Evlilik Sorunları ve Mutsuz Evlilikler İçin Çözüm Önerileri

Bu sayfada, evlilik sorunları üzerine sizlerden gelen sorulara cevaplar vereceğiz. Sizin de cevaplanmasını istediğiniz sorunuz olursa bu sayfanın en alt kısmındaki “Soru / Yorum Yazın” kısmına yazabilirsiniz.

Son günlerde bana en sık sorulan sorulardan biri olan “Eşim ev işlerinde bana yardım etmiyor. Ben erkeğim sen de kadınsın ev işini sen yap diyor, ne yapmalıyım?” sorusuyla başlamak isterim. Ev işlerinde yardımlaşma üzerine kısa bir bilgilendirme yapmayı yararlı buluyorum. Ardından,, sizlerden gelen sorularla devam edelim.

Ev işleri, bir evde yerine getirilmesi gereken görevlerdir. Ev işleri basit ve önemsiz gibi görünse de, aile üyelerinin sağlıklı yaşayabilmesi için ev işlerinin her gün düzenli olarak yapılması gerekir.

Ev işlerinin yapılması konusu, evli çiftlerin yaşamlarında çatışma yaşadıklarını bildirdikleri önemli konulardan biridir. Ev işlerinin yapılmasıyla ilgili çatışma ve anlaşmazlıklar bazı çiftler tarafından çözüme kavuşturulurken, bu konuyu çözümleyemeyen çok sayıda çift sık sık tartışmalar yaşamakta, bazen de çözümsüzlük nedeniyle boşanma kararı almaktadır.

evlilik problemlerinin çözümü
Evlilik sorunları nasıl çözülür?

Evlilik Sorunları ve Çözüm İçin Evde Yardımlaşmanın Önemi

Ev işlerinde görev dağılımı konusunda şikayet daha çok kadınlar tarafından dile getiriliyor. Kadınlar, bazen destek vermeyen eşlerine öfkeleniyorlar, bazen de ev işlerinin paylaşımında eşitliğin sağlanmadığına inanarak eşlerine sitem ediyorlar.

Ev işlerinin çiftler arasında önemli bir tartışma konusu olmasının başlıca nedeni, bu konu hakkında eşlerin farklı düşüncelere sahip olmasıdır. Eğer erkek çalışıyor, eşi de ev hanımıysa, “Ben çalışıp evin geçimini sağlıyorum. Eşim de ev işlerini yapsın” ya da “Ben de ev işlerine katılırım ama daha az  iş yaparım” veya “Eşimle eşitlikçi bir görev dağılımı yaparız” yaklaşımlarından birini benimsiyor.

Ev işlerini kimin yapacağıyla ilgili elbette kadınların da kendine özgü düşünceleri var. Bazı kadınlar ev işlerinin kadına ait olduğuna inanırken bazı kadınlar ev işlerinde kadın erkek ayrımı olmayacağını ve görevlerin kadın ve erkek arasında çeşitli oranlarda paylaşılması gerektiğini söyler, bazı kadınlar ise tüm ev işlerinin kadın ve erkek tarafından %50 – %50 oranında yani tam bir eşitlikle paylaşılması gerektiğine inanırlar.

Çoğu ailede ev işleri “kadının işleri” ve “erkeğin işleri” şeklinde sınıflandırılıyor. Bu tür bir sınıflandırmayı son derece “cinsiyetçi” bulduğumuzu ve onaylamadığımızı söylesek de, gerçekte çoğu ailede tam tersini uyguluyoruz. Ailelerimizde yemek yapmak temel olarak kadına ait bir görev olarak algılanırken, bozulan bir ampulü değiştirmek, tamir gerektiren işleri yapmak veya organize etmek ve çöpü atmak gibi görevler erkeğe veriliyor.

Evde Yardımlaşma Nasıl Sağlanır?

