Boşanma Kararı Almak İçin En Geçerli 6 Neden

Boşanma, evli çiftlerin çözülemeyen sorunlar karşısında almak zorunda kalabildikleri zor bir karardır. Boşanma, yaşadıkları kronikleşmiş, çözülemeyen sorunlar nedeniyle ilişkileri bozulan çiftlerin mahkemeye yapmış oldukları başvuru neticesinde, yasalar önünde eşlerini kendileriyle birleştiren hukuki bağların ortadan kaldırılmasıdır. Bu yazımızda, boşanma kararı almak için en geçerli nedenleri açıklayacağız.

Boşanma kısa ve basit bir kelime olsa da, boşanma kararı vermek, insanların zorlandığı ve eyleme geçme aşamasında duraksadığı bir durumdur. Çiftler sorunlarını çözme konusunda yetersiz kaldıklarında ya da bir tarafın istediği önemli bazı değişiklikler yerine getirilemediğinde son çözüm olarak boşanma düşünülmektedir. Peki boşanma kararı çabuk ve aceleyle verilebilir mi?

Boşanma kararı vermek önemli bir adımdır, bu nedenle de boşanma çabuk ve acele verilmemesi gereken bir karardır. Tam tersine sakin düşünülmeli ve hiç aceleye getirilmemelidir. Evlilikte bir çiftin karşılaşabildiği çoğu sorun evliliğin gündelik sorunları iken, bu yazıda ele alacağımız 6 neden ya da durum, boşanma düşüncesinin mantıklı olduğu durumlardır.

boşanmaya karar vermek
Boşanma kararı almak için en geçerli nedenler

Toplumu oluşturan tüm insanların “Bunlar benim için boşanma nedenidir” diyebileceği kesin boşanma nedenleri olmasa da, 2002 yılından bugüne çiftlerle yaptığımız evlilik ve aile danışmanlığı çalışmalarından çıkarabileceğimiz ve çoğumuzun boşanma kararı almak için geçerli nedenler olarak kabul edebileceğimiz 6 neden var. Bu nedenleri hem listeleyelim, hem de kısaca açıklayalım:

1.Sadakatsizlik Alışkanlığı

Sadakatsizlik yani aldatmak, istenmeyen bir durumdur ve yaşandığında bir çiftin ilişkisine büyük zararlar verir. Bazı çiftler, aldatma/aldatılma durumunda bununla başaçıkmayı başararak, evliliklerini daha da güçlendirerek yollarına devam ederler. Aldatma/aldatılmanın yaşandığı bazı evlilik ilişkilerinde ise, bu davranış sürekli tekrarlanır. Sadakatsizliğin ne zaman başladığı belli olmadığı gibi, ne zaman biteceği de belirsizdir. Hatta bazen hiç bitmez. Bazıları sadakatsizliği bir alışkanlığa dönüştürmüşlerdir. Bundan vazgeçmiş gibi görünseler de aslında vazgeçmeyi hiç düşünmezler. Bazı insanlar aldatmayı aldatma olarak görmez, bir hak olarak görürler. Bunu kendi hakkı olarak görenler, sadakatsizlik yapmayı sürdürürler. Aldatma için her defasında başka nedenler ileri sürülebilir. Sadakatsizliğe uğrayan insanlar kendilerini sorgularlar, ilişkilerinde neyin yanlış gittiğini sorgularlar. Bazen mantıklı ve gerçekçi sonuçlara ulaşırlar ancak bunların hiçbiri,  sadakatsizliği alışkanlık edinmiş bir eşin bu davranışını değiştirmeye yetmez. Sadakatsizlik alışkanlığı olan bir eşten boşanmak mantıklı bir karardır.

Gerçekçi düşündüğümüzde şu sonuca ulaşırız: “Aldatmak yanlıştır ve aldatma için gösterilen nedenlerin hiçbiri aldatmayı meşrulaştırmaz”.

2.Eşler Arası Fiziksel Şiddet Alışkanlığı

Şiddet, eşlerin düzgün iletişim kuramadığı durumlarda ortaya çıkan ve ilişkiye zarar veren bir durumdur. Eşler arası şiddet, her iki eşin ve ilişkinin çok önemli bir sorunu olsa da, temelde şiddetin kaynağı olan eşin düzeltmesi gereken bir sorundur. Fiziksel şiddet uygulayan eş çoğunlukla erkek, nadiren de kadındır. Fiziksel şiddet en basit vurma eylemiyle başlar. Zarar vermeye, yaralamaya, daha sonraları sakat bırakmaya ve öldürmeye kadar gidebilen kötü bir yoldur. Bu kötü yola girilmemesi ve şiddet uygulayan eşin bundan pişmanlık duyması iyi bir şeydir. Davranışlarını değiştirmesi, öfke kontrolüyle ilgili profesyonel yardım alması gereklidir. Eşini şiddetle kontrol etmeye çalışmak yerine kendi kendini kontrol edebilmeyi öğrenmesi en sağlıklı yoldur.

