İlk Kez Psikoloğa Gitmek Neden Zor Gelir?

İlk kez psikoloğa gitmek bazılarımız için sıradan bir durumken, bazılarımız içinse önünde aşılması zor olan engellerle dolu uzun bir yoldur. “İlk” olması, psikoloğun nasıl davranacağıyla ve ne soracağıyla ilgili kaygı ve endişelerin daha da artmasına neden olur. Daha önce hiç yapılmamış olan bir şeyi ilk kez yapmanın endişesi, ilk kez psikoloğa giden bir insanın kendi sıkıntılarından daha da rahatsızlık verici olabilir.

Depresyon, anksiyete, huzursuzluk, evlilik yaşamından ya da iş yaşamından zevk alamama gibi durumların her biri psikologla çalışmanın yararlı olduğu durumlardır. Bu yarar ve pozitif sonuç alma gibi istenilen gelişmelere ulaştıran çalışmaların ilk adımını atmayı engelleyen nedir?

Beylikdüzü psikolog

İhtiyaç olmasına rağmen ilk kez psikoloğa gitmekle ilgili adım atmayı engelleyen 3 önyargıyı şöyle sıralayabiliriz:

“Psikoloğa Sorunlu İnsan Gider”

Her ne kadar “Bedenimizde bir ağrı olduğunda nasıl doktora gidiyorsak, ruhumuzda bir acı olduğunda da psikoloğa gitmemiz normaldir” şeklinde ifade edilen bir düşünce toplumda kabul görüyor ılsa da, hala ondan daha güçlü inanılan bir önyargı sürdürülüyor. Bu önyargı, “Sorunlu insanlar psikoloğa gider” önyargısıdır. Bu önyargı, insanların yaşamlarında bazen kendi kendilerine aşmaları zor olan durumlarda yardım almalarının normal olduğu gerçeğini hiçe sayıp, “Psikoloğa anormaller gider” türünden bir çarpıtmaya dayanır.

Hiçbir insan kendisini “Tümüyle anormal” ya da “Sorunlu” görmek istemez ve istememelidir de. Gerçekte hiçbir insan anormal ve sorunlu değildir ancak insan yaşamında sorunlar her zaman olacaktır. İnsanın sorunları olması ile bir insanın “sorunlu” olması aynı şey değildir. İlki bir gerçektir. İkincisi ise çarpıtılmış, dengesiz bir ön yargı. Bu önyargı insanların ilk kez psikoloğa gitme durumundan geri adım atmasına neden olmaktadır

“Psikoloğa Gitmek Pahalı”

Toplumda psikologların yaptığı işin çok pahalı ve lükse kaçan bir hizmet olduğu algısı çok yaygın. İnsanlar bizim toplumumuzda genel anlamda bedensel sağlıklarını iyileştirmek için de masraf etmek istemiyorlar. Beden sağlığı da psikolojik sağlık da birbirini bir elmanın iki yarısı gibi tamamlarken, her ikisi için yapılan masraflar “gereksiz” bulunuyor. Psikoloğa gitmek pahalı görüldüğü içindir ki, insanlarımız problemlerini bu işin uzmanı bir insanın yardımını alarak değil, kendi el yordamlarıyla halletmeye çalışıyorlar. İlk kez psikoloğa gitmeyi düşünen insanlarımızın vazgeçerek “Gitmiyorum” demesinin en önemli nedenlerinden biri de psikolojik yardımın “Pahalı” olduğu algısıdır.

Psikolojik destek sürecinin temelinde yer alan sohbet ve konuşma, terapinin temelinde yer alan en önemli araçlarımızdan biridir. Bu sohbet ve karşılıklı konuşmaların yer aldığı seanslar bilişsel davranışçı terapide tümüyle yapılandırılmıştır ve belirli bir hedefe yöneliktir. Bir teorik dayanağı bulunan bu sohbeti insanlarımızın bir bölümü günlük, sıradan, havadan sudan sohbet sanırlar. Bu sohbetin teknik ve teorik özelliğinin ne olduğunu bilmediklerinden böyle sanmaları da son derece normaldir elbette. Ancak bu tür yorumlar, “Benim sorunum sadece sohbetle çözülmez” önyargısını da beraberinde getirerek, psikoloğa ilk kez gitmek isteyen bir kişinin bir u dönüşü yaparak vazgeçmesinin de en önemli sebeplerinden biridir.