Boşanma Psikolojisi

Boşanma psikolojisi erkek açısından da, kadın açısından da olumsuz duyguların yoğun olduğu bir ruh halidir. Evlilik ne kadar problemlerle örülü de olsa, en mutsuz evliliklerin sonlandırıldığı boşanmalar dahi üzüntü ve gözyaşlarıyla gerçekleşmektedir.

Eşlerden Biri Boşanmak İstemediğinde Boşanma Psikolojisi

Eşlerden biri boşanmak istemezse, bu durumda boşanma süreci çatışmalı başlayacaktır. Boşanmak istemeyen eş genellikle çocukların durumunu düşünerek “Çocuklarım anne babasının ayrı olduğunu görmesin” ya da “Anne babalarıyla büyüsünler” düşüncesi ile boşanmaya karşı çıkarlar. Bazen de “Evlilik bir kere olur, ömür boyu sürer. O yüzden boşanmıyorum” derler. Aslında boşanma kararı alan diğer eş, evlilik ilişkisinin mevcut durumundan memnun olmayıp boşanma davasını açarak kendisi için anlamlı bir adım atmıştır. Diğer eş içinse bu adım son derece sıkıntı veren, acı veren bir girişimdir ki başarısızlığa uğraması için çaba verilir.

Boşanma her ne kadar en son tercih edilmesi gerektiğini düşündüğümüz bir yol olsa da, bazı çiftler için boşanma kaçınılmazdır. Düşünün ki, tartışma ve kavgasız bir an bile geçiremeyen evli çiftler birbirlerine zarar verirler ve bu zarar bazen en kötü şekillerde görülebilir. Eşler birbirlerini duygusal ya da fiziksel olarak yaralarlar ve bunu yapmadan duramazlar. Bu gibi durumlarda verilen boşanma kararı doğru bir karar olabilir. Kararı biz psikologlar da, çiftlerin başvurdukları hukukçular da düşünür, değerlendirir ancak kararı verme hakkı sadece ve sadece çiftin kendisindedir.

Çok mutsuz bir evlilik sürdürürken ve eşler birbirlerine sık sık zarar verirken boşanmaya direnmek elbette sağlıksız bir karardır. “Yuvamı dağıtmıyorum, evliliğimi bitirmiyorum” diyen eş bazen erkek, bazen de kadındır. Bazen bahsettiğimiz gibi, evliliğin sonsuza dek sürdürülmesi düşüncesi ile, bazense boşanma davası açan eşin ayrılarak yeni bir evlilik ve yeni bir yuva kurmasının engellenmesi düşüncesiyle eşlerden biri boşanmama konusunda kararlıdır.

Bu durumda boşanma psikolojisi son derece olumsuz olmaktadır. Eşler birbirine hakaret etmekte, meydan okumakta, bazen birbirlerine fiziksel zarar verme girişimlerinde bulunmaktadırlar ki, boşanma psikolojisinin en olumsuz olduğu durum da budur.

Bu olumsuz psikoloji içinde, boşanmayı reddeden eş bazen “Boşanmak iyi bir fikir olabilir” dese de, bir süre sonra tekrar aynı düşünceye, yani “Asla boşanmam” düşüncesine geri dönüş yapılır. Bu da, hem kişinin kendisini duygusal anlamda yorup yıpratırken, diğer yandan da boşanma sürecini yaralayıcı ve travmatik bir yaşantıya dönüştürür.

Beylikdüzü psikolog

Eşlerin Her İkisi de Boşanmak İstediğinde Boşanma Psikolojisi

Boşanma psikolojisi her zaman olumsuzdur çünkü iki eşin birbirinden ayrılması, sonucu her iki eş için yararlı olacaksa dahi yoğun bir üzüntü hissettirir. Boşanma psikolojisinin en dengeli olduğu durum ise, eşlerin her ikisinin de boşanmayı istediği durumdur.

Eşlerin her biri beraber mutlu olamayacaklarını anladığında ve yeni bir hayat kurmaya ihtiyaç duyduklarında verilen boşanma kararı da daha mantıklı bir karardır, bu durumda boşanma süreci de dengeli bir biçimde tamamlanmaktadır.

Boşanma bir nevi yeniliktir, iki insanın yaşamında gerçekten ihtiyaç duyulduğunda yapılması gereken bir güncellemedir. Bu açıdan baktıklarında eşler “Bundan sonra mutlu olacağım bir yaşam istiyorum” derken aynı zamanda “Onun (eski eşin) da mutlu olacağı bir yaşamı olsun” deme olgunluğunu gösterebilirler.

Tüm bu özellikleri göz önünde bulundurulduğunda, her iki eşin de boşanmak istemesi durumunda boşanma psikolojisi daha dengeli ve diğer duruma göre daha olumlu olmaktadır.