Bizim önerimiz bunlar olmakla birlikte, bazen insanlar fiziksel ve sözel şiddeti haklı görebilmektedirler. Fiziksel şiddetin hiçbir haklı ve insani yanı yoktur. İnsan doğasına, insan haklarına ve insanlığın tüm değerlerine aykırıdır.

Eşlerin ya da eşlerden birinin sorunları çözmede kullanabildikleri tek yöntem şiddet olduğunda, hatta bu bir şiddet alışkanlığına dönüştüğünde, artık boşanma kararı mantıklı bir çözüm olarak düşünülmelidir.

3.Eşler Arası Sözlü Şiddet Alışkanlığı

Sözlü şiddette kişi eşine hakaret eder, küfreder, onu aşağılayan lakaplar takar. Bu tür sözlü şiddet davranışlarıyla kişi eşine son derece olumsuz duygular yaşatır. Hakaret edilen, küfredilen ve aşağılanan bir insan kendisini kötü hisseder, zamanla kendine güvenini kaybeder. Gördüğü sözel şiddet nedeniyle psikolojik olarak rahatsızlanabilir, çok ciddi ruhsal sorunlar yaşayabilir. Sözlü şiddete maruz kalan çocuklar da bundan zarar görür ve muhtemelen çocuklar da zaman zaman sözel şiddete maruz kalırlar. Bu nedenle, sözel şiddet bağımlısı bir eşten uzak olmak, onunla aynı evde oturmaktan çok daha sağlıklıdır. Sözlü şiddet uygulayan, hakaret eden, küfreden, aşağılayan ve bu davranışlarının yanlış olduğunu anlamayan ve bu davranışlarını değiştirmeyen bir eşten boşanmak mantıklı bir karar olacaktır.

4.Para Kaybetme Alışkanlığı

Kadınlar alışverişi severler ancak büyük çoğunluğu hesap yaparak, ay sonunu düşünerek harcama yaparlar. Aile bütçesini ve ekonomisini sarsacak alışverişlerden kaçınırlar. Ailenin parasını dikkatli harcamaya özen gösterirler. Bazı kadınlar ise daha farklı davranırlar. Aile bütçesini ve ekonomisini umursamadan yüklü alışverişler yaparlar, ihtiyaç olmasa da satın alırlar. Evde bulunan bir eşyanın daha farklısını, daha yenisini alırlar ve bu alışverişin bir sonu yoktur. Alışverişin bir sonu olmadığı için aile bütçesi sarsılır, ödemeler yapılamaz, gereksiz şeylere para harcandığı için gerçekten ihtiyaç duyulan gerekli şeyler alınamaz.

Bazı ailelerde ise erkek kumar oynar. Kumarı gizli gizli oynar ve başlangıçta kimse onun kumar oynadığını anlamaz. Zamanla borç senetleri gelmeye başlar. Kredi kartı ekstreleri geldiğinde ya da gizlenen borçların ödenememesi nedeniyle mahkeme davaları görülmeye başlandığında durumun ne olduğu anlaşılır. Toplumumuzda bu şekilde çok sayıda kadın eşinin kumar alışkanlığını görmezden gelir. Aynı şekilde çok sayıda adam eşinin para harcama alışkanlığına göz yumar. Gerçek şu ki, kumar oynama ve alışveriş yapma davranışlarının ortak özelliği, ikisinin de “para kaybetme eğilimi” olmasıdır. Eş bu para kaybetme eğilimiyle aile bütçesini sarsar. Belli bir süre sonra aileyi borç batağına sürükleyip, ödenmesi imkansız hale gelmiş çok ağır yükler altına sokabilecektir. Burada ele aldığımız türden kronik ve tekrarlayıcı para kaybetme eğilimleri ya da alışkanlıkları, boşanma kararı almanın mantıklı olduğu durumlardır.

