İlk kez psikoloğa gitmek bazılarımıza zor gelir.
30 Eki 2017

İlk Kez Psikoloğa Gideceklere Öneriler

İlk kez psikoloğa gitmeyi mi düşünüyorsunuz? Psikoloğa ne zaman gerçekten ihtiyaç duyarız ve psikoloğa ne zaman gidilir? Nasıl bir psikoloğa giderseniz fayda görürsünüz, yani iyi bir psikolog nasıl olmalı? Bu yazımda bu sorulara cevap vermeye çalışacağım. Problemler ve sorunlar yaşadığımızı fark ettiğimizde, ya da bir yakınımız (eşimiz, arkadaşımız, annemiz, babamız) psikolog yardımı almaya ihtiyacımız olduğunu fark ederek bunu ifade ettiğinde bir psikoloğa gidilmesi yararlı olacaktır. Psikoloğa gitmek için kesin bir zaman olmamakla birlikte, yaşamımızın eskisi gibi olmadığı, eskiye oranla daha olumsuz duygular hissettiğimizde, daha olumsuz ve karamsar düşündüğümüzde, davranışlarımızda bir yavaşlama, eylemlerimizde ve etkinliğimizde belirgin azalma görüldüğünde bir psikologdan yardım almanın zamanı gelmiş demektir. İlk kez psikoloğa gitmek bazılarımız için zor olsa da cesaretimizi toplayıp gitmek en mantıklısıdır. Karşılaşacağınız kişi bu işin uzmanıdır ve amacı size yardım etmektir.

Psikoloğa Ne Zaman Gidilir?

Psikoloğa, zor bir dönem geçiren ve aynı zamanda da, bir psikolog yardımı almanın kendisine faydalı olacağına inanan kişiler gitmelidir. Kendi yaşamında zor bir dönemden geçtiğinin farkında olanlar, geçmişin yüklerini ruhlarında ve bedenlerinde hissedenler, yaşamının belli bir döneminde ihmal ya da istismara /travmaya maruz kalmış olan kişiler, psikologla çalışmanın kendilerine yararlı olacağına inanıyorlarsa, psikolog yardımı almalıdırlar.

Psikoloğa herkes gitmemelidir çünkü psikolog yardımından yarar görebilmek için belli ön koşullar vardır. Bu ön koşullardan bir tanesi gönüllülüktür. Eğer bir insan psikolog yardımına gönüllü olarak, kendi rızası ile başvuruyorsa fayda görebilir. Zorlama ile, zoraki ya da emrivaki ile yapılan başvurular faydalı olmayacaktır. Bu siteye gelen sorular arasında şöyle bir soru vardı  (Sorunun tamamını hatırlayamasam da, aklımda kalanını paylaşıyorum):

“Hocam ben psikologlara ve doktorlara inanmıyorum ve güvenmiyorum. Bana faydalı olacaklarına da inanmıyorum. Hadi beni bir psikoloğa gitmeye ikna edin. Belki başarılı olursunuz da ben de bir psikologdan ya da psikiyatri uzmanından yardım alırım”

Soru yanlış hatırlamıyorsam böyle bir soruydu. Şimdi bu soruya nasıl cevap verilebilir ki? Ben de şöyle bir cevap verdim:

“Siz psikologlara ve doktorlara inanmıyor ve güvenmiyorsunuz. Size faydalı olacaklarına da inanmıyorsunuz. Bu saydığınız nedenlerden dolayı bir psikologdan ya da bir doktordan fayda görmeniz çok zor. Bizlerden yardım alıp fayda görebilmeniz için, gönüllü olarak, inanarak ve güvenerek başvurmanız gerekir. İnanmadığınız, güvenmediğiniz, faydalı olacağına inanmadığınız bir uzmana neden gidesiniz ki? Bu düşüncede olduğunuzdan dolayı, gitmemeniz sizin açınızdan daha mantıklı ve doğrudur. Benim kimseyi psikoloğa ya da doktora gitmeye ikna etmek gibi bir görevim olmadığı gibi, bunu hiç kimse için yapmayacağımı bilmenizi isterim”.

