Aldatmak Nedir? Duygusal Aldatma Örneği

Aldatmak Nedir?

Aldatmak, Türkçe karşılıkları arasında “Kandırmak”, “İhanet etmek” gibi kelimelerin de bulunduğu olumsuz anlama sahip bir kelimedir. “Aldatmak nedir?” diye sorulduğunda bu soruya kolaylıkla birçok farklı cevap verilebilse de, aldatmanın aldatılan eşte yaratacağı yıkımı ve duygusal darbeyi anlatabilmek çok zor olacaktır. Bunun acısını ancak yaşayan tam anlamıyla hissedebilir.

Son dönemin önemli trendlerinden biri de yabancılarla dertleşmek olmuştur. Buna yabancılarla dertleşmek diyorum çünkü evli insanların hiç tanımadıkları, ya da iş ortamında uzak bir iş arkadaşlığından öte bir anlamı bulunmayan iş arkadaşları ile yaptıkları dertleşmeye başka bir isim bulamıyorum. Dertlerimizi, duygularımızı, hislerimizi rastgele, önümüze çıkan herkese anlatmayız. Bu tür paylaşımlar evli insanlarda eşle yapılır, evli olmayan çiftlerde sevgili ile gerçekleştirilir. Evli olmayan, sevgilisi de bulunmayan insanlar da yakın arkadaşlarıyla, kardeşleri, anne babaları ve kendilerini yakın hissettikleri akrabalarıyla dertleşir, duygularını paylaşırlar. Genel ve evrensel insan davranışı böyle iken, yeni modamız yabancılarla dertleşmek. Bir anlamı ve değeri var mı? Yok. Anlamı ve değeri olmasa da, bir çok evliliğin temelden sarsılmasına neden olan “Yabancılarla dertleşme” kavramına aşağıdaki satırlarda tekrar değineceğim. Sitemizin herkese açık olan Soru bölümüne geçtiğimiz aylarda yazılmış olan bir soruyu paylaşarak devam edelim.

“Vicdan Azabı Çekiyorum”

“Hocam merhaba. Evliliğimiz 3. yılına girerken ben vicdan azabı çekiyorum. Nedenini şöyle anlatabilirim sanıyorum: Çalıştığım şirket yeni bir bayan eleman aldı ve bu bayan eleman da benle aynı birimde göreve başladı. Çok saygılı, düzgün davranan, güler yüzlü, neşeli bir kız. O göreve başladığı ilk günden beri çok iyi anlaşıyoruz ve yemeklere genelde beraber iniyoruz. Bazen de başka arkadaşların da yanımızda olduğu 3-4 kişi halinde iniyoruz.

Onunla sohbet etmek, onunla dertleşmek, onunla şakalaşmak, ona takılmak öyle eğlenceli ki, onun yanındayken günümün nasıl geçtiğini anlamıyorum. Eşim bana ciddi geliyor. Onunla karşılaştırdığımda eşim ciddi, mutsuz bir insan. Kapıda beni karşılamasından tutun da, diğer tavırları, davranışları farklı. Bahsettiğim arkadaşın eşimden üstün özellikleri olsa da, ben eşimi hiç aldatmadım ve yapmam da. Buna rağmen vicdan azabı çekiyorum. Ben eşimi aldatıyor olsam bu vicdan azabı normal karşılanabilirdi ancak aldatmıyor iken vicdan azabı bana gereksiz yere kötü hissettiriyor. Bunun nedenini ve vicdan azabından kurtulmamın yollarını sizden öğrenmek istiyorum hocam”

Cevap:

Vicdan Azabı Çekiyorsan…

Aldatmanın özünde aslında eşinin senden beklemeyeceği, onu yıkıma uğratacak bir şeyi yapman vardır. Eşini aldatmak için biriyle yatman gerekmiyor. “Çok iyi anlaşıyoruz” diyorsun. Onunla vakit geçirmenin ne kadar eğlenceli olduğundan, onun ne kadar güler yüzlü ve mutlu olduğundan, eşinin ise ne denli ciddi ve mutsuz bir insan olduğundan bahsediyorsun. Yani sen ciddi olarak eşini, hayat arkadaşını, şirkette senin çalıştığın birime atanan bu kızla karşılaştırıyor, eşinin özelliklerine 0 (Sıfır) ya da 1 verip sınıfta bırakırken, bu “kız”a 9 veya 10 verip “Takdir”le ödüllendiriyorsun. Bunu yaptığının farkında ol lütfen. Birbirinize “Sevgilim” demenize çok az kaldığını düşünüyorum. Sana duygusal aldatmadan bahsetmek istiyorum…

Duygusal Aldatma Nedir?

