Aldatan Eş Nasıl Affedilir? Eşiniz Affedilmeyi Hak Ediyor mu? Örnekler

Medya, ünlülerin yaşamlarından aldatılma ve aldatma durumlarına dair haberleri bizlere kesintisiz biçimde ulaştırıyor. Bazı ünlülerin bizler gibi, yani sıradan, halktan insanlar gibi davrandıklarını ve eşlerine sadık kaldıklarını gördüğümde seviniyorum. Bazılarının ise tabiri caizse “kopuk” davranışlar göstererek eşlerini aldatma haberlerini izliyorum ve bunları izlerken de üzülüyorum. Bu insanlarla herhangi bir yakınlığım olmasa da, yaşamda eşleriyle bir yuva kurmanın engin mutluluğunu hissetmek ve eşleriyle sağlam duygu bağları kurmak yerine başka insanlarla yakınlaşmayı tercih etmelerini mantıksız buluyorum. Düşünsenize, evli olduğu bir eşi ve çocukları olan koskoca insanlar sanki kimsesizmiş gibi soluğu başka insanların yanında alıyorlar.

aldatan eş nasıl affedilir
Aldatan Eş Nasıl Affedilir

Monogami İnsanın Doğasına Aykırı mı?

“Monogami aslında insanın doğasına aykırı” sözü, medyada tesadüfen karşılaştığım bir ünlüye ait. Kendisi bu sözü bazen söylemek istiyor ve söylüyor. Monogami yani tek eşlilik insanın doğasına neden aykırı olsun ki? Bizim bildiğimiz insan, eşiyle paylaştıkça gelişen bir varlıktır. Eşiyle paylaştıkça ve onunla bağ kurdukça gelişip güçlenir. Buradaki gelişip güçlenmek, duygusal, ruhsal ve manevi gelişim ve güçlenmedir. “Monogami aslında insanın doğasına aykırı” sözü bana, eşine sadık kalamayan kadın ve erkeğin ardına sığındığı bir basit bir düşünce gibi geliyor. Aynı sözü duyduğumda bazen gelişigüzel söylenmiş bir söz, bazense özensizce yapılmış ve insanı güldürmeyen bir espriye benzetiyorum bu sözü. Bu sözden hoşlanmıyorum.

aldatan eş nasıl affedilir
Aldatan Eş Nasıl Affedilir

Eşinizin Affedilmeyi Hak Ettiğine Nasıl Karar Verebilirsiniz

Çiftlerin bazıları bu travmayı atlatmayı başarır. Eğer her iki eş de ilişkinin bu travmayı atlatmaya değer olduğuna inanır, suçu işleyen taraf eşinin güvenini, sevgisini ve duygusal bağını tekrar kazanmak için her şeyi yapmaya hazırsa sadakatsizliğe bağlı travma atlatılabilir.

Eşinizin affedilmeyi hak edip etmediği konusunda karar vermek için bazı önemli noktalara bakmanızda yarar var.

Affedilmeyi Gerçekten Hak Ediyor mu

Kendinize sakin bir durumda şu soruları tek tek sormanızı öneririm:

Tekrar Denemeye Değer mi?

Bazı eşler tekrar denemeye değmeyecek bir ilişkide ısrar ederler. Defalarca, farklı kişilerle, farklı zamanlarda ve uzun süreli ilişkiler kurmuş olan bir eşin affedilmesi kısa süreli ve sadece bir gecelik ilişkiler kurmuş olan bir eşten daha zor affedilmektedir. Bazı erkekler ve bazı kadınlar, aldatmayı bizlerin anladığı gibi “aldatma” olarak görmezler. Zaten aldatma kelimesini kullanmazlar da. Aldatma kelimesinin yerine “Kaçamak yapmak” ya da “Çapkınlık” kelimelerini kullanırlar. Bu kadın ve erkeklerin bir bölümü buna “aşk” derler. Yapılan eylemin ve eşin dışındaki insanlarla kurulan ilişkilerin ne aşkla, ne kaçamakla ne de çapkınlıkla adlandırılabilmesi vicdanlı bir insan için mümkün değildir. Çok açık bir şekilde “aldatmak” diye adlandırılması gereken bir durumu bahsettiğimiz isimlerle adlandıran kişiler aldatma eylemlerini sürdürürler.

