İlişki Ne Zaman Bitmeli?

“İlişki ne zaman bitirilmeli?” sorusuna cevap vermek için yazdığım bu yazıya başlarken, kısaca bir önemli noktayı ifade etmek isterim. Hayatımızda bitirmek zorunda olduğumuz, devam ettirdiğimiz sürece zarar göreceğimiz zehirleyici ilişkilerimiz olabilir. Zararın neresinden dönülse kardır ancak bazen zarar etmeyi sürdürmeyi tercih ederiz. Şunu size en baştan hatırlatmak isterim ki, zarar veren ilişkiyi sürdürmek sürekli kaybettiğiniz bir kumar masasında oturmaya devam etmeye benzer. O masada oynanan her oyunda kaybeden siz olursunuz. Yapmanız gereken kazanmaya çalışmak değil, masayı terk etmektir. Siz de eğer bu durumdaysanız masadan kalkın. Çünkü siz o masada oturup kaybetmeye devam ettikçe, birileri de kazançlarını sürdürecekler. Ve siz zarar göreceksiniz.

İlişkiler arasında “Zarar veren ilişki” şeklinde adlandırılan bir ilişki modelini kısaca tanımlayalım. Bu ilişki toksik ilişki, ya da kötü ilişki şeklinde de isimlendirilebilir. En temel özelliği, ilişkideki iki insandan birine çok açık zararlarının olmasıdır. Bu durumda eşlerden biri ilişkinin devamından memnun olurken, diğer eş zarar görür, yükü tek başına taşımaya çalışırken zorlanır. Bazense ilişkinin zararlarını her iki insan çeker. Çekilen zarar her iki eş tarafından dengeli bir biçimde paylaşılıyorsa, genellikle bu türden zarar veren ilişkilerin bitirilmemesi tercih edilir. Zararların dengeli paylaşımı bu kararın alınmasında etkili olmaktadır.

Zararlı İlişki Nasıl Anlaşılır?

Zararlı ilişki adı üstünde, zarar verir. Verdiği zararın büyük ölçüde olumsuz duygular hissettirmek şeklinde olduğunu söyleyebiliriz. Normalde çift ilişkisinde eşler birbirlerine olumlu duygular hissettirirler. İlişki bu şekilde, iyi hissettirerek, ihtiyaçları hissederek ve tatmin edilmesine yardımcı olunarak ilerleyen çift ilişkisinin zarar veren ilişkide bu özelliklere sahip olmadığını görürüz. İyi hissettirmeyen, kötü hissettiren, değersiz hissettiren, insana kendi anlamını sorgulatan ve bazen kendine zarar vermeyi düşündüren ilişkidir zararlı ilişki.

Sağlıksız İlişkiden Kurtulmak

Öncelikle sağlıksız ilişkilerin belirtilerini tanıyalım ve bu ilişkilerle karşı karşıya olduğumuzda farkında olmamızı sağlayacak olan özelliklerini anlayalım, ardından da sağlıksız ilişkiyi bitirmek ile ilgili bilgiler verelim.

Sağlıksız İlişkinin Belirtileri

1. Değişmeyen Biri Var

“Ben eşim ve çocuklarım için çırpınan bir ev hanımıyım, eşim de ücretli olarak bir fabrikada çalışan düzenli geliri olan bir adam. Bundan bir süre önce kumar oynadığını fark ettim. Futbol maçlarına bahis oynamış. Oynadığı miktar bizim 1 haftalık mutfak masrafımız olduğu için kendisine çok sinirlendim. “Çocuklarının rızkını kumara mı veriyorsun. Aferin sana” diyerek bir süre konuşmadım. Birkaç gün sonra yanıma geldi ve bir daha asla oynamayacağına yemin ederek benden özür diledi, bu durumdan çocuklarımıza bahsetmemi istemediğini söyledi. Ben de onu affettim, çocuklarıma da hiç fark ettirmedim babalarının bir kumarbaz olduğunu.