Duygusal aldatma nedir biliyor musun? Bir yabancıyla duygusal paylaşımlar yapıyor, ve o yabancıyla duygusal yakınlaşma içine giriyorsun. Buna duygusal aldatma denir. Zihinsel aldatma da diyebiliriz. Vicdan azabın daha da artacak biliyorum ama gerçekleri kabul etmek zorundayız. Eşinle yaşaman gereken, ve “Neden eşinle yaşamıyorsun?” sorusunun cevabını bulmak zorunda olduğun duygusal paylaşımlar, bir yabancıyla yaşanıyor. Bir düşünsene, eşin senin şirkete yeni gelen kızla aranda olup bitenleri görse ne hisseder? İyi duygular mı hisseder, yoksa dağılır mı? Sen eşinin çalıştığı iş yerinde bir erkekle aynı durumda olması durumunda ne hissederdin? Bu durumu yaşamak istemezdin değil mi? Ama sen eşine tam da bu durumu yaşatıyorsun. O hiçbir şey bilmeden geceleri senin yanında yatıyor.

Duygusal Aldatma da Aldatmadır

Aldatmak nedir? Tanımını yapmıştık. Aldatmayı aldatma yapan içinde cinsellik olması değildir ve senin şu an gittiğin yolda aldatmanın izlerini kendin de görebilirsin. O sekreter kızla yaptıkların cinsellik kategorisinde yer almaz ancak aldatma kategorisine girer. Duygusal aldatma da sadakatsizliğin bir türüdür. Bu denli duygusal yoğunluk varsa, zamanla cinsel ilişki yaşamanız da beklenir. Cinsel ilişki yaşansa da, yaşanmasa da aldatmanın sularında yüzdüğünü lütfen fark et ve sekreter kızla aranda olup bitene artık “Dur” de. Sen dur demezsen, büyük ihtimalle bu ilişki olgunlaşacak ve zamanla artık eşini bir “Fazlalık” olarak görmeye başlayacaksın ama bunu yapmanı tavsiye etmiyorum. Evliliğine ve eşine odaklan, onunla duygusal derinliği yakalamak için bir evlilik danışmanından destek al, eşin de seanslara katılsın. Vicdan azabı çekmeye bir süre daha devam et. İyi ki vicdan azabı çekiyorsun. Bu senin vicdan sahibi bir insan olduğunun kanıtı. Şimdi içindeki o vicdanı dinlemenin tam zamanı.

“Sadakatsizlik”, çift ilişkisi açısından çok yıkıcı bir etkiye sahip olsa da, çoğu çift bunun üzerinde düşünmemeyi tercih eder.

İnsanlar çift olurken, sevgili ve eş olurken birbirleri ile güzel vakit geçirmek, derin duygusal bağlar kurmak, yaşamı ve yaşamın içindeki her şeyi paylaşmak, birbirleri ile ilgilenmek gibi sorumluluklara sahiptirler. Bu sorumluluklar yerine getirilmelidir.

Erkeğin aldatması üzerine yapılmış olan sinema filmleri aldatan erkeğin halini çok iyi anlatır. Daha genç, daha yakışıklı ve daha sportif görünmeye çalışan erkek, kadınların ilgisini çekme ve ilgi odağı olma hedefini gerçekleştirmeye çalışır ve bu davranışları belirgin biçimde dikkat çekicidir.

Aldatan Kadın ve Aldatan Erkek

Aldatan erkek ve aldatan kadın, bunu “Aldatma” olarak değil, bazen bir çapkınlık, bazen eğlenceli bir aktivite, bazense eşin istenmeyen davranış ve sözlerine karşı verilmiş bir “tepki” olarak görür. Bu bakış açısından aldatmanın olumsuz yanı hiç görülmemektedir. Bu kişiler aldatma eylemini günlük hayatın işleyişi sırasında ortaya çıkan normal ve olağan bir davranış gibi düşünürler.

Yapılan yanlışın normal ve olağan kabul edilmesiyle birlikte, aldatan eşin sadakatsizlik olarak isimlendirebileceğimiz davranışları daha da çeşitlilik göstermeye ve sıklığı artmaya başlar. Aldatan kadın da aslında aynı şekilde davranır. Bir kişiyle başlayan evlilik dışı ilişkiler, aynı zaman diliminde 2, 3, 4 ,5 kişi ile sevgili olmaya kadar ilerler. Aldatma eylemini “Aşk” ya da “Sevilme ihtiyacı” olarak isimlendiren aldatan kadın, bu ihtiyacı gidermek için ilerlediği yolda yaptığı her şeyi normal ve meşru kabul edecektir.