Siteye bu yorumu yazan kişi ve onun gibi düşünceleri olan kişiler psikoloğa gitmemelidirler. Kendi düşünceleri istikametinde kendi çözümlerini bulmaları onlar için daha uygun olacaktır. Bu kişiler büyük olasılıkla “Her sorunumu kendim çözmeliyim. Hiç kimseden yardım almamalıyım, hiç kimseye muhtaç olmamalıyım” şeklindeki işlevsel olmayan düşüncelere inanmaktadırlar.

iyi bir psikolog nasıl olur - ilk kez psikoloğa gitmek - psikoloğa gitmeden önce - psikoloğa ne zaman gidilir

İlk kez psikoloğa gitmek bazılarımıza zor gelir.

İlk Kez Psikoloğa Gitmenin Zorluğu

İlk kez psikoloğa gitmek bazılarımız için sıradan bir durumken, bazılarımız içinse önünde aşılması zor olan engellerle dolu uzun bir yoldur. “İlk” olması, psikoloğun nasıl davranacağıyla ve ne soracağıyla ilgili kaygı ve endişelerin daha da artmasına neden olur. Daha önce hiç yapılmamış olan bir şeyi ilk kez yapmanın endişesi, ilk kez psikoloğa gidecek olan bir insanın kendi sıkıntılarından daha da rahatsızlık verici olabilir.

Depresyon, anksiyete, huzursuzluk, evlilik yaşamından ya da iş yaşamından zevk alamama gibi durumların her biri psikologla çalışmanın yararlı olduğu durumlardır. Bu yarar ve pozitif sonuç alma gibi istenilen gelişmelere ulaştıran çalışmaların ilk adımını atmayı engelleyen nedir?İhtiyaç olmasına rağmen ilk kez psikoloğa gitmekle ilgili adım atmayı engelleyen 3 önyargıyı şöyle sıralayabiliriz:

“Psikoloğa Sorunlu İnsan Gider”

Her ne kadar “Bedenimizde bir ağrı olduğunda nasıl doktora gidiyorsak, ruhumuzda bir acı olduğunda da psikoloğa gitmemiz normaldir” şeklinde ifade edilen bir düşünce toplumda kabul görüyor ılsa da, hala ondan daha güçlü inanılan bir önyargı sürdürülüyor. Bu önyargı, “Sorunlu insanlar psikoloğa gider” önyargısıdır. Bu önyargı, insanların yaşamlarında bazen kendi kendilerine aşmaları zor olan durumlarda yardım almalarının normal olduğu gerçeğini hiçe sayıp, “Psikoloğa anormaller gider” türünden bir çarpıtmaya dayanır.

Hiçbir insan kendisini “Tümüyle anormal” ya da “Sorunlu” görmek istemez ve istememelidir de. Gerçekte hiçbir insan anormal ve sorunlu değildir ancak insan yaşamında sorunlar her zaman olacaktır. İnsanın sorunları olması ile bir insanın “sorunlu” olması aynı şey değildir. İlki bir gerçektir. İkincisi ise çarpıtılmış, dengesiz bir ön yargı. Bu önyargı insanların ilk kez psikoloğa gitme durumundan geri adım atmasına neden olmaktadır

“Psikoloğa Gitmek Pahalı”

Toplumda psikologların yaptığı işin çok pahalı ve lükse kaçan bir hizmet olduğu algısı çok yaygın. İnsanlar bizim toplumumuzda genel anlamda bedensel sağlıklarını iyileştirmek için de masraf etmek istemiyorlar. Beden sağlığı da psikolojik sağlık da birbirini bir elmanın iki yarısı gibi tamamlarken, her ikisi için yapılan masraflar “gereksiz” bulunuyor. Psikoloğa gitmek pahalı görüldüğü içindir ki, insanlarımız problemlerini bu işin uzmanı bir insanın yardımını alarak değil, kendi el yordamlarıyla halletmeye çalışıyorlar. İlk kez psikoloğa gitmeyi düşünen insanlarımızın vazgeçerek “Gitmiyorum” demesinin en önemli nedenlerinden biri de psikolojik yardımın “Pahalı” olduğu algısıdır.