Eşimin Cebinde Bulduğum Kağıt Parçası

Aradan geçen bir kaç aydan sonra eşimle ilgili aklıma “Acaba tekrar oynuyor mu?” düşüncesi gelmezken bir gün cebinde yine kumar oynadığını gösteren bir kağıt parçası daha buldum. Bu kağıtta da bizin 2 haftalık yiyecek masrafımızı kumara yatırdığını gördüm. Futbol maçlarına kumar oynamış ve kaybetmiş. Kaybettiği para 600 TL idi. Kendisine “Kumar oynuyor musun H….?” diye sorduğumda bana : “Sen de amma paranoyak oldun. Oynamıyorum. Ben enayi miyim?” diyerek cevap verdi ama ben kaybettiği para miktarının yazılı olduğu kağıdı çıkarınca itiraf etti. Ne varsa hepsini anlatmasını istedim ve o da anlattı. Eşim eline geçen her kuruşu kumara yatıran bir insanmış.

Borç yaparak kumar oynayıp insanlar paralarını geri istediğinde 140.000 TL tefeciden borç almış Bu parayla borçlarını ödemeyip paranın tamamını da yine kumarda kaybetmiş. Kendisinden nefret ettiğimi, boşanmak istediğimi söyledim. Aileler ve akrabalarımız bir araya geldiler, eşimin tüm borcunu, tefeciye olandan arkadaşlarına kadar tüm borçlarını kapattılar. Herkesin içinde, en başta bana, anne ve babasına hatta dedesine söz verdi. “Tövbe olsun bir daha oynarsam Allah belamı versin benim” dedi. Ben de ikna oldum. Ya da ikna olmadım ama onun değiştiğine inanmak istedim.

Onun değişmediğini, iş yerindeki patronu arayıp da “Senin eşin maaşlarından önce ve sonra benden borç aldı. Aldığı borç 60.000 liraya ulaştı. Bu borcu getirmesini söylüyorum ama bana sürekli bahaneler uyduruyor. Borcu olduğunu sana da söylüyorum benim borcumu versin yoksa onu işten atıp icra işlemlerini başlatacağım” dediğinde başımdan aşağı kaynar sular döküldü… Bana hep yalan söylemiş. Asla değişmemiş. Kumarbaz bir adamla evlenmişim ve sadece kumarbaz da değil, hasta bir adam. Patronu da böyle konuşunca eşyalarımı topladım, çocuklarımı da alıp baba evime geri döndüm. Bir daha onu görmek bile istemiyorum. En hızlı nasıl oluyorsa öyle boşanmak istiyorum. Ondan nefret ediyorum”

Abarttığınızı Söylerler

Sağlıksız ilişkideki zararlardan memnun olan ya da bunları umursamayan eşler, genellikle iki tür düşünceye sahiptirler. Bunlardan ilki, “Bizim hiç sorunumuz yok” düşüncesidir. Sorunların varlığını inkar eden bu yaklaşım ile birlikte hiçbir sorun “sorun” olarak görülmediği için üzerinde konuşulması da mümkün olmaz. Eşi dinliyormuş gibi yapılarak “Seni dinliyorum” mesajı verilirken aslında eşin söylediklerinin boş ve anlamsız olduğuna inanılır. Aslında gerçekten sorun olan konular inkar yoluyla uzaklaştırılır ve ötelenir.

Sorunlar ve o sorunların tetiklediği başka problemler yok olmamıştır. Sadece ötelenmiştir ve bir süre sonra tekrar gündem olacaktır. Buna rağmen inkar stratejisini sürdürmeyi tercih ederler. Bu strateji son derece sağlıksız ve faydasızdır. Sorun “Yokmuş” gibi yapmak ilişkiyi daha da sorunlu bir kısır döngüye dönüştürür. Sağlıksız ilişkideki zararları umursamayan eşlerin ikinci düşüncesi ise şu şekildedir: “Evet, bizim sorunlarımız var ama senin abarttığın kadar önemli değil”. Bu düşünceye sahip eşler sorunu çözmeye daha yakın görünseler de, bunlar da aslında problemlerin çözümleri ile uğraşmaktan kaçınırlar. “Problem var ama çözmemiz gerekmeyecek kadar basit. O yüzden de bırak olduğu gibi kalsın” demek, çözmek istememek, ve problemleri sürdürmek demektir.

