İlişki Terapisi

İlişki Terapisi Nedir

İlişki terapisi temel olarak aralarında duygusal bağ bulunan sevgili, nişanlı gibi yakın çift ilişkisinde görülen sorunların ortadan kaldırılması ve ilişkinin gelişimine devamı açısından önemli özelliklerin kazandırılması için çiftlere verilen uzman yardımıdır. İlişki danışmanlığı da ilişki terapisi de birbirine yakın anlamlara gelen iki kavramdır ve ikisinin amacı da ilişkideki problemlerin ortadan kaldırılmasıdır.

Aralarında derin bir duygusal bağ bulunmasını beklediğimiz çiftler (sevgililer, nişanlılar, evliler) arasındaki bağ yüzeysel olduğunda ciddi sorunlarla karşılaştıklarını görüyoruz.

ilişki terapisi istanbul
İlişki terapisinde sorunlar çözüldükçe duygusal bağlar güçlenir.

İlişki Nasıl Olmalı

Biz insanlar ilişkilerimizi belli bir ömür biçerek kurmayız. Bizler, ilişkilerimize ömür biçmediğimiz gibi, ilişkimizin ilerleyişini durduracak engeller de koymayız. Çift ve ilişki terapisi çalışmalarım sırasında bazı çiftlerin bu evrensel ilkeye aykırı bir yoldan gittiklerini gördüğümde onlarla düşüncelerimi paylaşırım.

Çiftlerin ilişkilerinde onları rahatsız eden önemli sorunlar görüldüğünde çiftlerden bazıları sorun yokmuş gibi davranır ya da sorunun varlığını inkar etme yolunu tercih eder. Bu tercih yanlış bir tercihtir ve sorunun ele alınıp çözümlenmesi yerine “yokmuş gibi yapılması” yeni başka sorunlar doğurarak ilişkinin bozulmasına yol açar.

Günümüzde mutlu ilişki için nelerin önemli olduğu sorusu eski nesillerden daha fazla soruluyor, ancak önemli olan noktalarda harekete geçme konusunda çok farklı olmadığımız kanaatindeyim. Bu kanaate nereden ulaştığımıza gelince, bunu doğrudan seanslarda çiftlerin genel tutumlarına bakarak söyleyebiliyorum.

Çift terapisine ve ilişki terapisine başvuran çiftler bunun adı üstünde bir “ilişki terapisi” olduğu gerçeğini bırakıp, partneri düzeltme amacına yönelebiliyorlar. Bu yönelim aslında bir önyargının bulunduğunu bildiriyor. Evli çiftlerde de sıkça gördüğümüz bu durumda kişi eşini düzeltmemizi ister. “Hocam eşimi size getirdim, sorun neyse siz gereğini yapın” diyebiliyor insanlar. Bu sözü kadınlar da, erkekler de söyleyebiliyorlar ve eşi düzeltme / tamir ettirme düşüncesinin gerçekçi olmadığını söylediğimizde bundan hoşlanmıyorlar.

İlişki Terapisti Ne Yapar

İlişki terapisti çiftin uzlaşmacı, şefkatli bir diyalog geliştirmesi için onlara belli yöntemler öğretir. Dinlemeyi, suçlayıcı olmayan ve sadece duyguları ifade eden bir dilin, ortak bir duygu dilinin konuşulmasını sağlamayı çifte öğretir. Bu dil, konuşuldukça ve kullanıldıkça gelişmektedir.

Aşağıdaki diyalog bir çiftin ilişkisinin yakın ve hisseden bir çift ilişkisi olmasını engeller:

Erkek -Annemlere gidelim.

Kadın -Her Allah’ın günü annenlere gitmekten bıktım. Senin anne takıntın beni sinir ediyor.

Erkek -Anne takıntısı demek? İnsanın annesini ziyaret etmesi anne takıntısıysa kabul ediyorum, bende anne takıntısı var. O zaman sende ne takıntısı var?

Kadın -Saçmalama benim anneme de akrabalarıma da seninkilere gittiğimiz gibi her gün gitmiyoruz.

Erkek-Benim akrabalarıma her gün gidiyoruz demek. Her gün gittiğimiz yok, gitmek istediğimde de işte böyle burnumdan getiriyorsun.

Kadın -Ben mi burnundan getiriyorum. Sen beni hiç sevmedin varsa yoksa annen var hayatında. Ben neyim bilmiyorum. Ben senin hayatında hiçbir anlamı olmayan biriyim, bir hiçim demek.

Erkek -Bana saldırdığın sürece benim hayatımda hiçbir anlamın olamaz zaten. Sen benim annemle ilişkimi kıskanıyorsun, resmen kötü kalplisin.

Kadın -Asıl kötü kalpli olan sensin. Sen böyle bana karşı duyarsız davrandığında annene daha da kızıyorum. “Nasıl bir evlat yetiştirdin sen” diyorum. Annenden de senden de nefret ediyorum.

