Sınav Psikolojisi Nasıl Yenilir?

Sınava düzenli olarak, günlük çalışmalarla hazırlanın. Bir süre sınava hazırlanma sürecinden tümüyle kopup sonradan aşırı yüklenmeyle devam eden çalışmalar size ihtiyaç duyduğunuz bilgileri kazanmanızda istediğiniz faydayı sağlamaz. Yaşamımızdaki çoğu şey, bir süreç halinde ilerler. Sınava hazırlık da bir süreçtir ve bu sürecin hatırı sayılı bir kısmı, en uzun bölümü sınava hazırlanma ve ders çalışma için ayrılmıştır. İşte bu zamanı iyi kullanın. Her gün, düzenli olarak, aşırı yüklenme yapmadan, normal bir tempoyla çalışmak, sınav kaygısını yenmeniz için en önemli adımlardan bir tanesidir.

Sınav kaygısını kontrol altına almak için atılabilecek adımlardan biri de, sınava hazırlık sürecinize zarar veren davranışlarınızı kontrol altına almanızdır. Sınav kaygısı nedeniyle yaptığınız davranışlardan bazıları sizin performansınızı, netlerinizi, çalışma veriminizi düşürür. Bu tür davranışlar masum ve iyi niyetli davranışlardır ve sınava hazırlık sürecine dolaylı olarak zarar verirler. Örneğin, sınava hazırlanan öğrencinin anne ve babası ailece bir gezi programı yaparlar, öğrenci de bu gezi programına otomatik olarak katılır. Benim düşünceme göre, anne ve babalar çocuklarının sınav sürecinde bu tür programları kısa süreli tutarlarsa daha iyi olur.

Bazı aileler çocuklarının sınava hazırlanmasına dolaylı yoldan zarar verebilen bu tür gezi programları yapmamayı tercih ederler. Bu da mantıklıdır. Öğrencinin dikkatini dağıtabilen, odaklanmasını ve sınava dair amaçlarından kopmasıyla sonuçlanabilen bu tür planlar ertelenebilir. Bazen öğrenciler bu tür gezi planlarına katılmayı kendileri reddederken, aileleri yani anne ve babaları tarafından katılmaya zorlanırlar. Öğrenci “Ben gelemem, ders çalışmalıyım” dediğinde “Birkaç gün ara vermekten bir şey olmaz. Sen de geleceksin” diyerek zorlayıcı olabilmektedirler. Bu tür yaklaşımları ben yanlış bulduğumu ifade etmek isterim. Aile, üyelerinden birinin önemli bir süreci olduğunda ona öncelik verebilmelidir. Aksi halde öğrencinin sınav kaygısı şiddetlenebilmektedir.
Sınav psikolojisini daha rahat bir hale getirmek ve stresi azaltmak için yararlı önerilerden biri de, öğrencinin düşüncelere dalmasının önlenmesidir. Sınav kaygısı yükselen öğrenciler, ders çalışma sırasında, günlük aktiviteleri sırasında ve deneme sınavlarında düşüncelere daldıklarını bildirmektedirler. Öğrencilerin dalıp gittiği düşünceler bazen sınav sonucu hakkındaki felaketleştirici düşünceler, bazense hayallerdir. Her iki tip düşünce de, öğrencinin o sırada yapmakta olduğu eyleme odaklanmasını engellediği içindir ki, dalıp gitme davranışının farkında olması ve kendisine “Ben şu an ne yapıyorum?” sorusunu sorarak tekrardan yapmakta olduğu göreve konsantre olması yararlı olacaktır.
Sınav stresi ile başetmede işe yarayan bir diğer yöntem ya da tüyo da gevşeme egzersizlerinin ve nefes egzersizinin kullanılmasıdır. Gevşeme egzersizleri, baştan başlayıp ayak parmaklarına kadar tüm bedenin gevşetilmesi şeklinde uygulanır. Gevşetme aşamaları, tek tek kasların gerilmesi, ardından gevşetilmesiyle mümkündür. Bu konuda yardımcı olacak gevşeme egzersizlerine burada yer vereceğim. Nefes egzersizi ise, nefesin kontrol edilerek rahat hissetmenin sağlanması amacına yönelik olarak yapılır. Derin bir nefesle ciğerler havayla doldurulduktan sonra, daha uzun bir süreyle ve yavaşça nefes verilir. Öğrencilerin stres anlarında uygulamaları için benim yönergelerimin bulunduğu bir nefes egzersizine de burada yer vereceğim. Bunun için bu sayfayı tekrar ziyaret edebilirsiniz.

Sınav stresi ve sınav heyecanını yenmeniz için kısa tüyolarımızdan biri de, genel olarak gerçekçi düşünmek, olumsuz ve felaketleştiren düşüncelere kapılıp gitmeyi durdurmak olacaktır. Her işte, yer amaçta gerçekçi ve olumlu düşünceleri öne çıkarmak ve bunlara inanmak yapacağınız işte size kolaylık sağlar. Aynı durum sınava hazırlanırken ve sınavdayken de aynı şekilde kolaylaştırıcı etki yapar.