Psikolojik destek sürecinin temelinde yer alan sohbet ve konuşma, terapinin temelinde yer alan en önemli araçlarımızdan biridir. Bu sohbet ve karşılıklı konuşmaların yer aldığı seanslar bilişsel davranışçı terapide tümüyle yapılandırılmıştır ve belirli bir hedefe yöneliktir. Bir teorik dayanağı bulunan bu sohbeti insanlarımızın bir bölümü günlük, sıradan, havadan sudan sohbet sanırlar. Bu sohbetin teknik ve teorik özelliğinin ne olduğunu bilmediklerinden böyle sanmaları da son derece normaldir elbette. Ancak bu tür yorumlar, “Benim sorunum sadece sohbetle çözülmez” önyargısını da beraberinde getirerek, psikoloğa ilk kez gitmek isteyen bir kişinin bir u dönüşü yaparak vazgeçmesinin de en önemli sebeplerinden biridir.

İyi Bir Psikolog Nasıl Olur?

İyi Bir Psikolog Kendisini Sürekli Geliştirir

Psikoloji alanı, sürekli yenilenen ve gelişen bir bilim alanıdır. Bu alanda görev yapan iyi bir psikolog da, bilimin getirdiği yenilikleri yakından takip ederek kendisini yeni bilgilerle günceller. Yeni teknikleri, yeni yöntemleri ve içinde yetiştiği teorik yaklaşımın yeniliklerini yakından izler ve öğrenir. Hiçbir zaman kendisini “Her şeyi bilen” biri olarak görmez.

İyi Bir Psikolog Büyüklenmez

“Psikolog” bir ünvandır. İş alanında başka ünvanlar da vardır ve her biri toplum yaşamında önemli görevleri yerine getiren insanların sahip olduğu bu ünvanların biri diğerine üstün değildir. İyi bir psikolog insanlara üstten bakmaz, insanlara değer verir ve onlara saygı duyar. Psikolog olmak hiç kimseyi ölümsüz yapmadığı gibi, sorunsuz da yapmaz. Psikologların da insan olması nedeniyle kusurları, problemleri, acıları, eksikleri bulunur. İyi bir psikolog bunu bilir ve asla büyüklenmez.

İyi Bir Psikolog Duygusal Açıdan Dengelidir

İyi bir psikolog, şiddetli sorunları olan, duygusal açıdan olumsuz bir halde bulunan insanlarla çalışırken onlara destek olabilecek ve onların da duygusal denge sağlayabilmesine yardımcı olabilecek şekilde güçlü bir duygusal yapıya sahiptir. Yardımcı olduğu insanların yaşadıkları zorlukların duygusal baskısını ve gerginliğini kaldırabilecek dengeli bir duygusal yapı, iyi bir psikoloğun sahip olduğu özellikler arasında yer alır.

İyi Bir Psikolog Dürüsttür

İyi bir psikolog tüm insanlara karşı dürüsttür. Sözüne güvenilir bir insandır. Doğru konuşur ve doğru eylemlerde bulunur. Gayrımeşru işler yapmaz. İnsanlara zarar veren hiçbir öneride bulunmaz, insan sağlığına ve varlığına zararlı hiçbir eylemde bulunmaz.

İyi Bir Psikolog Çok Rahat İletişim Kurar

İyi bir psikolog, her kesimden her kültürden insanla rahat iletişim kurma becerisine sahiptir. Farklı sosyo kültürel özelliklere sahip insanlarla çok rahat iletişim kurarak mesleki görevini en iyi şekilde yerine getirir. İnsanlarla rahat iletişim kurma becerisine sahip olmayan, insanlarla iletişiminde sıkıntılar yaşayan bir insan psikolog olabilir ancak “iyi bir psikolog” olamaz.

İyi Bir Psikolog Kabul Eder

İyi bir psikolog, insanları yargılamaz, ayıplamaz ve yadırgamaz. İnsanları oldukları gibi kabul eder ve onların varlıklarına, değerlerine, sahip oldukları tüm özelliklere saygı duyar. Bu saygı ve kabul yüzeysel değil tam tersine derin ve içten gelen bir saygı ve kabuldür ve insanlar tarafından da kolayca fark edilir.