5.Alkolizm ve İçki Alışkanlığı

Alkolizm de aynen kumar ve alışveriş bağımlılığı gibidir. Kişi ciddi olarak değişmek isterse ve profesyonel yardım almayı kendisi isterse düzelme şansı vardır. Alkolik bir insan eşi tarafından zorla ya da kendi isteği ve rızası olmadan, gönülsüzce alkol bağımlılığı tedavisine alındığında bu tedavinin başarıya ulaşma şansı yüzde 0 (sıfır) civarındadır. Alkolizm, kumar ve alışveriş bağımlılığı gibi hastalıklar, hasta olan kişi hastalığını kabul edip bunu yenme kararlılığını somut davranışlarıyla çok net olarak ortaya koyduklarında iyileşebilir. Aksi halde, yani zorla veya aile üyelerinin veya akrabaların ısrarlarıyla ve gönülsüzce başvurulan profesyonel yardım ne kadar iyi olursa olsun, kişi bunların faydasını görmez ve kendisi için yapılan tüm çabalar boşa gider.

Gerçek Alkolikler İçinde Bulundukları Durumu ve Tedaviyi Kabul Etmezler

Alkolizmin aile yaşamına ve aile ilişkilerine verdiği zararları görmezden gelen bazı insanlar, alkolik olmadıklarını ve alkolün ailelerine hiçbir zararı olmadığını iddia ederler. Aslında alkolizm, ailede hem eşler arası uyumu bozmaktadır, hem de çocukların dengesini ve gelişimlerini bozmaktadır. Alkolik bir anne veya babanın tuhaf davranışları, anlamsız öfke patlamaları ve duygusal iniş çıkışlarına şahit olan çocuklar bu gördüklerinden ve yaşadıklarından zarar görmektedirler. Alkolik, eşinin ve çocuklarının çektiği sıkıntılara bakarak “Ben alkolü bırakıyorum” diyemez. Alkolü bırakmayı gerçekten istemesi için alkolün bir insanı tümden bitiren, tüketen etkisini yaşaması ve deyim yerindeyse “en dibe” vurması gerekir. En dibe vurmak da yetmez, alkolik eşini ve çocuklarını kaybetmekten de korkmalıdır ki “Ben alkolü bırakmak istiyorum” diyebilsin. Aksi taktirde alkolik, kendisiyle birlikte eşini ve çocuklarını da aşağı doğru, dibe doğru çekmeye devam edecektir.

6.Aile İçi İletişimsizlik Alışkanlığı

İletişimsizlik, bir insanın kendisini eşine anlatabilmesini ve onu anlayabilmesini engeller.
Evrensel olarak her evlilikte eşler birbirlerine sorunlarını, mutluluklarını, yaşamlarında olanları anlatırlar. Paylaşım, bir evliliğin olmazsa olmazlarından biridir ve aile içi iletişimsizlik, eşler arası paylaşımı engellemektedir.

Eşler arası iletişimsizlik, bazı çiftlerin yaşamlarında artık alışkanlık halini almıştır. Eşler birbirinin duygularını, düşüncelerini ve sorunlarını bilmezler ve öğrenmek için çaba da göstermezler. Duygular, düşünceler, önemli ihtiyaçlar, acılar, sevinçler ve bir çiftin paylaşması gereken şeylerin karşılıklı olarak aktarılmaması ve kilitli kalması, evlilik ilişkisinde bozulmalara neden olur. İletişimsizlik alışkanlığı normal bir durum olmayıp, çözümü için evlilik terapisti desteği alınması yararlı olmaktadır.

Klinik Psikolog Serhat DAMAR


Boşanma kararı almayı düşünüyor, bu konuda doğru adımlar atmak istiyorsanız bana Türkiye’nin tüm şehirlerinden ve yurtdışından online ulaşabilir, danışabilirsiniz. Bilgi için tıklayın : Online Psikolog

 

7 Comments

  1. İyi günler ben 8 yıllık evliyim 7 yaşında bır kızım var. eşim çok sinirli beni anlamıyor gece gezmeleri alkol siddet var aslında çok iyi bir insan onuda çok seviyorum suan ayrıyız boşanma kararı veremiyorum ne yapacağımı bilmiyorum lütfen yardım edin

  2. hocam 4 yıllık evliyim eşimden şiddet gördüm ağza alınmayacak küfürler bu hemen hemen 2 aya bir tekrarlanıyor ne yapacagımı bilmiyorum ama artık sonu da gelmiyor yaşananların ailesinin hiç umrunda değil bana yardımcı olur musunuz çok teşekkürler hocam