Yukarıdaki iletişim biçimi zaman zaman karşılaştığımız bir durumdur. Burada kadın ve erkek karşılıklı olarak birbirlerine bazı sözler söylüyorlar, söyledikleri sözler birbirine karşılık geliyor ancak buradaki diyalog bir iletişim değil. İletişim anlamak ve anlaşılmaktır. Soru sormak, soruya cevap vermek ve karşıdaki kişinin söylediklerine bakarak onun söylediklerine uyumlu cevaplar üretmek iletişim kurmak değildir.

Bu durumu, ilişki terapisine başvuran çiftlerde çoğunlukla görüyorum. Sorunların en temel kaynağı aslında bu karşılıklı konuşmalardır. İnsanlar benim yanımda bu şekilde iletişim kurduğunda o an “Siz şu an iletişim kurmuyorsunuz” diyorum.

Bazen eşlerin birbirlerine “Ulan” dediklerini duyuyorum ve yine aynı tepkiyi veriyorum. Eşinize ulan diyemezsiniz. Eşinize “ulan” diyerek onunla iletişim kuramazsınız. Bu tür hitaplar kullanarak onunla ancak kavga edebilirsiniz ve kavga size hiçbir şey kazandırmaz.

İlişki Terapisi, Almak ve Vermek

Çoğu ilişkide sorun, ilişkiden alınanlarla ilişkiye verilenlerin dengesindeki bozulmalardan kaynaklanır. Bir taraf ilişki için kendini feda etme noktasında verici iken, diğer taraf hiçbir şey vermemeyi, ya da kendisinden bekleneni vermemeyi tercih eder. Problem de bu noktada, alma – verme dengesindeki bozukluktan ortaya çıkmaktadır. İlişki terapisi, bu dengenin kurulması için de çalışır.

İlişki, bizleri geliştirir ve geliştirmesindeki en önemli sebeplerden biri de paylaşımdır. Paylaşmayı, vermeyi, eşi anlamayı ve onunla empati yapmayı çiftlere ilişki terapisinde öğretebiliyoruz. Bunları öğrenmek ise, ancak isteyen ve gönüllü olarak ilişki terapisi çalışmalarına katılan danışanlarımıza özgüdür. “Ben ilişki terapisine geliyorum ama ilişkimde hiçbir şeyin değişeceğine inanmıyorum” ya da “Nişanlımın zorlamasıyla geldim ve sadece 1 seans katılacağım, devam etmeyi de düşünmüyorum” diyen birinin ilişki terapisinden fayda görmesi beklenmemelidir. Bu insanlar ilişki terapisinden bir şey alamazlar ve ilişki terapisine katılmaları yönünde zorlanmamalıdırlar.

İlişki Terapisi Nasıl Yapılır

İlişki terapisinde ilk seans partnerlerle ayrı ayrı yapılan görüşmeden oluşan değerlendirme görüşmesidir. Bu görüşme sırasında her iki partnerin ilişki, partner ve problemler hakkındaki bakış açısı tanınır. Bunların ifade ediliş biçimleri de tanınarak çiftle ve aralarında kurulmuş olan ilişki tanınır. Değerlendirme sırasında amaç çifti tanımak ve terapistle çift arasında samimiyete, güvene ve saygıya dayalı bir ilişkinin temelini atmaktır.

İlişki terapisti, kendisi ile paylaşılan tüm bilgileri sır olarak saklar ve gizlilik ilkesi gereği bunları hiç kimse ile paylaşmaz.

İlişki terapisti, ilk seanstan sonraki seanslarda, çiftin ilişki kurma biçimlerine odaklanarak bunlarda görülen sorunların çözümü için çifti teşvik eder. Beklentileri ve ön yargıları netleştirmeleri için çifte yardım eder. Zarar veren ön kabulleri ve ön yargıları, aileden öğrenilmiş olan yanlış bilgileri netleştirerek, tutumların tanınmasına dikkat edilir. Hatalı ve gerçek dışı tutumlar ele alınarak değerlendirilir, daha gerçekçi düşüncelere ulaşılmaya çalışılır.

İlişki terapisti, bir yandan beklentiler, ön kabuller ve ön yargılar üzerinde çalışırken bir yandan da çiftin duygulara dayalı yeni iletişim biçimini öğrenerek kullanması için çalışır. Eski iletişim ve konuşma biçimleri, mevcut problemlerin sürdürücüsü ve tetikleyicisi olduğundan, eski iletişim ve konuşma biçimleri bıraktırılmaya çalışılır. Sözgelimi eşine “Ulan” diyen ya da küfreden bir partnerin bu sözünün duyguya dayalı yeni iletişimde yeri yoktur. “Ben nişanlıma küfrederim, kimse karışamaz” diyenler, ya da “Ben sevgilime ulan derim, artık alışkanlık olmuş ve değişmez” diyenler bilmelidir ki, küfürler ve aşağılama sözleri hem çift ilişkisinde, hem de günlük inan ilişkisinde zararlıdır. Bu tür hitaplarda bulunmak, ilişkinin bozulmasının sebeplerinden biridir.

 

Klinik Psikolog Serhat Damar

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*