İyi Bir Psikolog Gizliliğe Önem Verir

İyi bir psikolog gizlilik ilkesine uygun davranır. Kendisinden yardım alan insanların verdikleri bilgiler tümüyle sır olarak kalır, başka insanlarla asla paylaşılmaz. İyi bir psikolog gizlilik ilkesinin gerektirdiği kurallara uyar ve danışanlarına karşı etik sorumluluklarını eksiksiz yerine getirir.

Klinik Psikolog Serhat Damar


Tavsiye Bağlantılar:

Bakırköy Psikolog

Online Psikolog Desteği

Psikolog İstanbul


Serhat Damar

Klinik Psikolog Serhat Damar, 2002 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olmuş, Klinik Psikoloji yüksek lisans eğitimini başarıyla tamamlayarak Uzman Klinik Psikolog ünvanı almaya hak kazanmıştır. 17 yıldan uzun süredir yetişkin danışanlarıyla bireysel ve çift çalışmalarını sürdürmektedir.

Yorumlar

  1. Fyzknr diyor ki: Ekim 4, 2019 at 11:34 pm

    Ben 80 yaşımdayım annem öldü çok üzüldüm babam öldü çok üzüldüm babam 15 ay önce 60 yıllık eşim öldü üzülmekten öte yuvam yıkıldı psikologlara hiç inanmıyorum

  2. çaresiz diyor ki: Eylül 29, 2019 at 2:59 pm

    merhabalar hocam ben nasıl nerden başlayacağımı bilemiyorum öncelikle kendi kendime konuşmalarımdan bahsetmek istiyorum . sürekli beynimde kendi kendime karşımda biri varmıs gibi konuşuyorum ve insanların daha doğrusu çevremdeki yakın insanların eşim tarafı genelde bu beni benimsemediklerini benden çoğu şeyi sakladıklarını ve bana laf sokma gibi yarışlarını ben elimden geldiğince olumlu olmaya çalışıyorum hep de oldum ama artık çok yoruldum herşeyden kahkahalarla coşan ben kayboldum tamamen gitiim eski beni özlediğimi farkettim eşimle ailesi arasına da girmek istemiyorum ama ne yapacağımı nasıl davranacağımı ne tepki vereceğimi bilmiyorum çoookk yoruldum eşim ben ve kızım mutlu bir aile olmak istiyorum herşeyden önce çocuğum da etkilenecek diye çok korkuyorum düşünmemek için kendimi temizliğe vurdum ama daha çok düşünüyrm saatler nasıl geçiyo bilmiyrm

  3. Serhat Damar diyor ki: Eylül 23, 2019 at 1:03 pm

    Bu konuda en kısa zamanda bir klinik psikologla ya da ergen psikiyatrisi uzmanı ile görüşmenizi öneriyorum. Ergenlik döneminde bu tür geçici olmsuz yaşantılar olabiliyor. Uyku terörü çok yaygın görülür, kafasındaki sesin sürekli konuşması da umarım geçici bir durumdur. Bunu değerlendirmeyi yapan uzman size daha net söyleyebilir ve değerlendirilmesi bence kesinlikle gereklidir.

  4. Serhat Damar diyor ki: Eylül 23, 2019 at 12:55 pm

    Onlara hissettiğin duyguları anlat. Olumsuz duygu ve hislerini anlattığında senin bir psikolog yardımı almaya duyduğun ihtiyacı onlar da onaylayacaktır diye düşünüyorum.

  5. Rukiye diyor ki: Eylül 17, 2019 at 12:06 am

    Hocam iyi günler Ben 20 yaşındayım yaklaşık 5 yıldır yurda kalıyordum Ailemle gerçek anlamda aram iyi değil benim en büyük mutluluğum okul. okul benim için herşey bu sene evde sınava hazırlanıyorum ve ev beni bunaltıyor ve sürekli ağlıyorum ailemi de çok üzüyorum çok stresli bir insanım ve gerçekten okul bende fobi gibi birşey oldu sağlıklı karar veremiyorum ailem sen niye böylesin diye sözler söyleyince daha daha kötü oluyorum kendime söz veriyorum tamam diyorum artık böyle olmayacak ama yine bir huzursuzluk çıkıyor ve sınav â odaklanamiyorum herşeyi kaygı ediyorum. Gerçekten her seferinde bu soruyu soruyorum acaba bir pisikolojik tedavi almalımıyım. Gerçekten tavsiyenize çok ihtiyacım var bir kaç tavsiye alabilirmiyim teşekkür ederim

  6. Türkan diyor ki: Eylül 14, 2019 at 12:59 pm

    15 yaşındayım ve psikolojik yardım almak istiyorum fakat bunu aileme nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum.