Suçluluk hissetmezler. Yaptıkları aldatma eylemi için herhangi bir suçluluk hissetmedikleri gibi, utanç da duymazlar. Bu kişilerin bir kısmı bunu bir “hak” olarak da görürler. “Bu benim hakkım değil mi?” diye sorarlar. Bu soruyu bana da sorarlar ve ben bu kişilere “Eşinin güvenini yıkan, ilişkinizi bitme noktasına getiren bir hakkın olamaz. Bak, senin “hakkım” dediğin şey onu mahfediyor. Hakkım dediğin ve yaptığın şey onu perişan ediyor. Böyle bir hakkın yok, onun güvenini yıkmaya ve ilişkinizi bozmaya da hakkın yok” derim.

Gerçekten de, sadakatsizlik eşi perişan eder ve bağları zayıflatır. Sadakatsizliğin eşinde yarattığı acıyı hissedip onunla empati yapamayan ve “Bu benim hakkımdır, istediğimi yaparım” diyen eşlerin affedilmemesi daha mantıklıdır. Hissetmeyen, eşinin acısına duyarsızlığı alışkanlığa dönüştürmüş olan erkekler ve kadınlar affedilmeyi hak etmezler. Bu kişilere ikinci bir şans tanımayan eşler, mantıklı bir karar vermiş olacaklardır diye düşünüyorum. İkinci bir şansı hak etmeyen eşleri aşağıda açıklayacağım.

aldatan eş nasıl affedilir
Aldatan Eş Nasıl Affedilir

Hangi Durumlarda Eşiniz İkinci Bir Şansı Hak Etmez

“Ben Buyum” diyenler

Bu insanlar, eşten başka kişilerle çok yakın ilişkiler kurmayı kendilerine ait bir özellik olarak görürler ve bu özelliğin değişmez olduğuna körü körüne inanırlar. Sadakat kavramını bilmedikleri gibi, sadakatin öneminin de farkında değildirler. Eşi sıcaklık, yakınlık ve duygusal bir bağ kurmak isterken bu bağın kurulmasını engelleyen aldatma eyleminin kendilerine ait bir özellik olduğuna ve bunun asla değişmeyeceğine inanırlar. Bu durumda şunu demek isterler: “Ben buyum ve asla değişmem. Eşim beni olduğum gibi kabul etsin”. Hatta evlilik ilişkisi hakkında konuda bir yerlerden okudukları, ancak aldatma konusu ile hiç ilgisi olmayan yazılara gönderme yapar ve “Evlilik eşi olduğu gibi kabul etmek değil midir?” sorusunu sorarlar.

Elbette kabul eşlerin birbirleriyle olan ilişkilerinde aynen sadakat gibi önemli bir kavramdır ancak “kabul” aldatma ile bir arada anılabilecek bir kavram değildir. Hiç kimse eşi tarafından aldatılmayı kabul etmek zorunda değildir. Çoğu insan da zaten aldatılmayı, kandırılmayı reddeder, şiddetli bir öfkeyle karşılık verir. “Ben buyum. Beni böyle kabul et” diyen bir eş affedilmeyi hak etmez.

“Benim özelime kimse karışamaz” diyenler

Başka insanlarla aşırı yakın ilişkiler kurmayı “aldatma” ve “sadakatsizlik” olarak görmeyen eşler, “Bu benim özelimdir, kimse karışamaz” diyerek dile getirdikleri tuhaf bir düşünceye inanırlar. Aldatma ve sadakatsizlik gizli kaldığında ve kimse tarafından bilinmese de suçtur, herkesin gözü önünde ve göstere göstere yapılsa da suçtur. Eşin dışında kişilerle çok yakın ilişkilerde bulunmak kişiye kendi özeliymiş gibi gelse de, evlilik ilişkisinde böyle bir özel yoktur. “Bu benim özelimdir, kimse karışamaz” iddiası boş ve temelsiz bir düşünce olup, evlilik ilişkisine zararlı davranışların kaynağını oluşturur. Aldatmayı kendi özeli olarak gören ve bunu yapmakta hiçbir engel tanımayan erkekler ve kadınlar, affedilmeyi hak etmezler.

