Çok Kıskancım, Nasıl Yenerim?
27 Şub 2018

Çok Kıskancım, Nasıl Yenerim?

“Serhat hocam merhaba.

Ben 24 yaşında, çalışan bir kadınım. 5 ay önce evlendim ve evliliğimizde çok büyük bir sorunumuz var.Eşimi aşırı şekilde kıskanıyorum hocam.  Onun bazı şeyleri yapmasına dayanamıyorum.

Misal, eşimle dışarı çıktık ve o bir kadına baktı.  O zaman kıyametleri koparıyorum. “Sen niye baktın?” diyorum, kızıp bağırıyorum. Eşim bazen baktığını kabul ediyor.

“Evet baktım bunda ne var ki? Kötü bişey mi yaptım” diyor. Ben o an aşırı kıskançlık ve öfke sebebiyle onun dediklerini hiç duymuyorum. Sonra ablamla konuştuğumda yaptığımın yanlış olduğunu anlıyorum. Ablam “O birine baktığında suçlu muamelesi yapıyorsun. Seni aldatmış gibi davranıyorsun. Böyle yapma, böyle yaparsan evliliğine zarar verirsin” dediği zaman yaptığımdan utanıyorum.

Aşırı kıskançlığım sadece bir kadına bakmakla ilgili değil. Aynı şeyi televizyon izlerken de hissediyorum. Onun güzel bir kadına daha farklı bir gözle baktığını düşünüyorum. Farklı baktığını görüyorum. Sıradan bir kadına aynı şekilde bakmıyor. Televizyondaki güzel kadınlara bakması nedeniyle de tartışıyoruz ve ben yine onu suçluyorum, hakaret ediyorum. O beni suçsuzluğuna inandırmaya çalışıyor ama her zamanki gibi başarısız oluyor. Benim o sırada öfkem tavan yapıyor ve onu hiç duymuyorum.

Sorun bende, biliyorum ama yine aynı durum olsa ben yine eşimi suçlamaktan korkuyorum. Aslında en çok korktuğum şey beni bırakıp gitmesi ama bir yandan onu suçlayarak beni bırakıp gitmesi için elimden geleni yapıyorum.

Eşimi Kıskanmak İstemiyorum

Bu durumdan, daha doğrusu kendi durumumdan memnun değilim. Sevdiğim insanı kaybetmek istemiyorum ve elimden de hiçbir şey gelmiyor. Eşim “Sen değişmezsin” diyor. Kıskançlığın iyileşmeyen bir hastalık olduğunu düşünüyor. Bense değişebileceğime inanmak istiyorum ve gerçekten değişmek istiyorum.

Eşimi kıskanmak istemiyorum ve bunun için de değişmem gerekiyor. Değişmeliyim çünkü değişmezsem aynı şeyleri yapmaya devam edeceğim. Eşim benim ilk çıktığım insan, ben de onun ilk çıktığı insanım. Bu beni eskiden mutlu ediyordu, şimdiyse kıskançlık, öfke ve kaybetme korkusuna yenik bir haldeyim. Bu duygularımı nasıl yenebilirim? Özellikle de aşırı kıskançlığımı yenebilir miyim? İnşallah kıskançlık geçmeyen bir hastalık değildir çünkü geçmeyen bir hastalığım olması beni hep korkutmuştur. Eşimi çok seviyorum, onunla ömür boyu, Allah ne kadar ömür verdiyse bir arada olmak en büyük dileğim. Kıskançlıktan nasıl kurtulabilirim?

Sorunumuzu ailelerimiz bilmiyor. Bana göre bilmemeleri en iyisi, eşime göreyse artık onlara anlatmamız gerekiyor. Ailelerimize anlatmak bizi nasıl etkiler bilmiyorum ancak ben sorunu çözebileceğimize inanmak istiyorum. Bana cevap verebilirseniz çok sevinirim. Sitenizde size soru sorabileceğimiz bir yer ayırdığınız için ve cevabınız için çok teşekkürler Serhat hocam. Allah’a emanet olun”.   G. M.  İstanbul

Kıskançlık Psikolojisi

Çift ve evlilik ilişkisi kıskançlık sebebiyle ciddi zarar görür. Eşlerin birbirlerine karşı hissettikleri olumlu duygular yerini olumsuz duygulara bırakır. Bu nedenle de aşırı kıskançlık hisseden eş, bu durumun normal olmadığının farkında olmalıdır.