Aldatılma Acısı

Aldatılma acısı her insanda, tarifi çok zor olan, sürekli kanayan ve zor iyileşen bir yaranın acısı gibidir. Aldatılma acısı hem bedende, hem de insanın ruhunda hissedilen büyük bir darbe etkisine sahiptir. Peki her insan acıyı aynı şekilde mi yaşar? İşin gerçeği şu ki, aldatılma acısını her insan farklı hisseder ve yaşar. İnsanların bu acıyı farklı hissetmesinin nedeni, yaşanan durum hakkında yapılan yorumların farklı olmasıdır. Kimi insanların yorumu “Ona iyi bir eş olamadım” şeklinde olacak ve bu yorumlar aldatılan eşin üzüntü, çaresizlik ve pişmanlık hissetmesine neden olabilecektir. Kimi insanların yorumu ise: “Ben senin için bunca fedakarlık yaparken, seni her zaman sevip değer verirken bana bunu nasıl yaptın?” olacaktır. Bu durumda ise eşe karşı öfke / kızgınlık ve çaresizlik hissedilecektir.

Sadakatsizlik aslında iki eş arasında çözülmeyi bekleyen sorunlar olduğunu, en başta “Bağlanma sorunu” yaşandığını bizlere düşündürür. Sadakatsiz olmadığını iddia eden (Ama aslında eşini aldatmış olan) bir eş, açılan yaraların iyileşmesine engel olacak, yaşanmış olan sadakatsizliğin ağır yükünün ortadan kaldırılmasını zorlaştıracaktır. “İnkar” bazılarınca iyi bir strateji olarak görülse de sonuçları facia olarak karşımıza çıktığı için inkardan uzak durulmalıdır.

“Eşim Çirkin Olduğu İçin Onu Aldattım” Diyenler

Erkeğin ve kadının “Eşim çirkin olduğu için onu aldattım” demesi, eşler arasında samimi olmayan bir ilişkiye işaret ederken, aldatan eşin aldatmış olduğu eşe karşı hiçbir mahcubiyet hissetmediğinin, aldatma eyleminden utanç duymadığının da önemli bir kanıtı olmaktadır.

Aldatılan erkek ve aldatılan kadın kendi yaşadığı duruma özgü yorumlar yaparken, “Nerde hata yaptım?” diyerek kendisini sorgular çoğunlukla. Aldatan kadın ve aldatan erkek de aldatma eylemine dair kendi basit yorumlarını yaparlar. Yapılan bu yorumların niteliği, evlilik ilişkisinin devamı ve geleceği açısından çok önemlidir.

“Beni aldattığını nasıl göremedim? Bunca zaman ayakta mı uyudum?” şeklinde ifade ettikleri ortak ve yaygın bir düşünce, aldatılan çoğu erkeğin ve kadının zihinlerinde uzun süre yankılanır. Bu düşüncenin daha acımasız, daha sert versiyonları da vardır, daha ılımlı, daha yumuşak versiyonları da. Bunların tümü büyük ölçüde gerçek dışı düşüncelerdir. Evet, aldatan erkek ve aldatan kadın bu eylemi yaptığı sırada, bazen uzun süre fark edilmemiştir. Burası doğrudur ancak başka doğrular da vardır. Örneğin, biz insanlar eşimizin bize karşı sadakatli olacağına inanırız. Bizi aldatmasını alarm durumunda beklemeyiz. Aldatmasını fark etmek ve onu ilk aldatmasında suç üstü yakalamak üzerine de düşünmeyiz.

“Beni Aldattığını Nasıl Anlamadım?”

Biz insanlar, kadın ve erkek fark etmeksizin “Eşim bana sadıktır. Benim arkamdan iş çevirmez, çünkü düzgün insandır” düşüncesine inanır, ilişkimizi de bu gibi inançlarla destekleriz. Buradan baktığımız zaman “Bunca zaman beni aldattığını nasıl da anlamadım?” sorusunu cevaplamak daha kolay olacaktır. Evet, aldatmaya dair ip uçları ya da kanıtlar önümüze geldiğinde (Bu durum çoğu durumda tesadüfen ve şans eseri olarak insanın önüne gelir) bunlara bir bakılmalıdır. Gözlerimizi kapatıp ip uçlarını görmezden gelmek yerine arada bir (Çok sık olmayan ve eşi suçlamayan tarzda) kontrol etmek mantıklıdır. Eşler birbirlerini uzun yıllar süresince tanıdıklarından birbirlerinde ortaya çıkan davranışsal değişimleri kolay fark ederler. Bu tür durumlarda kontrol yararlıdır. Bunu alışkanlığa dönüştürüp sürekli ve takıntılı bir şekilde kontrol ihtiyacı duyulmadığı sürece problem olmayacaktır.

Aldatmak nedir sorusuna cevap verdiğimiz, örneklerle anlatım yaptığımız yazımızın sonuna geldik.

Aldatılan kadın da, aldatılan erkek de kendisini son derece güçsüz, değersiz ve anlamsız hisseder. Yaşanmış olan travmanın ardından bunların hissedilmesi normaldir ve bu hisler uzun bir süre devam edebilir.

Klinik Psikolog Serhat Damar

Başa dön