“Bu benim hakkım” diyenler

Bazı erkekler ve kadınlar, eşleri dışındaki kimselerle çok yakın ilişkiler kurmayı kendilerine ait bir “hak” olarak görürler ve “Bu benim hakkımdır” derler. Toplum geneline bakıldığında evli çiftlerin neredeyse tümünde eşlerin birbirlerine bağlılığını ve sadakatini görürürüz. Mutlu çiftlerin mutluluklarının daim olmasına yardımcı olan değerlerden biri sadakattir. Sadakati “lüzumsuz” gören bir insan eşine sadık kalır mı? Aldatma suçunu işlemiş olan bir eş bunu kendisine ait bir “hak” olarak görüyorsa, özür dilemez ve yanlış yoldan gitmeyi sürdürecektir. Evli insanların eşini aldatma gibi bir hakları yoktur. Böyle bir hakkı olduğunu iddia eden insanlarla karşılaştığımda ben de bunu ifade ediyorum. Bu hakkın kendilerine ait olduğunu iddia eden insanların neden evlendiklerini merak ediyorum. Bir insana sadakat göstermemeyi kendilerine bir hak olarak gören kişiler evlilik ilişkisinin ruhuna aykırı davranırlar ve affedilmeyi hak etmezler.

“İlk görüşte aşık oluyorum” diyenler

Kendilerini “şıpsevdi” olarak tanımlayan bazı insanlar, “İlk görüşte aşk”a inanırlar. İşin ilginci, bu konudaki gerçekdışı düşünceleri çoğu insana tuhaf gelecekken, benle görüşmelerinde beni de ikna etmeye çalışırlar. “Hocam bende öyle bir gönül var ki, kapıdan içeri giren birinden bir an öyle bir elektrik alıyorum, sonra bir bakmışım sevgili olmuşuz” diyorlar. Evli bir insanın başka bir insandan hoşlanmasına bir itirazım yok, çünkü bunlar hislerimizdir. Bazen bunları hissedebiliriz.

Elektrik alma düşüncesinin ardından sevgili olma durumuna gelmekse kabul edilemez bir durum. “İlk görüşte aşık oluyorum” diyenler kendi davranışlarını ne olarak adlandırırlarsa adlandırsınlar, yaptıkları apaçık bir yanlıştır, evlilik ilişkisine ve sadakate aykırıdır. “Benim gönlüm çok geniş” türünden düşünceler de bu şekilde düşünen insanların iddiaları arasında. Sadakate aykırı olan, eşin duyduğunda öfkelenip uzaklaşmasına sebep olacak davranışlara son vermemekte ısrar eden “Şıpsevdi” ruhlu insanlar da affedilmeyi hak etmezler.

“Ben sadece çapkınlık yapıyorum” diyenler

Aldatmayı bir sadakatsizlik ve ihanet olarak değil de “çapkınlık” olarak gören kişiler, bunu sürdürmekte hiçbir sakınca görmezler. “Ben sadece çapkınlık yapıyorum” dediklerinde, yaptıkları şey sanki masum bir eylemmiş gibi gelir ve herhangi bir vicdani rahatsızlık duymazlar. Aldatmayı ve ihaneti “çapkınlık” olarak görmek, çiftin ilişkisinin düzelmesini zorlaştıran bir düşünme biçimidir. Aldatmanın çapkınlık olan bir tarafı olsa ve bu kişinin hoşuna gitse de, evli olduğu kişinin hiç hoşuna gitmez. “Eşim çapkınlık yapmış aferin” diyemez. İnsanların duyguları vardır ve eşi çapkınlık yapan bir insan “aldatıldığını” ve  “kandırıldığını” düşünür, güvensizlik hisseder.

Basit bir çapkınlık olarak görülmesi imkansız olan bir durum olan sadakatsizlik, ilişkilerin bitmesine neden olur, yuvalar bu yüzden dağılır. Ancak kendisinin sadece çapkınlık yaptığına ve masum olduğuna inanmış olan kişi bunların hiçbirinin farkında olmaz. Aldatmanın çapkınlık olmadığını, gayri meşru olduğunu ve suç olduğunu kabul etmeyen kadınlar ve erkekler değişmezler. Bu nedenle de affedilmeyi hak etmezler.