  7. Ayten diyor ki: Eylül 10, 2019 at 7:36 pm

    Hocam merhaba.lutfen yardim edin,çok çaresiz hissediyorum.13 yasindaki kizim dün akşam kötü bir rüya görmüş,rüyasında ailecek öluyormuşuz.bugunse kafanın içinde sürekli birisi konusuyo diye.soru soruyorum bana cevap veriyo diyo.durumu pek iyi degil

  8. Serhat Damar diyor ki: Eylül 9, 2019 at 1:28 pm

    Merhaba. Diskalkuli matematik işlem becerisini düşürür. Diskalkuli, akademik gelişmeye zarar veren bir öğrenme güçlüğüdür ve eğer diskalkuliniz varsa, ilköğretim orta ve lise yıllarında matematikte çok zorlanan bir öğrenci olmalısın. Durum böyle miydi? Üniversite sınavında matematik ağırlığının az olduğu bir bölüm seçerek bu öğrenme güçlüğünün etkisini düşürebilirsin. Bu arada diskalkulisi olan çocuklar ve gençler matematiği sevmezler.

  9. ciftera diyor ki: Eylül 7, 2019 at 8:04 pm

    selam aleyküm hocam ben diskalkuli diye birsey öğrendim ve internetten araştırdım ayni seyler bende de var ogrenme algılama anlama zorluğu cekiyorum hatta matematiği sevmeme ragmen ogrenemiyorum bu yuzdende hic bir dersi konuyu calisasim gelmiyor cunku matematigi halletmessem digerlerine geçiş yapamam ne kadar kendimi motive etsem de olmuyor psikologo gidersem kendimi nasil ifade ederim bilmiyorum yardimci olun lutfen.ayni zamanda da maladaptive daydreaming diye birşey de duydum onuda araştırdım ve üzülerek söylüyorum ki galiba bu da var ama ogrendigimden beri dusunmuyorum dusununce hemen aklima bir aldatmaca olduğu geliyor ve birakiyorum tabi arada yoklamaları var lütfen cevap yazin hocam .!!!!

  10. Serhat Damar diyor ki: Haziran 28, 2019 at 9:58 am

    Merhaba. Çocukluğunda ailenin uyguladığı şiddet ve istismar davranışları konusunda senin bir şikayetin olması durumunda hukuki süreç başlatılır. O döneme ilişkin olarak bir psikolog polise haber vermez. aslında hangi meslekten olursa olsun her insanın, kendini koruyamayacak durumda olan bir çocuğun koruma altına alınması için duyarlı davranarak ihmal ve istismarı yetkili kurumlara bildirmesi gerekir. Bu şiddet ve istismarın uygulandığı dönemde bu yapılmalıdır. İstismar bittikten ve istismara uğrayan çocuk 19 yaşında reşit bir yetişkin olduktan sonra ancak kendisi isterse şikayette bulunur.

  11. Adsız diyor ki: Haziran 24, 2019 at 7:54 pm

    Merhaba ben 19 yaşındayım psikoloğa gitmek istiyorum fakat ailemin şiddet vb bana eskiden yaptıkları şeyler var şimdi ben bunları psikoloğa söylersem o polise haber verirmi reşitim bu yüzden şikayetçi olmadığım halde sorun çıkar mı?