çok kıskancım nasıl yenerim - kocamı aşırı kıskanıyorum - eşimi aşırı kıskanıyorum - eşimi kıskanmak istemiyorum

Senin hissettiğin kıskançlık, ifade ettiğin gibi aşırı kıskançlık olarak adlandırdığımız, şiddetli duygusal tepkiler içeren öfkeli bir durum. Bu durumun senden kaynaklı olduğunu bilmen çok iyi. Bunun farkında olman senin sağlığın ve evliliğinin sağlığı açısından çok önemli ve senin bu konudaki farkındalığına sevindim.

Kıskançlıktan nasıl kurtulabilirim diye sormuşsun. Hemen sorunu cevaplamaya geçebiliriz.

Çok Kıskancım Nasıl Yenerim Sorusunun Cevabı

İlk adımın, sorunun kaynağının sende olduğunu kabul etmendir. Eşin bazen, istisnai olarak (nadiren) seni kıskandırma ihtimali olan ve her kadının kıskanabileceği şeyler de yapabilir. Bizim odak noktamız bunlar değil. Nadiren görülen durumlara bakarak “Benim eşimin gözü başka kadınlarda” demek sence ne kadar mantıklı? “Hiç de mantıklı değil” diyorsun. Haklısın.

Bizim odak noktamız, kıskançlığın kaynağının eşinde değil, sende olduğunu kabul etmen. “Kabul etmek”, hem onun suçsuzluğunu ve masumiyetini, hem de kendi çocukça (ama aşırı olan ve problem yaratan) kıskançlığını kabul etmen ve hem eşine hem de kendine daha şefkatli yaklaşman anlamına gelir.

Sen kendini özellikle güven konusunda geliştir. Kendini güçlendir. Kendini güçlendir derken,  2 alanda kendini geliştirmenin faydalı olacağını söylemek istiyorum. Kendine duyduğun güveni geliştirmen gerekiyor. Kendine güvenmediğin özelliklerin neler? “Eşim güzel kadınlara bakıyor” diyorsun. Güzel kadın ne demek? Bazı kadınlara güzel kadın diyorsun. Peki sen kendini hangi kategoriye koyuyorsun? Bunları sorgula, netleştir ve bunlarla yüzleş. Kendini zayıf ve yetersiz hissettiğin yanlarını tanı, bunları sorgula ve eğer geliştirilebilir özelliklerse bunları nasıl geliştireceğini keşfet.

“Eşle ilişkide güven” alanında da ilerlemen ve gelişmen gerekiyor. Güvensizliğini yenmek için, bu güvensizliğini yaratan ve eşine güvenmene mani olan düşüncelerini sorgula. Eşinle ve evliliğinle ilgili hangi gerçekdışı düşüncelere ve beklentilere sahip olduğuna bir bak. Eşinden neleri almaya gerçekten ihtiyaç duyuyorsun ve eşin senden neleri almaya ihtiyaç duyuyor? Gerçek ihtiyaçlarınız neler, bunlara odaklanman en mantıklısıdır.

Eşinle duygularını paylaş. Duygularını paylaş dediğimde bazen insanlar beni yanlış anlayabiliyor. “Senden nefret ediyorum” demek duyguyu paylaşmak değil, doğrudan saldırıdır. “Sokakta, televizyonda nerde güzel bir kadın görsen hayran hayran bakıyorsun, aşık oluyorsun” sözü de hem çarpıtılmış, hem de gerçekdışı bir düşünceni yansıtıyor. Bunları ona söylemenin hiçbir faydası olmadığını, aksine, evliliğinize zarar verdiğini gördüğü için, sen bu sözleri söylemekten vazgeç. Ona sadece hissettiğin duyguları söyle. Şöyle bir cümle kurmanı öneririm: “Sen başka kadınlara baktığında seni kıskanıyorum. Onları beğeneceğini düşünüyorum. Onları benden daha güzel bulduğunu düşünüp üzülüyorum, bir yandan da seni kaybetmekten çok korkuyorum çünkü seni seviyorum”. Bu sözleri söylediğinde, eşinin senin daha iyi hissetmen için neler yaptığını görebileceksin. Senin kıskançlığın ve üzüntün geçsin diye sana sımsıkı sarılabilir. Belki de bu dediklerimi yapmakta zorlanır, ama yine de senin iyi hissetmen için elinden geldiğince çaba gösterir.