Kadının ve erkeğin farklı düşüncelere ve tutumlara sahip olmaları, ev işleri konusunda yaşanan çatışmaların başlıca nedenidir. Çatışma durumu ortaya çıktığında çiftlere önerimiz, oturup karşılıklı olarak düşüncelerini paylaşmalarıdır. Ev işleriyle ilgili ne düşündüklerini açıkça paylaştıklarında kadın da erkek de düşüncelerinin ve düşünce farklılıklarının evliliklerini nasıl etkilediğini daha net görebileceklerdir. Ev işleri üzerine şiddetli tartışmalar yaşayan çiftlerin büyük bölümünde ev işleri konusunda kadının düşünceleriyle erkeğin düşünceleri birbirinden çok farklıdır.

Konuşun

Ev işlerinin yapılmasıyla ilgili olarak eşler birbirleriyle konuşmalı, iletişim halinde olmalıdırlar. Ev işleriyle ilgili kendi önceliklerinin ne olduğunu birbirleriyle paylaşmalıdırlar. Öncelik, bir eşin ev işleri konusunda önem verdiği, önem sırasında en üst sıralarda yer almasını istediği iştir. Öncelikler her insan için aynı olamaz, her insanın algı ve düşünce biçimi farklı olduğu için, her insanın farklı öncelikleri vardır. Örneğin, kadının önceliği işten gelindiğinde yemek yemek ve yemekten kalkınca uzanıp TV seyretmekken, erkeğin önceliği yemeği yedikten sonra bulaşıkların yıkanarak masanın silinmesi olabilir. Bu durumda erkek ve kadın konuşmalı ve çözüm bulmaya çalışmalıdır. Çözümlerde, eşlerden biri için öncelik olan durumlarda, o eşin bir eylemde bulunması genellikle yararlı olmaktadır.

Eleştiri ve Yargılamayı Durdurun

Ev işleri hakkında ortaya çıkan her yeni durumda, eşinizle oturup konuşun. Bu konuşmaların amacı birbirinizi eleştirmek ve yargılamak değildir. Eşler arasında eleştiri ve yakınmanın çok sık olması, ilişkiye zarar vermektedir. Bir işin ne şekilde yapılacağıyla ilgili eşler oturup konuşarak her ikisi için de uygun ve mantıklı bir çözüme ulaşmalıdırlar. Çözümsüz ve çaresiz kalmak yerine çözüm arayışı içinde olmak çiftler için ve ilişkilerinin sağlıklı olması için daha mantıklı bir yoldur.

Eleştiri ve yargılamanın yanında, iğneleyici ifadeler de ilişkiye zararlıdır. “Daha bu sabah banyonun patlayan ampulünü değiştireceğini söylemiştin, ne çabuk unuttun!” yerine “Bu akşam banyo yapmalıyım. Ben akşam 9’da banyoya girmeden önce ampulü değiştirebilir misin?” şeklinde sormak, daha mantıklıdır ve sonucu daha olumlu olacaktır. Bununla birlikte, eğer eş bu görevlerin bir bölümünü yapmakta zorlanıyor veya yapmıyorsa, önemsediğiniz ve önceliğiniz olan görevleri siz kendiniz yapın. Örneğin, önceki örnekteki banyonun patlayan ampulünü siz değiştirin, ve önem verdiğiniz görevleri kendiniz üstlenin.

Bazı evliliklerde, başlangıçta ev işleriyle ilgili hiçbir sorun yaşanmazken, sonradan bu konuda anlaşmazlıklar görülebilmektedir. Bu durumda da her zamanki gibi oturulup konuşulmalı, eğerki eş “Ben 8 yıl önce ev işlerinde üzerime düşeni yapabiliyordum ama şimdi hiçbir şey yapmak istemiyorum” derse, yine de uzlaşma sağlanabilmeli, yeni çözüm yolları aranmaya devam edilmelidir. Çözüm bulmak için gayret edilmelidir çünkü çözüm bulunamadığında gidilecek yolda tartışma, eleştirme, dert yanma ve yakınmalar çok yaygın olarak yaşanacaktır. Eş ev işlerine katılmayı reddettiğinde tartışma, eleştirme, dert yanma ve yakınma hiç etkili olmayan yöntemlerdir ve bunların yerine, durumun ne olduğunu anlamaya yönelik olan, kabul prensibine dayanan yaklaşımlar daha etkili olmaktadır.

Klinik Psikolog Serhat DAMAR

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*