“Bana Sen Yaptırıyorsun” Derler

Bu kişiler, kendilerine ait olan sorumlulukları almayı reddederler. Hiç kimse bu kişilere kendi hatasının sorumluluğunu almayı öğretmez ve kabul ettiremez. Yukarıdaki örnekteki eş : “Eşim bana kumarbaz dediği için, benim çok düşük meblağlarla oynadığım kumarımı anneme, babama, tüm akrabalarıma anlattığı için oynadım. Böyle yapmasa, bana güvense oynamazdım” diyebilir. Bu davranışsal özelliklere sahip kişiler bu sözleri söylemektedirler. Eşinin çenesini ya da burnunu kıracak kadar, onun can emniyetini riske atıp ölümle pençeleşmesine neden olacak kadar ağır fiziksel şiddet uygulayan kişiler dahi “Eşim beni sinirlendirdi, o yüzden yaptım” derler. Asla yapılmaması gerekeni yapmış olsalar da, sorumluluğu kabul etmeden eşi suçlar ve bu şekilde iyi hissederler.

“Beni Böyle Kabul Et” Derler

Bazı eşler sorumluluğun kendilerine ait olduğunu, hatanın kendi davranışları ya da sözlerinden kaynaklandığını kabul ederler ancak değişimin gerçekleşmesinin imkansız olduğunu söylerler. İstekleri olduğu gibi kabul edilmektir. Olduğu gibi kabul edilmek, psikolojide ve insan ilişkilerindeki “Kabul” ilkesine dayanan, olumlu bir yaklaşımı ifade eder. Kabul yaklaşımı, doğuştan gelen veya sonradan ortaya çıkan, eşe zararı olmayan, kimseye zararı olmayan özelliklerin kabul edilmesi anlamına gelir. Patolojik kumar oynama davranışının ya da fiziksel şiddetin “Kabul edilmesi” çoğu eşe saçma gelecektir. “Sende kumarbazlık hastalığı var. Seni olduğun gibi kabul ediyorum” demek mantıksızdır. Sorumluluğunu yerine getirmeyen bir eşi ve babayı hiç kimse evde görmek istemez.

Yukarıdaki satırlarda anlattığımız özelliklere sahip olan kişilerin eşleri ile ilişki kurma şekli, ilişkinin bir süre sonra bozulmasına ve kopmasına neden olacaktır. Belirli, net, dengeli olmak ilişkilerden beklediğimiz özelliklerdir. Güvenli bağlanma ilişkilerinde denge vardır. Anlaşılmadığını hissetme, umursanmadığını hissetme, yalan, sorumluluğun eşe atılması ve sorumluluğu inkarı gibi özellikler güvenli bağlanma ilişkisinde bulunmaz.

2. Değişen Biri Var

“Sevgilim, benim kötü hissettiğim ve ondan ayrılmak istememe sebep olan yaşantılar hakkında konuşmama izin vermiyor. Çok kaba şekilde “Sus” veya “Kes” diyerek beni susturuyor. Onun beni bu şekilde susturması ve konuşturmaması bana özgür olmadığımı, kendi istediğim gibi konuşamadığımı ve onun beni hiç anlamadığını hissettiriyor. Daha da acı olan kendini hep haklı, sütten çıkmış kaşık olarak görmesi”.

İlişki varsa tartışma ve anlaşmazlık kaçınılmazdır. Tüm ilişkilerde anlaşmanın, uzlaşmanın sağlanamadığı bir an olur. Marifet hiç çatışmamak ve hiç anlaşmazlık yaşamamak değil, çatışma ve anlaşmazlıkları yapıcı ve uzlaşmacı bir yolla ele alarak çözüm bulmaktır. Asıl marifet budur. Eşler kendileri için ciddi zorlanma, çatışma ve anlaşmazlık nedeni olan bir konuyu çözüp ortadan kaldırdığında şunu derler… “Bunu da beraber çözüp hallettik. Başka sorun çıkarsa aynı şekilde yapar, onu da çözüp hallederiz”. Sorunları birlikte çözebiliyor olmak gerçekten marifettir, iyi hissettirir ve ilişkiye olan inancı da pekiştirir.

Sağlıksız İlişki, Galibi Olmayan Savaştır

Sağlıksız, zararlı ilişki yaşayan çiftler için bir problemin, bir çatışmanın çözümlenmesinden ziyade kimin galip olduğu önemlidir. Ortada süregelen bir savaş vardır ve bu savaşın galibi kendileri olmalıdır. İlişkiyi bir arena olarak gören kişiler, bu yaklaşımlarıyla ilişkinin toparlanmasına değil, her aşamada daha da harap olmasına neden olurlar. Haklı çıkma çabası, problemi çözüp aşma çabasının yerini doldurur. Sürekli haklı çıkmak için yalana ve çarpıtmalara başvurulur.