“Eşimle cinsel hayatım kötü olduğu için başkalarıyla yapmak zorundayım” diyenler

Aldatan erkeklerin ve kadınların bir bölümü eşiyle cinsel hayatındaki problemlerin sonucunda “aldatmak zorunda kaldıklarını” iddia ederler. Bu arada bu gruptaki insanlar da aldatmayı “aldatma” ya da “sadakatsizlik” olarak adlandırmazlar. Daha çok “Kız arkadaş buluyorum” ya da “Erkek arkadaş buluyorum” gibi daha basite indirgeyen yorumlar yaparlar. Sadakatsizliği sürdürme eğilimindedirler ve bundan vazgeçmeyi düşünmezler. Böyle devam etsin isterler. Aldatmanın ve sadakatsizliğin yer aldığı bir hayat eş için sahte ve yalan bir hayattan ibarettir.

Hiç kimse eşinin başkalarına giderek onlarla yakınlaşmasını istemez. “Eşimle cinsel hayatım kötü olduğu için başkalarıyla yapmak zorundayım” diyen kadınlar ve erkekler, yaşadıkları sahte ve sığ hayattan rahatsızlık duymazlar. Başka insanları hayal eder, başka insanların yanında olmanın hayallerini kurarlar. Bunu değiştirmek de istemezler. Bu durumun değişmesi eş tarafından talep edildiğinde ve “Aldatmayı artık bırak, benim için sadakat çok önemli” dendiğinde de buna itiraz ederler. Suçluluk hissetmezler. Kendi istedikleri hayat sürsün ve tam da istedikleri gibi devam etsin diye eşlerini deva etmeye zorlarlar. Suçluluk duymadıkları, yaptıklarından hiçbir pişmanlık duymadıkları ve hallerinden son derece memnun oldukları için, bu düşüncedeki eşler affedilmeyi hak etmezler.

aldatan eş nasıl affedilir
Aldatan Eş Nasıl Affedilir

Hangi Durumda Affedip Unutabilirsiniz

Aldatma ve sadakatsizlik kavramlarının ne anlama geldiğini anlayabiliyorsa,

Aldatma eyleminin yanlışlığını kabul edip anlayabiliyorsa,

Aldatmayı suç olarak görüyorsa,

Aldatmayı size yapılmış büyük bir haksızlık olarak görüyorsa,

Aldatmayı savunmuyorsa ve bir hak, çapkınlık, ilk görüşte aşk gibi adlandırmıyorsa,

“Bir daha asla yapmayacağım” diyebiliyorsa,

Yaptığı için özür diliyorsa,

Suçluluk hissediyorsa,

Utanç hissediyorsa,

Pişmanlık hissediyorsa,

Aldatmaya bağlı olarak çektiğiniz acıları anlıyor ve hissedebiliyorsa,

Kendisini sizin yerinize koyduğunda aynı acıyı içinde hissedebiliyorsa,

eşiniz affedilmeyi hak ediyor demektir ve ona ikinci bir şans tanımanız da mantıklıdır.

 Affedilmeyi Hak Eden Eş Nasıl Affedilir

Affedilmeyi hak eden eşinizi burada ele alacağım birkaç adımdan oluşan bir planı uygulayarak affedebilirsiniz.

2.İlişkisel Boşluk Yaratın : 

Gözünüz sürekli onun üzerinde olsun istersiniz, sürekli onun yanın olup ne yaptığından emin olmak istersiniz, iş yerine gidip onun ne yaptığını kontrol etmek istersiniz ancak bunları yapmayın. Bu tür davranışlar, onunla ilişkinizde gerçekleştireceğiniz olumlu değişimi ve yenilenmeyi sağlamanıza yardımcı olmaz. Onu denetim ve gözetim altına alma düşüncesi hakim olur ve bu düşünce size ve ilişkinize zarar verir. Buna izin vermeyin. Suçunu kabul ettiği, yaptığından suçluluk ve utanç duyduğu için affedilmeyi hak ettiğini düşünebilirsiniz ki bu mantıklı bir düşüncedir. İlişkisel boşlukta siz bir duygu ve düşünce günlüğü tutmaya başlayın. Hissettiğiniz duyguları, düşünceleri not edin. Bunlarla birlikte eşinize sormak istediğiniz tüm sorularınızı da kaydedin.