Sınav kaygısı nasıl yenilir

Bir testten ihtiyaç duyduğunuz puanı almanız için ilk adım öğrenmedir. İhtiyaç duyduğunuz puanı alabilmek için yapabileceğiniz en işlevsel davranış çalışmak ve tekrar etmektir. Tekrar etmek, konuları tekrar gözden geçirmek ve hafızada oluşan izleri sağlamlaştırmak her öğrenci için bir ihtiyaçtır. Bazı öğrencilerin bu tekrarları az olduğu için soru çözme sırasında ihtiyaç duyduğu bilgileri hafızadan geri getirmeleri zor olmaktadır. Bu ise, sınav stresinin ve kaygısının artmasına neden olur. Bu tür bir bilgiye ulaşma sorunuyla karşılaşmamak için yeterli tekrar yapmaya dikkat edin. Bir kere çalışmak, bir kez okumak, bir konu üzerine bir test çözmek yetmez. Tekrar tekrar çalışmak, tekrar tekrar okumak, bir konu üzerine birkaç test çözerek öğrenilen bilgiyi kalıcı hale getirmeniz gerekir. Bilgi ne kadar sağlam ve ulaştığınızda kullanabildiğiniz durumda olursa sınava hazırlık döneminde ve sınav anında o denli rahat olursunuz.

Ders çalışma saatleri konusunda eğitimcilerin, anne babaların ve öğrencilerin farklı görüşleri bulunur. Bu görüşlerin her biri bir mantığa dayanır ve değerlidir. Benim öğrencilere önerimse, bireysel olarak kendilerine özel bir çalışma saati belirlemeleridir. Eğer öğrenci öğleden sonra verimli çalışabiliyorsa, kendi kendine yapacağı çalışmaları öğleden sonra yapmasının daha etkili olacağı kanaatindeyim. Sabah erken saatlerde daha verimli çalışıyor ise, sabahın erken saatlerini değerlendirerek kendi öğrenmesini en üst düzeye çıkarmasını öneririm. Her öğrenci ve her insan farklı özelliktedir ve kendisi için en verimli olanı seçmesi daha mantıklı olacaktır.

Sınava hazırlanan öğrencilerin özellikle doğal ve protein yönünden zengin besinlerle beslenmesinin yararlı olacağı kanaatindeyim. Hazır gıdalar, poşetlenmiş bisküviler gibi ürünlere değil de uzun süre tok tutan doğal besinlere ağırlık vermelerini öneririm. Bol protein içeren et, balık, yumurta gibi besinler hem uzun süre açlık hissetmeden çalışmayı sağlarken hem de dayanıklılık veren besinlerdir. Temel olarak kandaki şeker düzeyini belli seviyelerde tutan, bu seviyeleri aşırı yükseltip düşürmeyen, yani bir dalgalanma etkisi yaratmayan besinler öğrencilerin genel sağlıkları açısından da daha yararlıdır. Bu özelliklere sahip besinler konusunda daha detaylı bir araştırma yaparak hekimlerin ve diyetisyenlerin tavsiyelerine göre davranmanızı öneriyorum.

Uykunun insan için hayati önemi olan bir ihtiyaç olduğu, hem dinlenme sağlarken hem de rahatlatıcı etkiye sahip olduğu bilinmektedir. Amaçladığı bölüme girmek için bazı öğrenciler uykusuz kalmayı, günlerce uyku uyumadan ya da çok az uyuyarak daha uzun süre ders çalışmayı tercih etmektedirler. Bu tür uygulamalar öğrencinin önemli bir ihtiyacı olan uykuyu yeterli düzeyde alamamasına neden olurken performansın düşmesi gibi önemli bir riski beraberinde getirir. Her gün 8 saat uyku uyumak öğrencilere uyku için uzun bir süre gibi gelse de, aslında öğrencilerin kendilerinden bekledikleri performansı göstermeleri için gerekli bir ihtiyaçtır. Ben öğrencilere uzun sürelerle uykusuz kalarak çalışmalarını önermiyorum. Her gün mutlaka dinlendirici ve rahatlatıcı bir uykudan sonra çalışmalarına başlamalarının, onların ihtiyaç duyduğu öğrenmeyi kolaylaştıracağını belirtmek istiyorum.

Bu sınav döneminde spor ya da egzersize zaman ayıran öğrenci sayısı eminim ki çok azdır. Benim görüştüğüm gençlerin ve ailelerin önemli bir kısmı, ya da daha net ifadeyle büyük bir bölümü sınava hazırlıkta spor ve egzersize yer vermiyorlar. Onlara da en içten önerim egzersiz ya da spora biraz da olsa zaman ayırmalarıdır. Kasların çalışması, bedenimizin rahatlamasını sağlar. Bu rahatlama, nöro kimyasalların bedenimizde üretilmesi sonucu olmaktadır. Spor ve egzersiz etkinlikleri bize iyi hissettirir ve nedeni de bu etkinlikler sırasında bedenlerimizde oluşan nöro kimyasal sonuçlardır.

Deneme sınavlarının ve testlerin yoğunlaştığı şu dönemde tanıdığım bazı öğrencilerin arkadaşlarıyla sosyalleşmeye ve keyifli vakit geçirmeye fazla zaman ayırdığını düşünüyor ve onlara bu tür etkinliklere daha az zaman ayırmalarını söylüyorum. Bunu yaparken, amacım onların yaşamlarından bu keyifli anları tümüyle çıkarmak değil. Biraz denge kurmaları çok daha yararlı olur. Bazı öğrencilerse sınava hazırlanmayı en iyi şekilde yaparken kendilerine zevk almak için hiç fırsat tanımıyorlar. Onlara da önerim kendilerine özel bir zamanı (haftada 1 kez 2 ya da 3 saat olabilir) ayırmalarıdır. Tümüyle keyif veren etkinliklerle tüm zamanı bitirmek de değil, tamamen odaya kapanıp soluksuz ders çalışmak da değil performansımızı yükselten. İkisi arasında güzel bir denge kurmaktır.