Evliliğe Hazır mısınız?

evliliğe hazır mıyım

“Evliliğe hazır mıyım?” sorusunu kendinize soruyorsanız, bu sorunuza gerçekçi bir cevap verebilmeniz için yazdığım bu yazımı sonuna kadar okumanızı tavsiye ediyorum. Hem yazımı okuyun, hem de “evliliğe hazır mıyım?” sorusuna gerçekçi bir cevap vermenizi kolaylaştıracak olan 9 soruluk testi cevaplayın.

Bu yazımda size bazı sorular soracağım ve bu sorulara verdiğiniz cevaplara bakarak kendiniz evliliğe hazır olup olmadığınızı bulabilirsiniz. Bu konuda yazdığım bir diğer yazımı da okumanızı tavsiye ediyorum: Evlilik Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Evliliğe hazır mıyım?

Aşağıdaki soruları tek tek cevaplayın…

1. “Evlilik nedir?” sorusuna verilen cevap önemlidir...

Evliliğin tanımını nasıl yaptığınız çok önemlidir. Bundan yıllar önce evlilik hakkındaki bir yazıma gelen bir yorumda bir kadın okur, evlilikle ilgili ilginç bir tarifte bulunmuştu. Onun tarifine göre evlilik “Takım kıyafet giyen bir adamla” olabilirdi. Spor giyinen bir erkek evliliğe hazır kabul edilemezdi. Sizce durum böyle mi? Evliliği nasıl tanımlıyorsunuz ve evlilik için size uygun olan eş adayınızın özelliklerini nasıl anlatıyorsunuz? Ne tür özellikleri olmalı? Bu sorulara verdiğiniz cevaplarda yer alan detaylar son derece önemlidir.

2. Onunla sohbet edebiliyor musunuz?

Birbiri ile sohbet eden, tartışan, sorgulayan insanlar mutlu evliliği kurabilirler. Bazı konuları hiç konuşmadan bunların yanından teğet geçen çiftler ise, bu konuşmadıkları konular nedeniyle daha sonraki bir zamanda çok ciddi problemler yaşarlar. Evet, evlilikte fedakarlık çok önemlidir ve bu yazımdaki bir başlıkta bundan bahsediyorum. Aynı zamanda eşlerin birbirleri ile fikirleri, inançları ve yaşam felsefelerini konuşup tartışabilmeleri de önemlidir.

3. Onunla duygusal bağ kurabiliyor musunuz?

Evlilik bir sözleşmedir ve hem kadının, hem erkeğin, hem de doğacak olan çocukların hak ve hukukunu savunan bir anlaşmadır. Herhangi bir süreye tabi değildir ve ömür boyu sürmek üzere kurulur.

Evlenmeyi görev olarak gören, bağ kurmayan ve sadece emir – komuta şeklinde evlilik yürütmeyi hedefleyen insanların evliliğe hazır olmadıklarını söyleyebiliriz. Emir – komuta askeri bir kavramdır ve askerlikteki üstler ve astlar arasındaki ilişkiyi tarif eder. Bu tarifte birbiriyle farklı statüye sahip 2 kişi vardır. Biri daha üstün, biri daha aşağıdadır ve askeri kurallar gereği her asker buna uymak zorundadır.  Evlilikte ise birbiriyle duygusal olarak bağlı, birbirine karşı sorumlu ve eşit haklara sahip 2 insan vardır. Birinin geliri olmasa da (Örn. Ev hanımları) gelire sahip olan eşiyle eşitti ve bu gelirden faydalanma hakkına sahiptir.

Çiftler arasındaki ilişkide ve evlilikte en önemli değerler arasında yer alan bağlanma, bir çifti uzun yıllar bir arada tutabilecek güce sahiptir. Sevgi de, saygı da önemli değerlerdir ancak bunlar ne yazık ki bir evliliği uzun ömürlü mutlu bir evlilik yapmaya yetmez.

Evleneceği kişiyle ilişkisini, birbiriyle eşit haklara sahip iki insanın duygusal bağ kurdukları bir çift ilişkisi olarak gören kişiler evliliğe hazır olma konusunda bir adım öndedirler.