  3. 5 yıldır evliyim ve bir kızım var.eşim çocukken yaşadığı sorunlardan dolayı fevri bir yapıya sahip. evliliğimizde bundan başka bir sorun yok.küçük nedenlerle tartıştığımız konularda bir kaç kez koluma ve bacağına vurdu. kavga ederken de sinirlendiği zaman sözlü şiddette bulunuyor.sorun şu ki kendini haklı görüyor, “sen hak ettin”, “beni bu duruma sen sokuyorsun”, “beni sen delirtiyorsun” diyor. bu nedenle ayrılmayı istiyorum fakat sonradan pişman olmaktan korkuyorum.

    • Asya merhaba.
      5 yıldır bu evliliği sürdürmeni ne sağlıyor? “Ayrılmayı istiyorum fakat sonradan pişman olmaktan korkuyorum” demişsin. Evliliğin biterse sen sonradan ne için pişman olursun?

  4. Merhaba hocam ben 1 yıllık evliyim 2 sene nişanlılık süreci de geçirdik.Birbirimizi tanıdığımızı düşünüyordum bu zamanlara kadar 1 yıl içinde olumsuz çok fazla olay yaşadık 4 aylık hamileliğim sıkıntılar nedeniyle drlar tarafından sonlandırııldı daha sonra eşim sakalitlık geçirip 2 ay yatmak zorunda kaldı arabamız hasar görüp maddi açıdan sorun yarattı yanş kısacası çok yıprandık.eşimin öfke problemini tahmin ediodum daha öncesinden ama daha da arttı siniri oturmama kalkmama tlf konusmama karışıyo huzursuzluk çıkartıp bi huzur vermedin dio daha sonrada.Kavgalarda aşağılama ve küfüre maruz kalıyorum konusmaya iletişim kurmaya çalıştıkca kendinde hata olduğunu kabul etmiyor elim kolum bağlandı.aile terapistine gitmeyi teklif ettim yoksa boşanıcağımızı söyledim kabul etmedi napabilirim yardımcı olurmusunuz ?

  5. Merhaba
    10 senelik evliyim. Eşimle ilk zamanlardan beri anlaşamamazlık durumu var. Beni ve çevresindeki herkesi kendi kontrolü altına alma çabası var. Aşırı derece cimriliği var. Sürekli olarak bana ve aileme karşı sözlü şiddet uygulamakta hakaret etmekte aşağılamakta lakaplar takmakta. Birkaç kez dayanamayıp şiddet uyguladım ama anladım ki bu durumda ben kötü oluyorum onun yaptığı yanına kar kalıyor bir daha şiddet uygulamadım. Ama sürekli beni rencide edici sözel hakaretlere devam ediyor. Beş senedir ayrı yatıyoruz herhangi bir şekilde karı koca ilişkimiz mevcut değil olmasını da istemiyorum kendisine karşı tiksinti duyuyorum. Ama bir türlü boşanma kararını da alamıyorum bir korku kaplıyor bu kararı almaya çalışırken. Konuşmuyoruz vs evde ayrı odalarda oturuyoruz. Çocuk dışında hiçbir ortak noktamız yok. Boşanma kararını nasıl alabilirim bu cesareti nasıl elde edebilirim?

    • Mustafa merhaba.
      Eşinle ilişkileriniz çok uzak, evli çiftlerin sahip olması gerekenden farklı ve soğuk bir ilişki. Birbirinizi kabul etmek yardım almayı denediniz mi? Tarafsız bir uzman yardımı aldığınızda ilişkinin bu halde olmasını ikinizin de daha iyi anlaması kolaylaşır. Bu sayede, 10 senedir karşılıklı olarak yaptığınız ve evlilik ilişkisini böylesine soğuk ve uzak yapan, 5 senedir yataklarınızı ayırmanıza sebep olan davranışlarınızı daha iyi tanırsınız. Ben boşanma kararının çok iyi düşünülerek verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Aksi halde çiftler pişmanlık duyabiliyorlar. “Keşke şunu da deneseydik” diyebiliyorlar, ya da herhangi bir keşke olmasa da, tekrar geri dönmek isteyebiliyorlar. Uzman yardımı almanız ve onun önerilerini uygulamaya çalışıp, gösterdiği yoldan çift olarak gitmeyi denemeniz halinde, karar vermeniz daha kolay olur. Devam etme kararını da, bitirme kararını da daha kolay verebilirsiniz.

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*