İki Ezeli Düşman

Eşlerden biri katı ve sert tutuma sahip olunca arada düzgün ve derinliğe sahip bir duygusal bağ kurulması çok zor olacaktır. Katı ve sert tepkilerden kaçınılması amacıyla çoğu şey eşten gizlenir. Eşin bilmesi gereken ancak bilirse ortalığı yıkmasının kaçınılmaz olduğu konular susularak içe atılır. Böyle olunca ilişki bir yalana, acımasız ve katı eşin keyfini kaçırmama ve bu sayede onun olumsuz tepkilerinden korunma çabasına döner. Bir süre sonra bu durum baskılanan ve sürekli susan, sözlerini yutan eşin çaresiz hissetmesiyle ve bu çaresizlik hislerinin dayanılmaz bir hal almasıyla farklı bir aşamaya geçer. Bu aşama da ilişkinin bozulması, kopması, ayrılık ve boşanma aşamasıdır. x

Sağlıksız İlişki Nasıl Bitirilmeli?

– Sağlıklı Düşünün / Suçlamayı Bırakın

Gerçekçi bir bakış açısıyla baktığınızda, bu ilişkinin sadece eşiniz ya da sevgiliniz tarafından oluşturulmadığını görürsünüz. Her çift ilişkisi iki insanın katkılarıyla oluşur ve devam eder. Her insanın strese dayanma gücü farklıdır. Her insanın tahammül gücü farklıdır.

Bazı insanlar zararlı ilişkilerin yarattığı stres yüzünden perişan hale geldiklerinde hızla bir çözüm arayışına girerken, bazı insanlarsa aynı şiddetteki stresle uzun yıllar acı çekerek ilişkide kalmaya devam edebilirler. Zararlı ilişkinin yarattığı acı ve sıkıntılara uzun süre dayanmak ve tahammül göstermek bir başarı değildir. Mantıklı olan, bir soruna çözüm bulma konusunda iyi niyete sahip bir eş ya da sevgiliyle ilişkiye devam etmek ve sorunları da çözmektir. Benzer bir biçimde, yine mantıklı olan, bir soruna ya da sorunlar yığınına çözüm bulma konusunda isteksiz ve umursamaz davranan bir eş ya da sevgiliyle ilişkiye devam etmemektir. İlişkinin başlaması, sorunların yaşanması ve sizin de bu sorunlardan zarar görmenizle ilgili eşinizi / sevgilinizi suçlamayın. Suçlamakla sorun yokmuş gibi yapmak arasında büyük bir fark yoktur. Her ikisi de, sorunlar yaşanmaya devam ederken ve zararlı ilişki zarar vermeye devam ederken bunları ortadan kaldırmaya yaramayan faydasız davranışlardır.

– O Olmasa da Yaşayabilirsiniz

Gerçek olan şudur ki, zararlı / zehirleyici / kötü ilişkilerde eşler birbiriyle anlaşamaz. Birbiriyle güzel vakit geçiremez. Birbiriyle vakit geçirmekten keyif almazlar. En önemlisi, birbirleriyle duygularını paylaşarak derin bir duygusal bağ kuramazlar. Önemli olan da budur. Gerçekçi olarak baktığınızda siz eşinizle / sevgilinizle çok yakın iki dost gibi misiniz? Beraberken neler yapıyorsunuz ve o neler yapıyor? Bunlara bakın. Sadece cinsel paylaşımlar ve cinsellik yetmez.

Çoğu zararlı ilişkide cinsel yaşam da bozulmuştur ancak bazı zararlı çift ilişkilerinde cinsel yaşam ve cinsel ilişki mükemmel denilebilecek düzeyde iyi olabilmektedir. Cinsel yaşamınızın mükemmel olması ilişkinizi sürdürmeniz için yeterli neden olabilir mi? Şunu söyleyebiliriz ki cinsel yaşam ne kadar iyi olursa olsun, zararlı ilişkinin verdiği zararları ortadan kaldırmamaktadır. Dahası, varlığı ciddi sıkıntılara neden olan büyük sorunları da çözmemektedir. Bu maddede ele aldığımız sorulara kendi içinizde mantıklı ve gerçekçi cevaplar verin. Bu şekilde farklı açılardan bakın. “O olmazsa ben yaşayamam, nefes alamam” demek yerine “Ben kendi başıma daha iyi yaşayabilirim. O olmadan daha iyi bir hayat kurabilirim” düşüncesine inanın.