2. Bir Araya Gelin :

Kaydettiğiniz tüm soruları tek tek eşinize sorun. Onu suçlamadan, hakaret etmeden soru sormayı sürdürün ve ondan gelecek cevaplara odaklanın. Evliliği sürdürmeniz sizce uygun mudur, bunun kararını vermek için eşinizden gelen cevapları kullanın. Bu cevaplar, sizin devam etme ya da bitirme kararı almanızda size yardımcı olacaktır. Bu aşama, çoğu çiftte acılı bir biçimde geçer çünkü sizin sorularınızın dürüstçe cevaplanması ve sadece doğruların, sadece gerçeklerin ifade edilmesi olumsuz duygularınızı şiddetlendirebilir. Bu durum normaldir ve sizin sakinliğinizle atlatılabilir. Tüm sorularınıza yanıt aldıktan sonra kendi kararınızı verin. Bitiremeye de devam etmeye de karar verebilirsiniz ve eşiniz bu kararınıza saygı duymalıdır.

3. Yepyeni Bir İlişki Yaratın

Eşinizle yaptığınız diyalog sonrasında yepyeni bir ilişki yaratmak için harekete geçin. Eski ilişkinizi çöpe atın ve yeni ilişkinizin yepyeni kuralları olsun. Bu kuralları özellikle siz belirleyin ve eşiniz de bu kurallar belirlenirken kendi düşüncelerini ifade etsin. Aldatma ağır bir kavramdır ve çiftlere önerim bunun kadar ağırlığı olmayan bir isim koymalarıdır. “Serserilik” bunlardan biridir. Siz de, eğer yapabilirseniz, sizi ve eşinizi rahatsız eden bu ağır kavrama başla bir isim koyun. İkinizin ve evliliğinizin güvenliğini tehlikeye atan tehditten kurtulmuş nedeniyle kendinizle yaptığınız diyaloglarda “Bunu atlattık” deyin.

Öfkeniz ve güvensizliğiniz bazen çok şiddetlenecek. Bu durumu yaşamanız son derece normaldir ve ani öfke ve güvensizlik hisleriyle mücadeleyi sürdürün. Bir süre bu olumsuz duygularla ve olumsuz hislerle mücadele etmeniz gerekiyor.

Yeni ilişkinizin yeni kuralları olsun. Bu kurallar, eşinizin sizin güveninizi tekrar kazanmasına yardımcı olurken, diğer yandan da sizin öfke ve güvensizlik gibi olumsuz duygularla başetmenizi kolaylaştırır. Birbirinizden uzun süre ayrı kaldığınızda periyodik olarak birbirinize bilgi vermeniz, ortam değiştirdiğinizde haber vermeniz, karşılıklı olarak mesajlarla birbirinizi bilgilendirmeniz gibi önemli kurallar koyun.

Kurallarınızı bu şekilde uygulamayı sürdürün ve bir yandan da eşinizle aranızda öncekinden daha fazla hisseden, daha fazla duygusal derinliğe sahip bir ilişkiyi inşa edin. Sadece kurallar değişmesin, siz de değişin. Kendinizi sadece geçmişte olmuş olan “Serserilik” konusuna odaklamayın. İşinize, sevdiğiniz aktivitelere, hobinize, çocuklarınıza odaklanarak bu dönemi atlatma konusunda kendinize yardımcı olun.

Burada ele almış olduğum yoldan gittiğinizde, eşinizin yardımıyla birkaç aylık bir süreçte hissettiğiniz öfke ve güvensizlik duyguları ve olumsuz hisler belirgin bir biçimde azalacak.

Eşinizle kurduğunuz yeni ilişkinizde mutluluklar diliyorum. Mutluluğunuz daim olsun.

Klinik Psikolog Serhat Damar

Beylikdüzü Evlilik Terapisti

İlk yorum yazan siz olun

Cevap Yazın

Eposta adresiniz görünmeyecektir


*