3. Birbirinize tüm sırlarınızı anlatabiliyor musunuz?

Her insanın yaşamında sadece kendisinin bilmesini istediği ufak tefek detaylar olabilir. Buna hepimiz saygı duyarız ancak evlendiğimiz insandan gerçek varlığımızı gizlemek, evlilikte olmasını hiç istemediğimiz bir durumdur. Evlilik, eşle sırların, gizlediğimiz bilgilerin de paylaşılmasının gerekli olduğu bir ilişki biçimidir. Siz eş adayınıza tüm sırlarınızı, onun bilmesi gereken ve bilmek isteyeceği tüm bilgileri verebiliyorsanız onunla evlenin. Benzer şekilde, size tüm sırlarını, sizin bilmeniz gereken ve de bilmek isteyeceğiniz tüm bilgileri verebilen bir kişiyle evlenin.

4. Özgürlüğünden fedakarlık edebiliyor mu?

Bekar hayatta her istediğini yapabilen insan, evlendikten sonra eskisi gibi özgür değildir. Kendi bireysel ihtiyaçlarını gidermesi, kendi bireysel isteklerini yaşaması, evliliğin koyduğu sınırlar ölçüsünde kabul görür. Eskiden sınırsızca kendine yaşadığı yaşamda, evlilik sonrasında eşini de her an düşünmesi beklenir.

Evlenmek, sınırsız özgürlüğün son bulması anlamına gelir mi? Evet gelir. “Ben istediğim zaman istediğimi yaparım, kimseye de hesap vermem” diyorsanız, evlilik sizin için sorun yaratabilir. Ya da bu yaklaşım evliliğinizde sorun yaratabilir. Bu nedenle, evlendiğinizde özgürlüğünün kısıtlanmasına rıza gösteren, kendi özgürlüklerinden fedakarlık yapabilen bir eş, doğru eştir. Sürekli olarak fedakarlık yapmaktan kaçınan, fedakarlık yapmayı kendisine “eziyet” olarak gören bir eş ise doğru eş olmayabilir, iyi düşünüp taşınmanız gerekir.

5. Onunla birlikte plan yapabiliyor musunuz?

Çocuk sahibi olmak gibi, evlenince nerede yaşanacağı (hangi şehirde, o şehrin hangi semtinde ve nasıl bir evde) gibi, basit görünen durumlar aslında son derece önemli sonuçlara yol açarlar. Evliliğinin 10 yılına gelmiş bir çiftte eşlerden biri “Ben asla çocuk istemiyorum” dediğinde… Diğer eş de “Ama benim evlenirken ve hatta hayattaki en büyük amaçlarımdan biri çocuk sahibi olmaktı!” dediğinde ortaya nasıl bir kaos çıkacağını tahmin edebilirsiniz. Aslında sadece “Birlikte plan yapmak” da yetmiyor.

Bu başlığa “Ortak amaçlara sahip olduğunuz kişiyle evlenin” şeklinde bir ek de yapmalıyız. Çocuk sahibi olma ya da olmama konusu eşler arasında ciddi bir ayrım noktası olma özelliğine sahiptir. Parayla gelecekte neler yapılacağı, kirada mı, yoksa çiftin borçlanarak sahip olduğu bir evde mi yaşanacağı konuları da eşlerin birlikte konuşarak, karşılıklı danışarak vermeleri gereken kararlar arasında yer alır. Bu nedenle de, hem birlikte plan yapabildiğiniz, hem de ortak amaçlara sahip olduğunuz bir eşle evlenmeniz en mantıklısıdır.

6. Sorunları çözebiliyor musunuz?

Anlaşmazlıklar ve çatışmalar ilişkilerin olmazsa olmazıdır. İki insanın bir arada olduğu her ortamda mutlaka bunlar da olmak zorundadır. Bazı çiftler, mükemmel ilişkiyi, yani sorunsuz ilişkiye ve evliliğe ulaşmak isterler ve bunun içinde “sıfır iletişim” yöntemine başvururlar. Sıfır iletişim yönteminde, eşler birbirlerine hiçbir sorun hakkında hiçbir şey söylemezler.