– Yakınlarınızın Yardımını Kabul Edin

Ayrılık / boşanma kararınızı sevdiklerinize ve yakın arkadaşlarınıza söyleyin. Onlarla dertleşin. Yaşadıklarınızı ve hissettiklerinizi size değer veren ve sizi anlayacağını bildiğiniz insanlara anlatın. Onlardan destek almanız bu dönemde çok yararlı olacaktır. Biten bir ilişkinin hemen olumlu duygular yaratmasını bekleyemeyiz. Olumsuz duygularınız ve olumsuz hisleriniz bir süre daha devam edecektir. Olumsuz duygu ve hisler devam ederken, bir yandan da duygusal bağımız bulunan yakınlarımızın duygusal ve manevi desteğini almak bizi daha güçlü hissettirir, sıkıntımızın hafiflemesine yardımcı olur.

– Yuttuğunuz Sözleri / Duyguları İfade Edin

Ne hissettiğiniz önemlidir. Duygularınızı sadece “iyi” ve “kötü” olarak değil, içinizde ne hissettirdiğini tanımlayıcı biçimde, farkında olarak isimlendirmeye özen gösterin. “Şu an çok kötüyüm, onsuz yapamayacağım” yerine “Ondan ayrıldığım için kaygılıyım” ya da “Onunla ilişkim bittiği için kendimi çaresiz hissediyorum” şeklinde, duygularınıza doğru isimler vererek onlara sahip çıkın. Onları bastırmaya, yok etmeye çalışmayın. Onlardan kaçıp kurtulmaya da çalışmayın. Onları hissetmek için kendinize izin verin. Duygularınızı ve düşüncelerinizi yazmak için bir günlük tutun ve bunları günlüğünüze yazın.

Hayatta vermeden alan insanların da var olduğu gerçeğini kabul ederek, bundan sonra bu tür ilişkilere karşı daha dikkatli olun. Vermeden almayı yaşam felsefesi olarak benimsemiş biriyle çift olmanın nasıl hissettirdiğini yaşayarak öğrendiniz. Bu kişiler sizden aldıklarını geri vermezler, size hiçbir şey vermezler ve siz vermeye devam ettikçe bunlar almaya devam edecekler. Buna dikkat edin ki bir daha vermeden alan biriyle çift olmaktan kendinizi koruyun. Çift ilişkisi, özellikle sağlıklı çift ilişkisi her iki insanın da gönül rızasıyla verdiği, almaya değil de vermeye odaklandığı (her iki eşin de vermeye odaklandığı) bir bağlanma ilişkisidir. Almaktan ötesini bilmeyen, vermeyi bilemez. Bu sebepten, normal bir çift ilişkisi de kuramaz.

Hayatta dürüst olmayan insanların da var olduğu gerçeğini kabul ederek, bundan sonra dürüst olmayan kişilerle aranıza mesafe koyun. Bir kişinin dürüst olup olmadığını anlamak çok kolay olmayabilir ancak onu yeterince tanımak için kendinize zaman verirseniz, sevgili olmak ya da evlenmek için acele etmezseniz onu daha iyi tanırsınız. Aksi halde, alelacele karar vermiş olabilirsiniz.

İlişki Ne Zaman Bitmeli – Psikolog Desteği Alın

Ayrılık ve boşanmaya karar verirken yukarıda ele aldığımız adımları atarken bunlarla birlikte bir uzmandan da yardım alın. Çift ve evlilik ilişkileri konusunda uzmanlaşmış bir kişiden yardım almak, bu dönemi atlatmanıza yardımcı olacaktır. Zararlı / zehirleyici ilişkilerin etkileri konusunda bilgi sahibi olan, bu zararlı etkilerin ortadan kalkması için profesyonel desteği ile size yardımcı olabilecek olan bir çift veya evlilik terapisti ile çalışarak bu süreci daha kolay geçirebilirsiniz. İlişki ne zaman bitirilmeli sorusuna cevap vermekte zorlanıyorsanız uzman yardımı ve danışmanlığı almanızı tavsiye ediyorum.

Klinik Psikolog Serhat Damar

Başa dön