda değil bana yardımcı olur musunuz çok teşekkürler hocam

  10. İyi günler ben 8 yıllık evliyim 7 yaşında bır kızım var. eşim çok sinirli beni anlamıyor gece gezmeleri alkol siddet var aslında çok iyi bir insan onuda çok seviyorum suan ayrıyız boşanma kararı veremiyorum ne yapacağımı bilmiyorum lütfen yardım edin

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*