Bak, bu sözlerde hiçbir suçlama yok. Hiçbir saldırı, hakaret ve incitici hiçbir söz yok. Düşüncelerini, eşine söylediğin sözleri bu dengeli terazide tutman ikiniz için de, evliliğiniz için de daha yararlıdır. Kötü sözler ve aşırı sert tepkiler, senin kıskançlıktan kurtulmana hiç yardımcı olmaz. Tam tersine, daha da fazla kıskanmana, eşinden daha da fazla uzaklaşmana neden olur ki buna hiç ihtiyacın yok.

Kıskançlık için İstanbul’da psikolog desteği almak için tıklayınız: Psikolog İstanbul

Kıskançlık için internet üzerinden psikolojik yardım almak için tıklayınız: Online Psikolog

Klinik Psikolog Serhat Damar

Paylaşın
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  Yum
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Serhat Damar

Klinik Psikolog Serhat Damar, 2002 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olmuş, Klinik Psikoloji yüksek lisans eğitimini başarıyla tamamlayarak Uzman Klinik Psikolog ünvanı almaya hak kazanmıştır. 15 yıldan uzun süredir yetişkin danışanlarıyla bireysel ve çift çalışmalarını sürdürmektedir.

Yorumlar

  1. Aslan05 diyor ki: Nisan 7, 2018 at 10:20 am

    Eşim uzun süredir “Bir psikoloğa git” diye ısrar ediyordu ve ben eşimin bu ısrarını görmezden geliyordum ta ki geçtiğimiz hafta sonu benim iş arkadaşlarımla ailecek bir araya gelene kadar. Benim problemim delilik mi yoksa ben normal miyim onu da bilmiyorum da, 2 veya daha fazla aile olarak bir arada sohbet ederken, eşimin bazı erkeklerle karşılıklı bakıştığını görüyorum. Belki de yanılıyorumdur ama benim gördüğüm şu ki eşim özellikle bazı erkek arkadaşlarımda göz göze bakışıyor, ben fark edince de geriliyor belki utanıyor. Şimdi bu konuda ben kendimi haklı görüyorum çünkü bir bakışma durumu var. Sizin yazınızda anlattığınız yoldan mı gitmeliyim, kıskançlığım saçma mı, yoksa boşanmalı mıyım çünkü ben eşimden, eşim benden iyice soğuduk. Eşim “Bana güvenmiyor musun?” diyor, ben de güvenmediğimi söylüyorum zaten.

    • Serhat Damar diyor ki: Mayıs 1, 2018 at 8:44 pm

      Bazı erkek arkadaşlarınla göz göze geliyor olabilir, herkes herkesle göz göze gelebilir değil mi? Göz göze gelmek tesadüfi bir durumdur. Göz göze gelmek, bir insanın sürekli gözünün içine bakmak, ve bunu sürdürme çabası olmaktan çok farklı, son derece normal bir durumdur. “Göz göze bakışıyor” şeklinde yorumladığın şey, “Göz göze gelmek” ise yorumundaki yanlışa lütfen dikkat et. Sana eşin “Yine benim arkadaşlarımla göz göze bakışıyorsun, yazıklar olsun sana!” deseydi, bunu sadece ima etseydi sen ne hissederdin? Sen de gerilirdin. Göz göze gelme durumunu “Bakışma” olarak yorumladığında şüphelenmen de, kıskanman da, öfkelenmen de kaçınılmazdır. Bunu aşmak için bireysel olarak ya da eşinle beraber bir uzman yardımı (klinik psikolog veya evlilik terapisti) almanı sana tavsiye ediyorum. Boşanmak ya da eşini suçlamak yerine bu yoldan gitmen en sağlıklısıdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir