Evlilik Öncesi Danışmanlık Nedir?

Evlilik öncesi danışmanlık içeriğinde önemli bazı amaçlara sahiptir. Başlangıçtan itibaren (tanışma aşamasından itibaren)  danışman ve çift arasında karşılıklı olarak dengeli ve güvene dayalı bir ilişkinin kurulması önemli bir amaçtır.

Sürecin ikinci aşamasında sağlıklı çift ilişkisinin temel özelliklerinin öne çıkarıldığı ilişki eğitimi yer alır.

Bu eğitimde partnerler kendileriyle ilgili, aralarında kurdukları ilişkileriyle ilgili ve temel çift ilişkisinin bir üst aşaması olan evlilik ilişkisi hakkında düşüncelerini ve fikirlerini daha evrensel ve gerçekçi fikirlerle karşılaştırma olanağı bulurlar. Örneğin, “Erkek eşine karşı mesafeli ve uzak durmalı” düşüncesine sahip bir erkek partner bu düşüncesini, daha gerçekçi olan ve çift ilişkisinin doğasına daha uygun olan “Erkek eşine karşı samimi ve yakın olmalı” düşüncesiyle karşılaştırır. Önyargılar nedeniyle ve gerçekdışı varsayımlar sebebiyle çift ilişkisinde ortaya çıkan sorunlarda bu önyargıların ve gerçekdışı varsayımların rolü netleştirilir.

Evlilik öncesi danışmanlıkta önyargılar ve gerçek  dışı varsayımlar beraber gözden geçirilir, yargılama, ayıplama ve yadırgama olmadan değerlendirilir. Eğer bu aşama gerçekleştirilebilirse, önyargı ve gerçek dışı varsayımların “mutlak doğru” olmadıkları ve sorgulanabilir fikirler oldukları fark edilir.

Çoğu insan, kadına ya da erkeğe dair önyargıları nedeniyle çift ve evlilik ilişkisinde uzak ve mesafeli bir konumda olmayı tercih eder. Bu tercihin kişiye özel ve kendi içinde mantıklı bir açıklaması bulunsa da, aslında bu tür bir konum çift ilişkisine zarar verir ve çifti oluşturan partnerlerin önemli ihtiyaçlarının giderilmesini engeller. Bu engelin kaldırılması da, daha önce ifade ettiğimiz gibi, bu önyargıların gözden geçirilmesi ve bir nevi güncellenmesi, bazı durumlarda ise daha gerçekçi beklentilerle değiştirilmesiyle mümkün olmaktadır.

Evlilik öncesi danışmanlık çalışmalarının amaçlarından bir diğeri de, ilişkisel beklentilerin gözden geçirilmesidir. Beklentiler bazı durumlarda aşırı olumsuz, bazı durumlarda ise aşırı olumlu olabilmektedir. Örneğin, bir çift yeni evlenmeyi düşünürken kadın “Evleniyoruz ama eşim bana aşık değil. Bana aşık olmadığı için beni aldatma ihtimali yüksektir” düşüncesiyle, sık sık aldatılma senaryosu üzerine endişelenebilir. Bu tür durumların ortaya çıkma ihtimali yaratan koşulların ne olduğu, beklentinin ortaya çıkmasında nelerin belirleyici olduğu üzerine çiftle çalışılır. Aldatılma düşüncesini ve bu düşüncenin yarattığı endişe ve kaygıları nelerin tetiklediği üzerinde durularak daha gerçekçi bir beklentiye sahip olunması için yardımcı olunur.

Bazı durumlarda ise aşırı olumlu beklentilerle hareket edildiği görülür. Aslında karşılaşılabilecek olan durumlar, gerçekte çiftin beklentisinden çok daha olumsuz olabilecekken, çiftin ya da partnerlerden birinin beklentisi son derece olumlu ve iyimserdir. Örneğin, nişanlılık döneminde ortaya çıkmış olan bir alkol bağımlığı ya da aldatma durumu üzerine “evlendiğimizde bu sorun kendiliğinden çözülür” şeklinde düşünmek aşırı olumlu bir beklentidir. Bazı sorunlar kendiliğinden düzelebilme özelliğine sahip olsa da, alkolizm tıbbi tedavi dışında tedavinin mümkün olmadığı bir durumdur.

Madde bağımlılıklarının önemli bir kısmında yatarak ve psikiyatri uzmanları tarafından verilen ilaç tedavileri etkili olmaktadır. Alkol bağımlılığının evlenme sonrası kendiliğinden geçmesi aşırı iyimser ve gerçekdışı bir beklentidir. Aynı şekilde, aldatma / sadakatsizlik de, bunu yapan kişide ciddi bir bağlanma sorunu bulunduğunun önemli bir kanıtıdır. Bağlanma sorunu olan bir partner evlendiğinde bu durum kendiliğinden düzelmez. Bu nedenle, “Nişanlıyken ya da sevgiliyken beni aldattı ama evlenince kesinlikle aldatmaz” beklentisi aşırı olumlu bir beklenti olup, gerçekdışıdır ve ele alınması gereken bir düşünme biçimidir.

Evlilik öncesi danışmanlık çalışmalarında yer alan amaçlardan en sonuncusu, ele aldığımız diğer amaçlarla birlikte ilişkinin “mutlu çift ilişkisi” haline dönüşmesini sağlamaktır. İnsan yaşamında ve gelişiminde her zaman kolaydan zora doğru giden bir süreç görürüz. Yeni doğan bir insan önce hareketsizdir. Ardından emeklemeye başlar, daha sonra ayakta durmayı öğrenir. Bir süre sonra yürür ve ardından da koşmaya ve gitmek istediği yöne doğru hareket etmeye başlar.

Aynı bir insanın gelişiminin doğumdan başlayan gelişim süreci gibi, ilişkiler de benzer bir gelişim sürecine sahiptir. Önce iki insan birbirini tanır, zamanla birbirinin olumlu ve olumsuz yanlarını keşfetmeye başlar, bunlara tepki verir, birbirleriyle iletişim kurar, ve birbirini sever. Çift ilişkisi gelişimini duygular olmadan sürdüremez. Duygular önemlidir çünkü bir çiftin arasındaki bağı o duygular oluşturur. İnsanları bir arada tutan şey sevgi ya da aşk değil, aralarındaki duygusal bağdır. Evlilik öncesi danışmanlık, bu duygu bağlarının oluşması ve güçlenmesi amacıyla hareket eder. Çift arasında oluşan duygusal bağ önemlidir çünkü “mutlu çift ilişkisi” ve “mutlu evlilik” bu bağın gücüne ve derinliğine bağlı olarak ortaya çıkar. Duygusal bağ güçsüz ve zayıfsa, aradaki ilişki yüzeysel ve kopuk bir çift ve evlilik ilişkisi şeklinde oluşur.

Evlilik öncesi danışmanlık, tanışmayla başlar. Tanışma aşamasında, güvene ve samimiyete dayanan bir ilişkiyi evlilik danışmanı çiftle kurar. Çalışmanın temelinde çok önemli bir role sahip olan bu ilişkiye zarar veren ayıplama, suçlama, yargılama gibi davranışlardan uzak durulması önemlidir. Evlilik danışmanı da bu konuda çifte model olur.

Tanışma aşamasında samimiyete ve güvene dayalı sağlıklı bir ilişki kurulduktan sonra, çiftin ilişkisinde ortaya çıkan ya da ortaya çıkma ihtimali olduğu bildirilen durumlar, fikir ve beklentiler belirginleştirilir. Bunlar arasında önemli olanlar öne çıkarılır ve bunlar üzerinde çalışmalar yapılır.

Çift ilişkisinde ortaya çıkan ya da ortaya çıkma ihtimali bulunan sorunlar, partnerlerden birinde rahatsızlık yaratan tutum, davranış ve beklentiler, gerçekdışı fikirler üzerinde çalışılır. Her iki partnerin de üzerinde uzlaştığı, çift ilişkisinin mutlu çift ilişkisi yolunda ilerlemesi için önemli hedefler belirlenir ve bunlara ulaşmak için gerekli çalışmalar yapılır.

“Nişanlıma ya da sevgilime bir düşüncemi söylediğimde onun beni anladığını ve düşüncelerimi önemsediğini hissetmek istiyorum” şeklinde ifade edilen bir hedef önemlidir ve bu hedefe evlenmeyi düşünen çok sayıda çiftin ulaşmayı istediğini biliyoruz. Bu hedefe ulaşmak için buradaki nişanlının ulaşılabilir, kendisine söylenen düşüncenin ne olduğunu anlayan ve içeriği ne olursa olsun önemseyen bir nişanlı olması için çiftin gitmesi gereken yol gösterilir. Bu yol gösterme, çift ilişkisinin temel iletişim biçimlerinin ele alınması ve daha fazla hisseden, daha dikkatli dinleyen ve bunları dinleyip anladığını daha aktif ifade eden bir iletişim modeliyle sağlandığı gerçeğinden hareketle çifte yardımcı olunur.

Evlilik öncesi danışmanlıkta özellikle daha iyi bir dinleyici olmak, sözleri sadece duymak ve duyduğumuz sözlere uygun cevaplar üretmek yerine “anlamak”, “hissetmek” ve “hissettiğimizi eşimize yansıtmak”, yani empati yer alır. Empati, yapamayan bir insan için zordur. Empati, çiftlerin birbirlerine bağlanması için gereklidir ve “hadi empati yap” dendiğinde yapılabilen bir şey de değildir. Empati yapmak, öncesinde atılması gereken adımlar atılarak temel beceriler geliştirilip model olunması yoluyla belli ölçü ve sınırlar dahilinde geliştirilebilir.

Evlilik Öncesi Danışmanlık Konuları

Evlilik öncesi danışmanlıkta aşağıda belirttiğimiz konularla birlikte, çift tarafından bildirilen konular, ya da partnerler açısından sorun yaratma potansiyeli bulunan durumlar çalışılır:

Çift ilişkisinde eşten ve evlilikten beklentiler,

Aile ve akrabalarla ilişkiler,

İş yaşamı ve ekonomik geçim konuları,

Ortaya çıkabilecek problemlerin karşılıklı olarak ele alınarak çift tarafından çözümler üretilmesi,

Cinsellik,

Birlikte geçirilecek zamanın planlanması,

Ev ortamında görev ve sorumlulukların paylaşımı.

Evlilikte güç savaşı

1 Comment

  1. Evlilik öncesinde eşiniz olacak kişiyi çok iyi tanımaya çalışın. Ben eşimle internetten tanışıp hızlıca evlendim. Eşimi tanımak için fazla bir zamanım olmadı. Keşke tanımış olsam onunla asla evlenmezdim çünkü beni defalarca aldattığını biliyorum, elimde kanıtlarım var. Yine de inkar ediyor, yine de kabul etmiyor ve özür de dilemiyor, suçluluk duymuyor. Sanki ben hata etmişim gibi, benden özür bekliyor.

Yorumlar kapatıldı.