  12. İsimsiz diyor ki: Mayıs 24, 2019 at 2:00 pm

    Hocam ben 5 yaşında tecavüze uğradım. Bunu gittiğim psikolog ve psikiyatrdan başka kimse bilmiyor. Bunun benim hayatımı etkileyebilecegini, cinsel hayatıma da zarar vereceğini düşünerek bir psikologdan yardım almak istedim. Evli değilim, normalde çok sosyal birisi olmama rağmen şimdiye kadar doğru düzgün bir ilişkim de olmadı. Çoğu zaman kendimi bu çocuk beni niye beğensin derken buluyorum. Kendime özgüvenim yok ve değersiz hissediyorum. Önce psikiyatr muayenesine girdim bir de psikologla görüşmemi daha sonra da tekrar kendisine gitmemi istedi. Ancak hem psikolog hem psikiyatr neden şimdi geldiğime anlam veremedi. Görüşmelerde neden şimdi geldiniz, bir olay mı tetikledi şeklinde sorular soruldu. Bir olay tetiklemedi ancak ben özellikle ilişki yürütememde bunun bir ilgisi olabileceğini düşünerek gittim. Size sorum șu, muayenedeki bu sanki ben boşuna gitmişim gibi hissettiren sorular normal mi yoksa başka bir psikologla mi görüşmeliyim? Muayene esnasında sanki ee ne olmuş tecavüze uğramışsın ancak üzerinden 20 sene geçmiş der gibiydiler. Yoksa ben mi öyle hissediyorum, bilmiyorum.

  13. Önemli diyor ki: Mayıs 1, 2019 at 9:16 pm

    Eşim ve eşimin ailesinin zorla evlendiğimden haberleri yok.

  14. önemli diyor ki: Mayıs 1, 2019 at 9:14 pm

    Şimdi mevzu öyle uzun ki kısaltıcam mümkün olduğunca. Ailem beni 16 yaşımda 9 yaş büyük kuzenimle zorla nişanladı istemiyorum dedim iğreniyordum. ölsen kalsanda bu iş olcak dediler çocuktum boyun eğdim evlendik. İyi bişey gibi 2 de çocuk yaptık. Şimdi 24 yaşımda ne iğrenmem geçti ne de sevebildim. Bir ara boşanma fikrimi açıkladım çocuklarımla tehdit ettiler yine onlardan ayrılmamak için oturdum yerime. Çocuklarımı bırakamam asla şuan boşanmam o yüzden. Şiddet filan yok. Ama benim duygularım hala aynı. Gönülle olmayınca olmuyor işte. Okulum yarım kaldı hayallerim heveslerim yarım kaldı çocukken. Ara ara kendi dünyamı yarattım sahte hesap açıp bekar gibi takıldım güzel sözler hoşuma gidiyordu aşka hevesim vardı. Ruhum hiç okşanmamıştı. İki gün önce babam bu hesabımı buldu kapattı ne bana ne kimseye tek kelime etmedi. Normal davranıyor çok kötü hissediyorum kendimi. Ben çok mu kötü biriyim Gizli gizli ağlarım hala kimseler bilmez.Ne eş olabildim ne evlat ölsem diyorum keşke 16 yaşıma geri dönebilsem keşke evden kaçardım bir ömrüm heba olmazdı. Annem babam kızar arada bir eş olamadın diye. Kız kardeşim üni okuyor çok özgüvenli bense ezik biriyim çok imreniyorum ona. Ufak bir hatamda ne biçim evlatsın diyorlar. Alın kızınızı iyi bir evlat eş ve anne olsun gurur duya duya yaşayın deyip hayatımdan çıkarmak istiyorum üçünü de 🙁

  15. Leyla diyor ki: Nisan 21, 2019 at 8:34 pm

    Hocam.babam vefat etti bundan 4 yıl önce annem tek kalmasın diye evlerine taşındım kira karşılığı son 2 seneyse kız kardeşim boşandı boşanma sebebi patavatsızlığı. Çıksam annem yalnız kalır çünkü benim ondan çektiğimi annemde çekiyor ben annemi bırakamıyorum eline ama ne yapmam gerektiğini de bilmiyorum çaresiz ve aciz hissediyorum kendimi kelimeler düğümleniyor boğazıma yutkunmaya çalışıyorum çaresizim.