Sorunlar el birliğiyle inkar edilerek ötelenir. İşler içinden çıkılmaz bir hal alıp da sorun artık ilişkiyi bitme noktasına getirdiğinde (Çoğunlukla aldatma nedeniyle) eşler birbiri ile konuşmaya başlasalar da, çok geç kalmışlardır.
Evliliğinizde problemin hiç ortaya çıkmaması hayali, ütopik bir beklentidir ve gerçek dışıdır. Bunun yerine çatışma çıktığında üzerinde oturup konuşabildiğiniz bir eşle evlenmek en mantıklısıdır. Doğru olan hiç çatışmamak değil, çatışma olduğunda bunu tatlıya bağlayan, her iki eşi de tatmin eden bir sonuca ulaşabilmektir.

7. Zor anlarınızda yanınızda oluyor mu?

İnsan ilişkileri uzun vadelidir ve hep, yaşadığımız süre boyunca sürmesini bekleriz

Çift ve evlilik ilişkisinde de eşler birbirine ihtiyaçları sağlama konusunda destek olurlar. Bazen tümüyle birbirleri için bir şeyler yaparak birbirlerinin hayatını kolaylaştırırlar, bazen de karşılıklı yardımlaşırlar. Bu onların seçimi. Herkesin aynı yoldan gitmesini beklemeyiz çünkü her insan farklıdır, her insanın düşünceleri ve insançları da farklıdır. Zor zamanlarda, zorluk içindeki bir partnere destek olmak bir seçenektir.

Sonuna kadar eşinin yanında kalması ve onu terk etmeden yanında beklemek bence yapılabilecek en insanca, en vicdanlı davranıştır. Böyle davranan insanlar evliliğe bir adın yaklaşmışlardır ve evliliği sürdürmeleri de çok daha kolay olacaktır. Evlilikte her iki eşin de vicdanlı, vicdansız, sadık veya vefasız olması mümkündür. Bu özellikleri tanıyarak kendinizin ve eş adayınızın evliliğe hazır olup olmadığını anlayabilirsiniz.

8. Güzellik ve paraya ne kadar değer veriyor?

Güzelliği çok önemli bir değer olarak gören ve “Benim eşim çok güzel olmalı” ya da “Benim eşim öyle yakışıklı olmalı ki, herkes dönüp dönüp ona bakmalı” diyen insanlar var. Peki şunu sormak isterim: “Herkesin dönüp dönüp baktığı çok yakışıklı bir adamın eşine kesin olarak sadık kalacağını söyleyebilir miyiz?”. Evet söyleyemeyiz çünkü şekiller insanı aldatabilir. Para ve zenginlik için de aynı şeyi söyleyebiliriz.

Çok zengin bir insanla evlenmek sizin için en önemli eş seçimi kriteri ise evliliğe hazır olup olmadığınızı bir kez daha sorgulayın. Zenginlik ve para da aynen güzellik gibi geçip giden değerlerdir. Güzellik zamanla ve yaşlılıkla yavaş yavaş geçip giderken para da bir yandan harcanır, ve diğer yandan değer kaybeder. Güzellik anlayışı evrensel midir? Güzellik kavramı gerçekten de kişiden kişiye değişen, her toplumda değişen bir kavram. Geçip giden, harcanan ve değeri kaybolan bu nesneler sizin için çok önemliyse bir kez daha “Evliliğe hazır mıyım?” diye düşünün çünkü hazır olmayabilirsiniz.

Serhat DAMAR

Klinik Psikolog / Çift Terapisti (PACT)

Evlenmeden önce konuşulması gerekenler

Yayım tarihi
İlişkiler olarak sınıflandırılmış

Serhat Damar tarafından

Serhat Damar, 2002 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olmuştur. Klinik Psikoloji alanında yüksek lisans eğitimini tamamlayarak Klinik Psikolog ünvanı almaya hak kazanmıştır. Dünyaca ünlü çift terapistleri ile çalışarak bu uzmanlardan çift terapisi eğitimleri almıştır. İstanbul'da Çift Terapisti olarak görev yapmaktadır.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.