  16. Serhat Damar diyor ki: Nisan 15, 2019 at 11:45 pm

    Sizle ve eşinizle alay eden, çocuklarınızı kıran bir kardeşle neden bu kadar yakın oturuyorsunuz? Genelde insanlar bu gibi insanlardan, kardeşleri dahi olsa, uzaklaşırlar ve uzak olmayı tercih ederler. Sizin uzaklaşmayı tercih etmemenizin nedeni nedir?

  17. Leyla diyor ki: Nisan 15, 2019 at 5:06 pm

    Merhabalar ben leyla 33 yaşındayım 3 çocuk annesiyim eşimle mutluyum yalnız kendi ailemle aynı binadayiz ve kız kardeşim benimle hep alay eder aynı karede bulunmaktan kaçınır abla demez bir fotoğraf cekinsek beni kırparak burnun büyük çok kilolu sun sen yalnız ev işi gör başkada görünme der ve durmadan eşimle alay eder tabi benim yanımda eşim varken eniştesi oluyorveriyor.çocuklarımı kırar ben çok yıprandım üzülüyorum ne yapmam gerek bilmiyorum.

  18. Murat diyor ki: Mart 9, 2019 at 5:21 am

    Hocam merhaba
    Benim adım murat 20 yaşındayım belli bir medrese eğitimi gördüm 4 sene açık lise okuyodum hem medrese hemde okul şuan örgün yani okula gidip geliyorum lise son sınıfım ama bu sene çok farklı üzgünüm geceleri uyuyamıyorum panik atak korkusuyla yaşıyorum göğsümde küçük bi ağrı hissetsem hemen kalbim mi sıkıştı veya kalp kirizimi geçiriyorum diyip birden panik atak geçirmeye başlıyorum terleme baş dönmesi ağzım kuruyo nefesimde daralma hissediyorum.Ne zaman doktora gitsem tahlil yaptırıyorum hiç bişiyin yok diyip geri gönderiyolar.Ailem ise gece korktuğum için uyumadığımı sanıyolar.Ama yanılıyolar çünkü beni okuldan sonra işe gitmeye teşvik ediyolar hem sınavlar hem okul hem iş stresliyim sürekli kafama bişiler takıp duruyorum bi kaç tavsiyenini rica ediyorum şimdiden teşekkürler 🙂

  19. merhaba ben zeynep. 14 yaşındayım lise 1’de sürekli okul değiştirdim ve şuanda 3.okulda okuyorum sürekli kızlarla tartışıyorum kavga ediyorum sürekli okul değiştirmek istiyorum kavgadan sıkıldığım için ailem de bundan dolayı tepki gösteriyor bana uyumsuzsun çok agresifsin sinirlisin hemen parlıyorsun gibi sözler ve sürekli ağlıyorum okuma hevesim elimden alınıyo gibi hissediyorum artık okul istemiyorum fakat okumam gerekli olduğunu da biliyorum her gün tartışıyorum kendimi baskı altında hissettiğimden dolayı sürekli gözlerim doluyor ve ağlıyorum sizce ne yapmalıyım bu psikoloğa gitmem için bir sebep midir lütfen cevap verin çok önemli..

  20. Adsız diyor ki: Ocak 27, 2019 at 1:16 am

    Merhaba, bazı günler hayatımda yaşadığım kötü ruh halleri olarak tanımlayayım çocukluğumdan beri hala bazen yaşadığım gece körlüğü mü oluyor bilmiyorum ama artık beynimin nasıl oynadığını görüyorum, uykudan aniden uyandıran bu şey tüm günü etkiliyor düşündürüyor, yaşadığım artık bu benim için travma bazı şeyler var, ve tekrar aynı şeyleri yaşayacakmıyım korkusuyla hayatımda en çokta annem ve babam için istediğim herşeye engel oluyor, bu çok basit yarın bi arkadaşla kahve içelim planını bile yapmama engel, çünkü yarın nasıl olacağımı bilemiyorum ve bu bana engel oluyor. Hayatımda istediklerimin önündeki tek engel benim yaşadığım duygular ve anlam veremediğim şeyler olduğu için kendimi çok yıpratıyorum. Ayrıca takıntı hastalığım var galiba. Aslında çok şey var. Bununla baş etmek için yardım almam gerektiğini biliyorum. Küçük bir tavsiye alabilir miyim?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.